14 yıldır üst üste kâr eden sigorta şirketi

Sompo Japan Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş, 30 sigorta şirketinin üçte birinin anlamlı miktarda trafik poliçesi sattığını söylüyor

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 06.01.2016 - 12:38
    Son Güncelleme: 13.12.2017 - 00:19
Recai Dalaş’ın, Hüsnü Özyeğin’in sahibi olduğu Finans Sigorta’yı kurmak için AXA’dan ayrılışının üzerinden tam 14 yıl geçti. 14 yıldır Recai Dalaş tarafından yönetilen Sompo Japan Sigorta (Finans Sigorta), her faaliyet dönemini kârla kapatan belki de tek şirket olma özelliğini koruyor.
 
Bu özelliğiyle sektördeki hemen herkesin yakından takip ettiği Sompo Japan Sigorta, küçük ama kârlı, butik ama geniş ürün yelpazesine sahip bir şirket olarak bilindi. Akıllı Yaşam olarak 14 yıldır aynı koltukta oturan Recai Dalaş’a bu işin sırrını sorduk. Kârlılığı korumadan sürdürülebilir bir büyüme performansı sağlamanın mümkün olmadığını düşünen Dalaş, 14 yıllık bu süreci Akıllı Yaşam okurları için değerlendirdi...
 
Şirketinizin 14 yılını kısaca değerlendirebilir misiniz? Beklenti ve hedeflerinizi gerçekleştirebildiniz mi?
 
Büyük çoğunluğunu gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. 14 yıldır görevimin başında olduğuma göre, sanırım sermayedarlarımız da bu düşünceme katılıyor. Rakiplerimizin çoğuyla karşılaştırıldığında şirketimiz hâlâ çok genç. Bulunduğumuz yere elbette kolay gelmedik. Şirketimiz 5 milyon lira gibi son derece mütevazı bir sermayeyle 2001 ekonomik krizinin içinde kuruldu. Kuruluşumuzdan itibaren şartlar gereği üç kez isim değiştirdik. Bu marka bilinirliğini de olumsuz etkiledi. Bunlar ve yeni bir şirket olmanın getirdiği diğer tüm zorluklara rağmen ilk tam faaliyet yılımız olan 2004’ü izleyen 2005’te kâr ettik ve bu özelliği 2015 de dahil koruduk. Sektörde her dağıtım kanalında ağırlıklı çalışarak bu başarıyı elde eden başka bir şirket yok.
 
Bu başarıda hangi özellik ve yaklaşımlarınız size yardımcı oldu?
 
Bunlardan en önemlileri, yönetim ekibinin iyi bir takım olması ve şirketin rakiplerinden farklı bir kültürü benimsemesi. Bu, sigortacılık dışında işletmecilik kültürünü de barındırıyor ve farklılaşma ihtiyacının sadece sözde değil özde de
 
benimsendiğini gösteriyor. Bu sayede, kuruluş döneminde bu durumdaki başka birçok şirketin düştüğü hataya düşmedik. Yani sektör liderleri de dahil hiçbir şirketi taklit ve takip etmeye yeltenmedik.
 
Bu tercihimizin en önemli nedeni, denenmiş ve iyi sonuç almadığı belli olanı izlemenin açık gereksizliği, daha da doğrusu yanlışlığıydı. Oto sigortaları ağırlıklı bir sektör olduğu dikkate alındığında, ayakta kalabilmek için bu alanda zarar etmeme zorunluluğu açıkça ortadaydı. Sektörün bu alandaki performansı ortada olduğuna göre kendi metodolojimizi geliştirmek zorundaydık ve yaptığımız da tam olarak bu oldu. Tarife, hasar yönetimi ve hemen her alanda kendi metodolojimizi geliştirdik.
 
Bu anlayışınız da kârlılığı beraberinde getirdi...
 

Elbette. 2005-2015 arasında toplamda en iyi kârlılık sonucunu elde eden sigorta şirketiyiz. Üstelik bunu bizden ciro olarak daha büyük şirketlerin ölçek avantajına rağmen elde ettik.
 
Kârlılığın yanı sıra sürdürülebilir büyüme sağlama konusunda kendinizi ne kadar başarılı görüyorsunuz?
 
Çok başarılı görüyorum. Kurulduğumuzdan bu yana başardığımız da tam olarak bu. Bu başarımız bundan sonra da aynı şekilde devam edecek. Ancak bunu bir kısa mesafe koşucusu değil maraton koşucusu temposunda başaracağız. Ne zaman gaza ne zaman frene basacağınızı bilmeniz gerek. Aksi takdirde kaza yaparsınız. Rekabetin zirve yaptığı ve dolayısıyla bize göre rasyonel büyüme şartlarının oluşmadığı 2007-2011 arası 4 yıl toplamında sektör yüzde 51 büyürken biz sadece yüzde 14 büyüdük. 2015 ile sona erecek 4 yıllık dönemde ise sektör yüzde 77 büyürken biz yüzde 200 büyümüş olacağız. Bu değişim bir stratejinin sonucu, yani tesadüf değil. Her alanda olduğu gibi burada da kendi yolumuzu çizdiğimiz kolaylıkla görülebilir.
 
Sürekli başarma arzusu, şirketinizdeki yönetici kadrosunu ve çalışanları zorlamıyor mu?
 
Hayır, hiç sanmıyorum. Biz başarı duygusunu ekip olarak paylaşıyoruz. Gelecekle ilgili vizyonu, kafasında fikri ve söyleyecek sözü olanlar için mükemmel bir şirket olduğumuzu düşünüyorum. Sompo Japan Sigorta, bir tek adam şirketi değildir. Strateji ve uygulamalar geniş bir yönetici grubuyla tartışıldıktan sonra paylaşılır ve sonra hayat bulur. Bireysel akıl toplamından daha büyük bir kolektif akıl yaratmak amacımız. Şirketimizin kültürü, iş modeli çalışanlarımızı; karşılığında onlar da şirketi yukarı taşır. Çalışanlar uygun platformlarda eleştiri yapmaya samimi olarak teşvik edilir. Bu kültür içinde özellikle yöneticiler şirket vizyon ve hedefleriyle uyumlu olmak üzere kendi
 
hedeflerini ve çalışma tempolarını belirleme konusunda özgürdür. Bu ortamda çalışmaya istekli ve yeterli yeteneğe sahip olanlar için Sompo Japan Sigorta eğlenceli bir şirkettir. Her çalışandan şirketin de desteğiyle kendini geliştirmesi beklenir. Bu anlayış ve yeteneğe sahip olmayanlar içinse zor bir şirket olduğumuzu söyleyebilirim.
 
Son yıllardaki yasal düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Son 10 yılda birçok düzenleme yapıldı. Bunların sonunda sektöre önemli ölçüde şeffaflık ve çekidüzen geldi. Bu yönüyle genel olarak çok olumlu buluyorum. Son olarak “rezerv yeterliliği” konusunda uygulama birliği sağlamaya dönük ve dolayısıyla performans karşılaştırmayı daha anlamlı kılacak bir düzenleme yapıldı. Bu düzenlemeyi fevkalade doğru buluyorum.
 
Zaman zaman aynı oranda doğru bulmadığım şeyler de oluyor elbette. Trafik sigortalarında ticari araç primlerine üst sınır getirilmesi gibi... Doğru ve yanlışlarıyla düzenlemeler her şirketi bağladığı sürece ben burada bir sorun görmem. Benim kamu otoritesinden tek beklentim, sermaye yeterliliği olmayan şirketlerin haksız rekabet yaratacak uygulamalarına izin verilmemesi.
 
Son zamanlarda bolca dile getirilen dijital sigortacılık konusundaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
 
Teknoloji yaşamın her alanını büyük bir hızla değiştirirken sigortacılığı etkilememesi düşünülemez. Sektörümüzde bireysel sigorta ürünlerinin ağırlığı giderek artıyor. Bunlar da internet üzerinden satışa uygun ürünler. Sonuçta çok uzak olmayan bir gelecekte bu alanda gelişmeler olması şaşırtıcı olmayacaktır. Bu durum, acentelerin çoğu için olduğu gibi, temel stratejisini acenteler üzerine kurgulamış olan Sompo Japan Sigorta ve aynı yolda yürüyen diğer şirketler için de ciddi risk içeren bir gelişme olacaktır. Sektör olarak acenteler kadar şirketler için de riski minimize eden adaletli ve verimlilik sağlamaya dönük projeler üretmemiz gerekecek.
 
Ancak bu noktada kısa vadeli değil uzun vadeli düşünme ihtiyacı içinde olduğumuzu vurgulamalıyım. Bireysel ürünlerde, özellikle trafik sigortalarında en önemli seçim kriterinin fiyat haline gelmesi ve acentelerin de müşteri kaybetmemek için desteklediği uygulamalar, bir anlamda dijital sigortacılığın acenteler tarafından sektöre getirilmesi anlamına geliyor. Hal böyle olunca, şirketlerin anlaşmalı olduğu acente sayısının bile önemi azaldı. Bu ortamda acentemizin olmadığı bir coğrafyada trafik branşında yüzde 20 pazar payı elde ettiğimizi görmek şaşırtıcı olmuyor. Bu acenteler olduğu kadar şirketler için de tehlikeli. Bu durumda elde edildiği düşünülen pazar payının da bir anlamı kalmıyor.
 
“Bu durum acenteler mi yoksa sigorta şirketleri için mi daha kötü olacak” tartışmasına gireceksek, bir noktaya dikkat çekmek bu sorunun cevabını verecektir. Bugün sektördeki 30 sigorta şirketinin sadece üçte biri anlamlı miktarda trafik poliçesi satıyor. Diğerleri pazar payını azaltmak, bazıları da hiç yazmamak adına elinden geleni yapıyor. Bu da hangi tarafın daha mutsuz olduğunu sanırım açıkça gösteriyor. Bunun Hazine tarafından dikkatle izlendiğinden emin olmakla birlikte, kamu otoritesinin sorunu çözmek için birtakım kısıtlar ve limitler getirmek yerine tam serbestiyi sağlamasının daha hızlı sonuç getireceğine inanıyorum.
 
Geleceğe dönük bir başka gerçekse mutlak gelirimizi korumak adına kârlılıktan fedakârlık etme mecburiyeti. Özetle fiyatla değil, pazarı büyüterek hacimden kazanmalıyız. Bizim Sompo Japan olarak yaptığımız da bu. Biz birkaç yıl önce yaptığımız kârı bugün de yapıyoruz ama aynı miktarda kârı iki kat prim yazarak elde edebiliyoruz. Bugün piyasamızda zorunlu olan trafik sigortasının komisyonu, zorunlu olmayan örneğin kasko sigortasından yüksek. Bunun sürmesi internet sigortacılığı yapmak üzere kapı ağzında bekleyen yeni yatırımcıların iştahını açıyor. Ortalıkta trafik sigortası yazan iki avuç şirket kalmışken komisyonların bir miktar düşmesi sistemin sürekliliği için zorunlu gibi görünüyor. Akılcı tedbirlerin alınmaması “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma” sonucunu doğurabilir.


Etiketler: Recai Dalaş, Sompo Japan
YORUMLAR (2)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • ceminay23 Ağustos 2016 14:55

    niye o kadar ediyor ki, 14 yıl çok değil mi?

  • Recai bey ulaşmak08 Şubat 2016 11:02

    merhaba Recai bey biz karaman ilinde hüseyin lider sigorta olarak sektörde hizmetvermekteyiz sizin acenteniz olmak istiyoruz yardımlarınızı rica ederim. Mustafa OĞUZ 0 533 522 55 71

14 yıldır üst üste kâr eden sigorta şirketi