“Kârlı büyüyebilen ender şirketlerden biriyiz”

Sompo Japan Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Şenol Ortaç, "Yılın trafik sigortalarındaki tartışmasız en başarılı şirketi yine Sompo Japan Sigorta oldu" dedi

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 13.06.2017 - 15:44
    Son Güncelleme: 20.11.2017 - 01:17

Kaskoda 12 yıldır istisnasız her yıl kâr elde etmeyi başaran Sompo Japan, trafik sigortasında da iddialı. Şenol Ortaç, “Hem geçen yıl hem de bu yılın trafik sigortalarındaki tartışmasız en başarılı şirketi yine Sompo Japan Sigorta oldu. Büyüme oranları, pazar payı gelişimi, kârlık rakamlarına baktığınızda yine en üstlerde şirketimizi göreceksiniz” diyor...

“Her zaman serbest tarifeyi savunduk. Zorunlu tarife, DASK, Tarsim gibi ‘havuz sistemi’ diye adlandırılan uygulamalara her zaman karşı olduk...”

Sigorta sektöründeki kârsızlık sorunu malum. Özellikle de trafik sigortası kaynaklı yaşanan zarar sorunu, tavan fiyat uygulamasıyla yeniden gündeme taşındı. Sompo Japan Sigorta ise sektörün zararla boğuştuğu bir ortamda sürekli kâr açıklamayı, aynı zamanda pazardaki payını büyütmeyi sürdürüyor. Genel Müdür Yardımcısı Şenol Ortaç’ın deyimiyle Sompo Japan Sigorta, sektörün hem kâr edip hem de pazar payı kazanabilen ender şirketlerinden biri...

Geçen yıl acente sayısını 1.500’lerden 2 binlere çıkaran Sompo Japan’ın acentelerinin prim üretiminde de ortalama yüzde 147 artış oldu. Sektör son günlerde zorunlu trafik sigortasındaki “zorunlu tarife”yi tartışırken, Akıllı Yaşam’ın sorularını yanıtlayan Şenol Ortaç, bu konuda da net konuşuyor. Her zaman serbest tarifeyi savunduklarını hatırlatan Ortaç, “Zorunlu tarife, DASK, Tarsim gibi havuz sistemi diye adlandırılan uygulamalara her zaman karşı olduk” diyor.

İşte Şenol Ortaç’ın, Akıllı Yaşam’ın sektör ve Sampo Japan Sigorta ile ilgili sorularına verdiği yanıtlar...

2016 ve bu yılın ilk çeyreği sizin açınızdan nasıl geçti? Bireysel sigortacılıkta, oto sigortaları başta olmak üzere bireysel müşterilere yönelik neler yaptınız?

Sadece geçen yılın değil, bu yılın ve hatta son birkaç yılın bireysel sigortacılık pazarında tartışmasız en başarılı şirketi Sompo Japan oldu. Bu başarıyı sağlayan birçok farklı strateji var. Ben en önemlisini, istikrarlı bir şirket olmamıza bağlıyorum. Sadece yönetim istikrarından bahsetmiyorum. Şirketimiz kurulduğu günden bugüne, başta fiyat istikrarı olmak üzere, acentelere yönelik hizmet anlayışı, kampanya ve komisyonlar, süreklilik arz eden kârlılık ve teknolojik gelişmelere uyum gibi konularda öncü uygulamalara imza attı. Bütün bunlar da başarıyı beraberinde getirdi.

2016, sizlerin de bildiği üzere Sompo Japan Sigorta açısından tarihi bir yıl oldu. Sadece oto değil; sağlıktan yangın sigortalarına, bankasüranstan konut sigortalarına her alanda çok önemli büyüme ve pazar payı gelişimi gösterdik.

Sektörün en büyük sorunu kâr edememek. Bu büyümeyi sağlarken kârlılığınız nasıl etkilendi?
Bu başarıyı her zamanki gibi kârlılığımızdan ödün vermeden elde ettik. Bu büyüme ve kârlılığımızın 2017 yılının ilk çeyreğinde devam etmesi hem bizi, hem sermayedarımızı hem de acentelerimizi çok mutlu ediyor.

Sompo Japan Sigorta’nın en önemli dağıtım kanalı acenteleri. Acentelerle ilişkileriniz nasıl gidiyor?

Son dönemlerde bir diğer önemli bir gelişme de acente sayımızda oldu. Teknolojik uygulamalarımız, hasar hizmeti kalitemiz, istikrarlı fiyat politikamız ve rekabetçiliğimiz acentelerin şirketimize ilgisini her geçen gün daha da artırıyor. Acentelik verme kriterlerimizdeki çok önemli beklentilerimiz olmasına rağmen, uygulama ve hizmetlerimizdeki sürekli iyileşmeyle son bir yılda acente sayımız 1.500’lerden 2 bine ulaştı. 2016 yılı sonunda acente satış kanalı prim üretimi büyümemiz ise yüzde 147 seviyesinde oluştu.

Geçen yıl ekonomide, piyasalarda göreceli bir durgunluk vardı. Bu ortamdan nasıl etkilendiniz?

Sürekli kendini yenileyebilen ve sürekli kâr ettiren iş yapış şeklimiz sayesinde, özellikle kriz dönemlerinden daha da güçlenerek çıkıyoruz. Örneğin, 2016 yılında kasko ürününde sektörün en çok kâr eden ikinci şirketiyiz. Hatta sadece acente kanalını dikkate aldığımızda bu branşta sektörün kârlılık oranı en iyi şirketiyiz. Yine 2016’da elde ettiğimiz kârlılık oranında olduğu gibi, son 12 yılın tamamında kasko branşından kâr etmeyi başaran bir şirketiz.

Sektörde şöyle bir handikap görünüyor sanki; şirket büyüdükçe kârlılık oranı azalıyor... Siz bunu nasıl aşıyorsunuz?

Biz kârlılığa, belirlediğimiz hedef segmentlerde, doğru acente üzerinden, doğru müşteriye, doğru fiyatı sunarak ulaşıyoruz. Tabii bu stratejiyle beraber pazar payı kazanabilmek de ayrı bir beceri gerektiriyor. Sektörümüzün kâr eden ve aynı zamanda pazar payı kazanabilen ender şirketlerinden biriyiz. Yüzde 32 büyüme oranıyla yüzde 7 poliçe adedi pazar payına ulaşırken, bu alanda da sektörün en hızlı büyüyen ve en çok pazar payı kazanan şirketi olduk. Kasko branşındaki bu büyümede en önemli ayrıntı ise daha çok bireysel ve KOBİ segmenti müşterileri diye ifade edebileceğimiz pazardaki pazar payımızın yüzde 10 seviyesine ulaşması oldu. 2017 yılında da pazar payımızı, yine her zamanki gibi kâr ederek muhafaza ediyoruz.

Gelelim trafik sigortalarına... Hem geçen hem de bu yılın trafik sigortalarındaki tartışmasız en başarılı şirketi yine Sompo Japan Sigorta oldu. Büyüme oranları, pazar payı gelişimi, kârlık rakamlarına baktığınızda yine en üstlerde hep şirketimizi göreceksiniz.

Trafik sigortasında tavan fiyat uygulaması gibi yeni gelişmelerden sonra pozisyonunuz ne olacak?

Aslında biz her zaman serbest tarifeyi savunan bir yönetim ekibiyiz. Zorunlu tarifenin yanı sıra DASK, Tarsim gibi “havuz sistemi” diye adlandırılan uygulamalara her zaman karşı olduk. Bu tarz uygulamalarda ürün içeriği, segmentasyon ve fiyatlama gibi sigorta şirketine farklılaşma sağlayan uygulamalarda hizmet farkınızı göstermeniz çok kolay olmuyor. Özellikle bizim gibi genç, yenilikçi, fark yaratan, teknolojiyi iyi kullanan şirketler için bu tarz uygulamalar hep dezavantaj oluşturuyor. Çünkü bu uygulamalar, yine özellikle bizim gibi segmentasyon becerileri ileri düzeyde olan şirketlerin rekabet yarışında fark yaratarak önde olmasını yavaşlatabiliyor.

Ama anladığımız kadarıyla önümüzdeki kısa dönem için trafik sigortalarında bu durumu değiştirebilmemiz çok mümkün gözükmüyor. Bu durumda bize düşen görev de bu dönemi hem kendimiz, hem sermayedarımız hem de acentelerimiz açısından en az kayıpla kapatmak. Bunun için de hem fiyatlama hem de pazarlama birimlerimiz başta olmak üzere şirketimizin ilgili departmanları çok yoğun bir şekilde mesai harcıyor. Trafik branşında, pazar payımızda bir miktar azalma olmasına rağmen yine de sektörün en önemli oyuncularından biriyiz.

Bireysel sigortacılığın diğer alanlarında ne durumdasınız?

Aslında sadece oto değil, bireysel sigortacılığın birçok alanında önemli büyümeler sağlıyoruz. Örneğin, sağlık branşında diğer şirketlere göre nispeten yeni olmamıza rağmen tamamlayıcı sağlık, “yabancı” sağlık, seyahat sağlık gibi ürünlerde sektörde öne çıkan, hatta bu alanda daha eski şirketlere örnek olan çok farklı ürün ve uygulamalarımız mevcut. Yine örneğin, Türkiye’deki yabancılara yönelik sağlık sigortası poliçesi üretiminde hem 2016’da hem de bu yılın ilk çeyreğinde sektör lideriyiz. Seyahat sağlık ürününde geçen yılı sektörde üçüncü sırada tamamladık. Bu yıl ise nisan sonu itibarıyla sektör lideriyiz.
Sağlıkta “Acentelerimizin, anlaşmalı kurumlarımızın birlikte çalışmaktan yüksek memnuniyet duyacakları, sigortalılarımızın poliçe sahibi olarak kendilerini tam güvende hissedecekleri, saygın ve güvenilir bir şirket olmak” stratejik hedefini belirledik. Bu doğrultuda organizasyonumuzu büyütüyor, ürün gamımızı genişletiyoruz.

2016 yılında sağlık branşında “Tamamlayıcı Sağlık Sigortası” ürünümüzü pazara sunmuştuk. Bunu bir “proje ürünü” olarak değil; uzun vadeli stratejik hedefimiz için bir “ana ürün” olarak konumladığımızı belirtmek isterim. Bu ürünle birlikte, diğer şirketlere de örnek olacak şekilde kendi sağlık yazılımlarımızı geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz.

Kurulduğumuzdan bu yana teknoloji ve altyapı konusunu çok önemsedik. Sadece bugünün değil, önümüzdeki dönemde sektörün gelişimine bağlı olarak ortaya çıkabilecek her türlü müşteri ve paydaş ihtiyacını da öngörerek, kendi iç kaynaklarımızla geliştirdiğimiz teknolojik altyapımızın bize sağlık branşında da ciddi avantajlar sağlayacağına inanıyoruz.

Trafik gibi sağlık sigortaları da geçmişte kârlılık açısından çok tartışılan bir alandı. Sizin bakış açınız nedir?

Sağlık alanında bir başarımız da yine her zaman olduğu gibi kâr etmek. Nispeten düşük pazar payına rağmen geçen yıl sektörün sağlık branşında matrah olarak en iyi ikinci teknik sonuç elde eden şirketiyiz. Bu kârlılığımız sayesinde rekabetçi fiyat ve komisyonlar verebiliyoruz. 2017 yılında da büyümeye ve acentelerimizi bu alanda büyütmeye devam ediyoruz.

Teknolojideki hızlı değişimle birlikte bireysel sigortacılık açısından pazarı ve müşterileri neler bekliyor?

Teknolojinin daha önce hiç olmadığı kadar artan hızla değişim gösterdiği bir dönemden geçiyoruz. Bu ortamda doğru teknolojik yatırımları yapan şirketlerin avantajlı bir konuma geçeceğine inanıyoruz. Şirketimiz, kuruluşundan bu yana teknolojiyi iş süreçlerine entegre etmeye özen gösteriyor. Bunu yaparken de sadece o dönemi değil geleceği de düşünerek stratejilerini ve altyapı yatırımlarını oluşturuyor; acenteleri ve müşterilerine fayda sağlamayı başarıyor.

İçinde bulunduğumuz dönemi asıl farklı kılan ise özellikle son dönemde etkisini iyice hissettiren “dijital dönüşüm” oldu. Teknolojinin yükselişiyle hayatımızın her alanında karşılaştığımız dijital dönüşüm kavramı, sigortacılıkta müşteriyi merkeze alan yeni bir pazarlama ekosistemini zorunlu kılıyor. Sigortalılar artık sigorta şirketlerinden, diğer sektörlerde olduğu gibi müşteri deneyim yönetimi pazarlamasının ön planda olduğu, ürün ve hizmetlere kendilerinin anlayacağı kolaylıkta ve en önemlisi kendileriyle olan tüm iş ve iletişim süreçlerinin web, mobil, sosyal medya, nesnelerin interneti (IoT) ve giyilebilir cihazlar gibi tüm dijital mecralara-cihazlara entegre edilmiş bir iletişim süreci bekliyor. Bu süreçler sonunda da en iyi teknoloji kullanımı, en iyi ürün içeriği, pazardaki en iyi fiyat, en hızlı hasar ödemesi ve istedikleri her an her yerden şirketle iletişime geçme gibi avantajlar talep ediyorlar. Bu değişimin bireysel sigortacılıktaki rekabeti ve pazar payı kazanım savaşını daha da kızıştıracağını öngörmek yanlış olmayacaktır.



Etiketler: Şenol Ortaç, Sompo Japan
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
“Kârlı büyüyebilen ender şirketlerden biriyiz”