Deprem sigortası oranı yeterli değil!

Deprem ders oldu sigorta bilinci arttı ancak sigortalanma oranı yeterli değil

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 16.08.2016 - 16:10
    Son Güncelleme: 19.01.2017 - 13:02

Topraklarının yüzde 96’sı deprem bölgesi içinde yer alan Türkiye için deprem en büyük doğal afet sıralamasında halen ilk sırada yer alıyor. 17. yılını dolduran 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin neden olduğu can ve mal kaybı, üretim ekonomisinde yarattığı milyarlarca dolarlık zarar, toplumun genelinde yarattığı trajik durumlar ile ülkemizde derin bir iz bıraktı.

Türkiye ekonomisine maliyeti 12 milyarla 17 milyar dolar arasında gerçekleşen depremin sonrasında, sigorta sektörünün ekonomiye yeniden kazandırdığı kaynak yani ödediği hasar tazminatı 632 milyon doları buldu.

Ülkemizde geçmiş dönemde yaşanan yıkıcı depremlerin 2050 yılına kadar tekrarlama riskini hesaplayan çalışmalara göre gerçekleşme olasılığı %50 olan 7.5 büyüklüğündeki bir depremin 40 milyar dolarlık zarara neden olacağı belirtiliyor.

Sigorta sektörünün yaklaşık 30 milyar dolarını karşılaması beklenen İstanbul merkezli olası depremde ortaya çıkacak maddi kaybın ise ortalama 90 ile 120 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor. Rakamların da gösterdiği sadece konutlar değil aynı zamanda iş yerleri, fabrikalar ve ülke ekonomisinin risk altında olduğu böylesi bir deprem gerçeğine karşı vatandaşların yaklaşımlarını ölçmeyi hedefleyen, 150 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın önde gelen sigorta şirketi Generali Sigorta tarafından gerçekleştirilen Deprem Araştırması ise dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.

Deprem Araştırmasına Göre Depreme Karşı Sigorta Yaptırma Bilinci Artıyor 1999 yılında gerçekleşen Marmara depreminde zarar gören Bolu Dağı Tüneli için yaptığı hasar ödemesi ile ödenen toplam tazminatın yaklaşık yüzde 24’ünü tek başına üstlenen Generali Sigorta tarafından yapılan Deprem Araştırması’na göre vatandaşların yüzde 85’i oturdukların evin depreme karşı dayanıklı olduğunu düşünüyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 75’inin olası bir deprem felaketine hazırlıklı olduklarını gösteren sonuçlara göre, tüketicilerin yüzde 90’a yakını deprem sigortasının zorunlu olduğunun bilincinde. Generali Deprem Araştırması’na göre tüketicilerin olası bir depreme karşı aldıkları önlemlerin başında yüzde 45 oranla Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak geliyor.

Bu sonucu yüzde 25 ile deprem çantası hazırlamak ve bina güçlendirme çalışması yaptırmak takip ediyor. Gerçekleşen afetlerde önemli rol oynayan kurumların da ölçüldüğü araştırmaya göre deprem anında ilk akla gelen kurum Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmada öne çıkan diğer iki kurum ise AKUT ve Kızılay. Deprem Yanı Başımızda, Poliçeler Yenilenmedikçe Risk Artıyor Önlenemez afetler sonrasında sigorta sektörünün desteği olmadan normal yaşama dönmenin imkansız olduğunun altını çizen Generali Sigorta Genel Müdürü Mine Ayhan “Hazırlıkları daha önce başlayan Zorunlu Deprem Sigortası, Marmara depremi sonrasında hızlıca uygulamaya koyuldu.

Bu uygulama Çin, İran, Meksika ve Arnavutluk gibi dünyanın birçok ülkesinde örnek gösterildi. Olumlu sonuçlar veren düzenleme neticesinde 1999 yılında deprem teminatı olan poliçe sayısı yaklaşık 656 bin iken bugün sadece zorunlu deprem sigortasında sigortalılık oranı yüzde 42 seviyelerinde. Yaptığımız Deprem Araştırması sonuçlarına göre tüketicilerin yüzde 90’a yakını deprem sigortasının zorunlu olduğunun bilincinde olmasına rağmen sigortalılık oranının düşük olması bu konu da daha çok çalışmamız gerektiğini gösteriyor. Sektör olarak en büyük amacımız toplam konut sayısının yaklaşık 18 milyon olduğu Türkiye’de sigortalılığı yüzde 100 seviyesine çıkartmak” dedi.

3 milyon 700 bin kişiyi barındıran binaların hasar göreceğinin altını çizen yapılan risk analizlerinde 1. derece deprem bölgesinde yer alan Avcılar ve Adalar gibi ilçelerin beklenen İstanbul depremine hazırlıksız olduğuna vurgu yapan Mine Ayhan, “İstatistikler 1999 depreminde en çok hasar alan ilçelerden biri olan Avcılar’daki 146 bin konuttan sadece 60 bin konutun deprem sigortasının olduğunu ve sigortalılık oranının yüzde 41 seviyesinde kaldığını gösteriyor. Bu oran İstanbul genelinde yüzde 52 civarında. Yine 1.derece deprem bölgesinde yer alan ve bazı araştırmalara göre büyük risk altında olan Adalar'da bulunan 20 bin civarındaki konutun sadece yüzde 33’ü sigortalı. Yani büyük risk altındaki Adalar ilçesinde her üç konuttan ikisi sigortasız” dedi.

Bu gerçeğe hazırlıklı olmak adına Generali Sigorta’nın sunduğu çözümlerin, yaşanması muhtemel kayıplara karşı en üst düzeyde koruma sağladığını dile getiren Ayhan, “Deprem farkındalığını artırmak ve bilgi vermek üzere hissettiğimiz sorumluluk duygusuyla sektörde ilk kez bizim tarafımızdan gerçekleştirilen Deprem uygulamasıyla www.generali.com.tr üzerinden anlık deprem bilgisini paylaşıyoruz. Vatandaşların Deprem sigortası ve Konut Sigortası ürünlerimize, tüm satış kanallarımızdan, her an ve her yerden ulaşmalarını sağlayarak birikimlerini hızlı ve kolay yolla korumanının önünü açıyoruz” şeklinde konuştu.



Etiketler: Dask, Generali Sigorta, sigorta, deprem
YORUMLAR (2)
Deprem sigortası oranı yeterli değil!