“Hasar oranları azaldı ama maliyetler arttı”

Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, salgın sürecinde sigorta sektörünün prim/hasar dengesi açısından görece olumlu bir dönem geçirdiğini belirtiyor.

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 04.01.2021 - 14:45
    Son Güncelleme: 30.03.2021 - 00:33

Ancak Gölpınar, hasar oranlarındaki azalmaya karşılık özellikle döviz kurlarındaki dalgalanma nedeniyle hasar maliyetlerinin yüzde 40 arttığına işaret ediyor...

 AKILLI YAŞAM DERGİSİ/ÖZEL HABER 

Son yıllarda sürekli olarak sektörün en hızlı büyüyen şirketleri listesine adını yazdıran Doğa Sigorta, salgın sürecinin başlangıcında Kovid-19’u teminat altına aldığını duyuran ilk şirketler arasında yer alarak sigortalılarının güvenini kazandı. Şirket, önümüzdeki dönemde de özellikle tamamlayıcı sağlık sigortası branşında büyümeyi planlıyor.

Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, sektör ve şirketi için 2020 yılını değerlendirirken 2021 beklenti ve hedeflerini açıkladı...

 

2020 yılı sigorta sektörü açısından nasıl geçti?

Sigortacılık, 2020 yılına ekonominin büyüme eğiliminin devam edeceği ve buna bağlı olarak sektörün de reel olarak büyümeyi sürdüreceği beklentisiyle girmişti. Kredi hacmindeki genişlemeye paralel olarak kasko, ferdi kaza ve hayat sigortalarının büyümesinin sektörün gelişmesine yardımcı olacağı düşünülüyordu. Mart ayından itibarense salgın tüm hesapları altüst etti.

Elbette salgın sadece yaşamımıza belli kısıtlamalar getirmedi, aynı zamanda iş hayatında da birçok değişikliğe sebep oldu. Turizm, eğlence, yeme içme gibi iş kollarında işler durma noktasına gelirken, nispeten daha şanslı sektörlerden olan sigortacılığa ise farklı yansımaları oldu.

Hem dünyada hem de ülkemizde salgın sürecinde evden çalışma modeli sıkça uygulandı. Bu doğrultuda şirketler bulundukları iş kollarına göre evden çalışmanın avantaj ve dezavantajlarını görme imkânı buldu. Bazı şirketler yüksek maliyetli ofisler yerine bir kısım personelinin evden çalışmasıyla maliyet avantajı yaratmayı tercih etmeye başladı. Biz de Doğa Sigorta olarak teknolojik altyapımızın gücü ve gelişmişliğinin avantajlarını kullandık.

Şirket olarak teknolojik değişimin öneminin farkındayız ve altyapımızı güçlendirme çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Yatırımlarımız da bu paralelde devam ediyor.

Sigorta sektörü için bir diğer önemli gelişme de Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun faaliyete geçmesi oldu. Bu kurum, sektördeki sıkıntıların, sorunların etkili ve verimli bir şekilde çözüme kavuşturulmasına katkı sağlayacaktır.

 

Sektör ne kadar büyüdü, büyüme daha çok hangi branşlarda oldu? Salgının etkileri nasıl hissedildi?

Türkiye Sigorta Birliği'nin (TSB) açıkladığı 2020 yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre sigorta sektörü, hayat dışı branşlarda 45.8 milyar TL prim üretimine ulaştı. Bu da geçen yılın aynı dönemindeki 39.1 milyar TL prim üretimine göre yüzde 17 büyümeye işaret ediyor.

Salgının ilk döneminde insanlar eve kapandığı için prim üretiminde önemli payı olan oto sigortalarında hasarlar azaldı ve bu 2020’nin ilk yarısında sektörün mali sonuçlarına olumlu yansıdı. Ancak ekonomik sıkıntılar sebebiyle maliyetlerin hızlıca tırmanışa geçtiği 2020’nin ikinci yarısında ilk yarıdaki olumlu yansımalar kalmadı ve bazı firmaların işlerinin durması veya işyerlerinin kapanması sebebiyle oto-dışı sigortaların penetrasyonu azaldı. 2019 yılındaki 19.9 milyar TL’lik brüt hasar tutarı, 2020’de salgın etkisiyle 18.5 milyar TL’ye geriledi. Bu ödemelerin 7.1 milyar TL’si trafik sigortaları, 4.2 milyar TL'si ise kasko sigortaları için yapıldı.

Türkiye genel görünümüne göre sigorta sektörü, prim ve ödenen hasar tutarlarına bakıldığında bir nebze daha iyi durumda. Ancak 2020'nin son döneminde döviz kurlarındaki dalgalanmaların da etkisiyle ortalama hasar maliyetleri 2019 yılına kıyasla yüzde 40 civarında artış gösterdi. Salgında hasar frekansı düştüğü için beklenen iskontolar; döviz kurlarının yanı sıra enflasyon artışı, araç fiyatlarının yeni vergilendirmeyle katlanması gibi koşulların hasar maliyet artışlarına etkisi dolasıyla gerçekleşemeyecek.

 

Geçen yıl kasko ve trafikten ziyade sağlık sigortaları konuşuldu. Sağlık branşında ne gibi gelişmeler oldu?

Doğa Sigorta olarak sağlık branşında Doğru Adım Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Seyahat Sağlık Sigortası ve yabancı uyruklulara özel Turuncu Sağlık Sigortası ürünlerimizle hizmet veriyoruz.

Salgının başlangıcında Kovid-19’u teminat altına aldığını duyuran ilk şirketler arasında yer alarak sigortalılarımızın güvenini kazandık, süreç boyunca da hastalanan sigortalılarımızın tedavi giderlerini karşıladık. Sektörümüz, teminat altında olmamasına rağmen salgın hastalık giderlerini teminat altına alarak iyi bir sınav verdi. Bu durumun sigortaya bakışı, sağlık sigortasının önemini ve sigortalı bilincini geliştirmesi bekleniyor. Şirketimiz özelinde de tamamlayıcı sağlık sigortasına talebin arttığını görüyoruz. Tamamlayıcı sağlık sigortası, sektörde olduğu gibi şirketimizde de gelişen ve büyüyen branşlardan biri. Bu alanda bireysel ve kurumsal müşterilerimize hizmet veriyoruz.

Ülkemizde sağlık sistemi çok gelişmiş durumda. Bunun gelecekte de sürdürülebilir olması için finansmanında sigorta şirketlerinin giderek artan oranda yer alması kaçınılmaz. Biz de önümüzdeki dönemde tamamlayıcı sağlık sigortasında büyümeyi hedefliyoruz.

 

Şirket olarak 2020 yılını nasıl geçirdiniz, yeni ürünler çıkardınız mı?

Salgının başlangıcında şirketlerde ve en önemli paydaşları olan acentelerde bir tereddüt olsa da ilerleyen günlerde müşterilerle iletişimde video-konferans, tele-konferans gibi seçenekler normal hayatın bir parçası haline geldi. Doğa Sigorta olarak her zaman olduğu gibi iş ortaklarımızla iletişimin önemini bilerek, acentelerimizle daha fazla irtibatta olmaya özen gösterdik ve bunun olumlu yansımalarını gördük.

Diğer yandan, en önemli kaynağımız olan personelimizin ve yakınlarının sağlığını ön planda tutarak evden çalışma modelini benimsedik. Salgının etkileri azaldıktan sonra da bir kısım personelimizin evden çalışma sistemine devam etmesine karar verdik.

Hız, çağımızın en önemli faktörü haline geldi. 2000’e yakın dağıtım kanalımızın olduğu bu süreçte doğru ve hızlı bir hizmet vermeyi amaçlayan aksiyon planımızı 2021 yılında da uygulamaya devam edeceğiz. En iyi yatırımın insana yapılan yatırım olduğu bilincinde olan şirketimiz, deneyimli ve çalışkan kadrosuyla kaliteli hizmet verme iddiasını sürdürecektir.

Doğa Sigorta olarak her zaman acentelerimizin yanında olduğumuzu salgın sürecinin başlangıcında hazırladığımız destek paketiyle gösterdik. En önemli iş ortaklarımız olan acentelerimizi 2020 yılında olduğu gibi 2021’de de destekleyecek, hem kazançlarını hem de nakit akışlarını artırarak yanlarında olduğumuzu göstereceğiz.

Öte yandan, salgın döneminde sınavdan başarıyla çıkan teknolojik altyapımızı daha da geliştirme yönünde aksiyonlar alıyoruz. İlave olarak yeni ürünlerimizle, mevcut ürünlerde yapılacak iyileştirmelerle sigortalılarımıza en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğiz.

 

Sizce salgın 2021 yılında sektörü nasıl etkileyecek, ne gibi yeni aksiyonlar almak gerekebilir?

Salgının etkileri maalesef hızını kaybetmeden sürüyor. Bu da tüm şirketlerin 2021 planlarını tekrar gözden geçirmesine sebep oldu. Aşı üretimi belli bir noktaya gelse de dağıtımı, depolanması ve uygulama sonrasında (ilk 6 ay ile 1 yıl sürecinde) ortaya çıkabilecek yan etkileri nedeniyle tam olarak normalleşme dönemine belki de 2021 sonuna doğru ulaşabileceğiz.

Küresel ekonomik krizin de etkisiyle salgın döneminde sigorta pastası küçüldü. Hem fiyat hem de verilen teminatlarda rekabetin daha da artması, sigorta penetrasyonunun azalması beklenebilir. Salgın teminatı içeren çeşitli ürünler çıkıyor ve bunların sayısının giderek artacağına inanıyorum. Ancak daha düşük primlerle daha geniş teminatların sağlanmasının kârlılık anlamında negatif etkilerinin önümüzdeki dönemlerde görüleceğini düşünüyorum. Şu anda salgından dolayı insanların çoğu diğer hastalıkları için bile hastaneye gitmiyor. Bu yüzden sağlık sigortaları açısından 2021 yılının verimli geçebileceği düşünülse de normalleşme sonucunda ciddi tazminat ödemelerine tanık olabiliriz.

“Organizasyon iptali” gibi Türkiye’de pek rağbet görmeyen ürünlere yönelik talep artmaya başlayabilir. Kurumsal şirketler için personelin evden çalışmasının getirdiği uzaktan şirket sistem altyapısına bağlanmanın getirdiği riskler sebebiyle ise siber risk sigortalarına da talep artacaktır. Salgın döneminde insanlar nerdeyse tüm zamanını evlerde geçirdiği için internet üzerinden alışveriş önemli ölçüde yaygınlaştı. Bu doğrultuda özellikle bireysel sigorta ürünlerinin de internet üzerinden alınması fikri kişilere daha cazip gelmeye başladı. Dolayısıyla dijital kanalların ülkemizde de hızlı bir gelişim göstermesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Ülkemizin çok önemli bir gelir kalemi olan turizmin 2021 yılını da 2020’den farklı geçireceğini düşünmüyoruz. Çünkü sağlıkları açısından tam olarak rahatlamadan insanların gerçek bir tatil yapması zor olacaktır. Sigorta da dahil birçok sektörün de bundan etkileneceği aşikâr. Sigorta sektörü olarak bu doğrultuda özellikle yat ve karavan turizmine yönelik sigorta araçlarını tespit edip yürürlüğe koymamız gerekiyor. Bu gruba dâhil edebileceğimiz diğer bir sigorta türü de villa tarzında evlere sahip tatil köyleri ile yazlık evlerin ihtiyaçlarına cevap verecek poliçeler olacaktır.



Etiketler: Doğa sigorta, Coşkun Gölpınar
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
“Hasar oranları azaldı ama maliyetler arttı”