Bakış açınız hayatınızı anlatıyor

Profesyonel Yaşam Koçu ve Enerji Şifa Teknikleri Uzmanı Tuba Küçükaksu bakış açısının hayatın kendisi olduğunu ifade ediyor.

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 15.08.2020 - 13:35
    Son Güncelleme: 15.08.2020 - 13:37

Gündelik hayatta pek çok kişi ve olayla karşılaşıyoruz. Hayatın getirdikleri her zaman istediğimiz ya da planladığımız gibi olmuyor. Bu gibi durumlarda başımıza gelenlere tepkimiz ya da yorumumuz farklı farklı oluyor. Bazen kendimizi iyi hissettiğimizde dramatik bir olaya neşeyle bakıp olumlu algılayabiliyoruz. Bazen de çok güzel bir gelişme yeterince mutluluk vermiyor. İşte tüm bu durumlar bizim kişisel bakış açımızdan kaynaklanıyor. Profesyonel Yaşam Koçu ve Enerji Şifa Teknikleri Uzmanı Tuba Küçükaksu bakış açısının hayatın kendisi olduğunu ifade ediyor. Kişisel deneyimlerle şekillenen ve yerleşik kalıplara dönüşen bakış açısının değiştirilebilir olduğunun altını çiziyor. Bakış açısının canlı bir durum olduğunu ifade eden Küçükaksu, perspektifinizi daha olumlu kılacak 5 yöntemle bakış açınızı nasıl şekillendireceğinizi anlatıyor:
Amerikalı filozof-yazar Wayne Dyer'ın anlattığı şu hikâyeye bir göz atalım. Yazarın Florida'da yaşadığı dönemdeki bir imza gününde karşılaştığı bir kadın, oraya henüz yeni taşındığını açıklar ve şunu sorar: "Burada yaşamak nasıl bir his?" Dyer: "Geldiğin yerde yaşamak nasıldı?" diye cevap verir. Kadın gülümseyerek geldiği yerdeki insanların sıcakkanlı, kibar ve yardımsever olduklarını, orada ait olduğunu hissettiği yakın bir arkadaş çevresi olduğunu anlatır. Dyer cevap verir: "Burada da hayat tam olarak böyle" Aynı gün daha sonra başka bir kadın da aynı soruyu sorar: "Florida'da yeniyim, burada hayat nasıl?" Dyer yine kendi sorusuyla karşılık verir: "Geldiğin yerde hayat nasıldı?" Kadın cevap verir: "Taşındık, çünkü geldiğimiz yer korkunçtu. İnsanlar kibirliydi, gruplara girip kaynaşmak zordu. Asla hoş karşılandığımı hissetmedim. Orada yaşamaktan gerçekten keyif almıyordum." Dyer'ın cevabı şu olur: "Hayat burada da tam olarak aynı"
Bu hikâyenin de gösterdiği üzere hepimiz karşılaştığımız olayları inanç filtrelerimizden geçiriyoruz; böylece tepki vermemiz kolaylaşıyor. Bir başka değişle gerçeklik sizin bakış açınızla şekilleniyor. Kullandığınız filtreler hayatı nasıl gördüğünüzü etkiliyor. Pozitif bir filtre seçmek fırsatlarla dolu bir hayat sürmek demektir. Negatif bir filtre ise sadece kısıtlı bir yaşam sunar.

Peki, perspektif i nasıl değiştirebilirsiniz?

1. Kör Noktalarınızı Fark Edin
Araştırmalara göre herkesin öğrenilmiş, taraflı düşüncelerinden gelen görsel ve bilişsel kör noktaları var. Bu kör noktalar yargılama gücünüzü baltalar ve size hizmet etmeyen davranış örüntülerine sizi hapseder. Bazen diğerleri bu noktaları sizden daha rahat görür. Başka zamanlarda içe dönüş ve meditasyon yoluyla kendi örüntülerinize, doğanızın sınırlandırıcı veya gizli yönlerine tanık olmanıza olanak sağlar. Bir kez bir kör noktayı tespit ettiniz mi bir daha görmemezlikten gelemezsiniz. Yeni olasılıklar gözünüzde belirmeye başlar.

2. İyimserlik Gerçekçi Olduğu Müddetçe Faydalıdır
Pozitif düşünce yanlış anlaşılmaya açık bir kavramdır. İnsanlar onu sıklıkla kör iyimserlik veya zorlama bir Polyannacılık gibi düşünür. Gerçekçi iyimserlik ise mevcut durum istediğinizden farklı olsa bile olayları doğru bir şekilde görüp geleceğin iyi olacağına derinden inanmaktır. İşin güzel yanı doğuştan kötümser olsanız dahi pratik yoluyla iyimserliğinizi güçlendirebilirsiniz. Kendinizi negatif bir iç konuşma yaparken yakaladığınızda sadece düşünce yönünüzü değiştirin. Konuşmayı pozitif kelime ve yargılarla yeniden yapın.

3. Perspektif Sadece Gözlem Değil Eylem İçin de Bir Araçtır
Perspektifinizin sizi nasıl harekete geçirip geçirmeyeceği sizin kontrolünüzdedir. İşe geç kalıyor olduğunuzu hayal edin. Araba sürerken üst üste kırmızı ışığa yakalanıyorsunuz. Bakış açınızı kontrolünüz dışında bir şey olarak düşünürseniz bu senaryoda giderek daha da stres seviyeniz artacaktır. Oysaki perspektifiniz bu durumla baş etmenize yardımcı olacak bir güce sahip. Trafik ışıklarını kontrol edemezsiniz, ama buna nasıl tepki vereceğinizi kontrol edebilirsiniz. Bu noktada düşüncelerinizi yeni bir çerçeveye oturtarak, dikkatlice yavaş nefes alıp vererek ya da seyahat rotanızı yeniden belirleyerek stresinizi kontrol altında tutabilirsiniz.

4. Nasıl Düşündüğünüz Önemlidir
Düşünürken nasıl birisiniz? Yargılamayan, şefkatli, meraklı yoksa sabırlı mı?
Bakış açısı edinmenin ilk adımı, düşüncelerinizin size yardımcı olup olmadığının ayırdına varmaktır. Yardımcı olmayan düşünceler katı, kaçıngan ve gerçekliğin sınırlarını zorlayan bir şekilde karşımıza çıkar. Olaylara siyah ve beyaz olarak bakma eğilimi taşır. Gerçekliğini inkâr etmek, başkalarını suçlamak, duyguları bastırmak ve kaçınmak şeklinde ortaya çıkar.
Yardımcı düşünceler çözümlerle, esneklikle, gerçekliğin kabulüyle ilişkilidir. Çözüm odaklı olma eğilimindedir. Sizi bilgi edinmeye iterken durumu kabullenmeyi, mizahı ve olayları pozitif bir çerçeveye oturtmayı içerir.

5. Bakış Açısı Üç Alana Ayrılır
Düşünceler, hisler ve eylemler.
Eylem, düşünce ve duygularınızın filtresinden geçtikten sonra bir uyarana verdiğimiz tepkidir. Dolayısıyla en çok kontrole sahip olduğunuz anlar eylemde bulunduğumuz anlardır. Gözlemlenebilir şeyler yapmak anlamına gelir. Eylemlerinizin baş sorumlusu bizleriz.
Öte yandan düşünceleriniz kontrolünüzün dışında gibi gelebilir. İçinizdeki eleştirmen neyi nasıl yaptığınıza dair sürekli yorumlar yapar ve her zaman da kibar değildir. Bu sesi azaltmak veya çocukluktan beri hayatınızın bir parçası haline gelen düşünce örüntülerinden zihninizi özgürleştirmek zorlu olabilir. Meditasyon yapmak bu konuda çok iyi bir yardımcıdır.
En az emrinizde hissedeceğiniz alan hislerinizdir. Psikolog Daniel Kahneman, kitabı ‘Düşünmek, Hızlı ve Yavaş’ta seçim ve muhakeme üzerine iki sistemli yaklaşımını açıklar. Birinci sistem hızlı sistemdir. Çoğunlukla istem dışı ve hızlıca çalışır. Bu sistemin seçimlerinizde ve yargılarınızda etkisi derindir. Siz düşünecek vakit bulamadan işinizi görür. İkinci sistem çaba gerektiren zihinsel faaliyet sistemidir. Düşüncelerinizi yavaşça işlemenizi gerektirir. İkinci sistem eylemin kendi ürünü olduğuna inanırken asıl kahraman birinci sistemdir.
Geçmiş eylemleriniz üzerine kafa yormak, inançlarınızı masaya yatırmaya zaman ayırmak veya meditasyon yapmak ve hayatınıza tanıklık etmek gibi yeteneklerinizi geliştirmenizde yardımcı olur.
Bakış açınızı değiştirmek pratik ve çaba gerektirir. Zamanla kendi perspektifinizin farkına varır ve başka birinin perspektifinden bakabilme yetisi kazanırsınız. Bu, kendinizden bir şey bulamadığınız farklı kişilerle bağ kurabilmenizi sağlar. Farklı açılardan bakabilme becerinizi kullanın. Bu aynı sağlıklı bir kas gibi çalıştıkça gelişir, buna şahit olun.



Etiketler: Enerji Şifa Teknikleri, Tuba Küçükaksu, Profesyonel Yaşam Koçu
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
Bakış açınız hayatınızı anlatıyor