Piyasalarda ABD rüzgârı

ABD 10 yıllık tahvil faiz oranı yüzde 1.50 seviyesini geçince piyasalar dalgalandı. Altın fiyatında düşüş devam etti. Artan enflasyon beklentileri, uzun dönemli faiz oranlarını yukarı çekti. Bu durum piyasalar tarafından fiyatlanıyor.

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 28.02.2021 - 08:46
    Son Güncelleme: 28.02.2021 - 19:19

Kasım ayından bu yana devam eden iyimserlik zayıflamaya başladı. Borsalarda kâr satışları görülürken risk iştahı azaldı. Borsa İstanbul’da kâr satışları derinlik kazandı. Döviz kurlarında tepki yükselişi görüldü. Gösterge tahvil faiz oranı ise nispeten sakindi. Her şey iyi giderken, olumsuz bir haber akışı yokken o zaman bu tablo neden yaşandı? Sebep enflasyon tedirginliği. Pandemiye bağlı olarak merkez bankalarının piyasaya hiç olmadığı kadar para pompalaması, faiz oranlarının aşağıya çekilmesi piyasalarda düşük faiz bol likidite ortamını getirdi. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Powell’in da sıkça vurguladığı 2022 yılına kadar faiz oranları sıfıra yakın kalacak, piyasaya desteğe devam edilecek açıklamaları önemli bir referanstı. Benzer politika ve açıklamalar Avrupa Merkez Bankası için de geçerliydi. Son dönemde başta ABD olmak üzere gelen veriler ekonomide toparlanmanın sürdüğünü gösteriyor.

TEMKİNLİ GÖRÜNÜM

Düşük faiz, bol likidite ve toparlanan ekonomi birlikteliği doğal olarak enflasyon beklentilerini arttırdı. Bu durum piyasalar tarafından fiyatlanmaya başladı. ABD uzun vadeli tahvil bono faiz oranları yükselirken altın fiyatında (ons/dolar) düşüş devam etti. Gerçi Fed Başkanı Powell ve ABD’nin yeni Hazine Bakanı Yellen, enflasyondaki yükselişi çok sorun olarak görmediklerini ve enflasyon olursa başa çıkacak araçların bulunduğunu söylemişlerdi. Bu açıklamalar aslında piyasaların bu yöndeki tedirginliğini biraz almıştı. Fakat piyasaların bazı gelişmeleri önceden fiyatladığı da bilinen bir vakadır. Borsalarda “fiyatlar önden gider olaylar sonradan gelir” diye bir söz var. Ocak ayından bu yana devam eden ABD 10 yıllık bono faiz oranı geçen hafta yüzde 1.50 seviyesini geçince piyasalar dalgalandı. Biraz da ABD’de yapılan geçen haftaki 7 yıllık tahvil ihalesine katılımın düşük olması ve faiz oranının yükselmesinin katkısı olduğu değerlendirmelerine yer verildi. Önümüzdeki haftaya devreden bakiye temkinli bir piyasa görünümü oldu.

GELİŞEN ÜLKE PİYASALARI DAHA ÇOK ETKİLENDİ

ABD tahvil bono faiz oranları bu aşamada gelişmiş ülke piyasalarından çok Türkiye’nin de aralarında yer aldığı dış finansman ihtiyacındaki gelişen ülke piyasaları için daha önemli görülüyor. ABD’de yükselen faiz oranları gelişen ülkelere sıcak para akışına engel olur mu? Veya geçtiğimiz günlerde gelişen ülkelere gelen mevcut sıcak paranın geri gitmesine neden olur mu, gibi bazı endişeleri beraberinde getirdi. Dikkat edilirse ABD ve Almanya dahil gelişmiş ülke borsalarında düşüşler görülse de çok fazla bir tahribat görülmüyor. Ayrıca Euro/dolar paritesi ve dolar endeksinde hareketlenmeler görüldü. Ancak TL, G.Afrika Randı, Brezilya Reali, Rus Rublesi gibi gelişen ülke para birimlerinde değer kayıpları daha fazlaydı. Ayrıca borsalarda tahribat daha yüksekti. Gerçekten enflasyon beklentileri tedirginlik yaratacak ölçüde yüksek mi? Yoksa bunu borsalar kâr satış bahanesi, altın gibi yatırım araçlarında ise yatırımcıları satışa yönlendirerek fiyatı daha da düşürmek için mi kullanılıyor? Bunu söylemek için erken ve bu aşamada zor. Olasılık olarak değerlendirmek daha yerinde olur.

MERKEZ BANKALARINDAN BİR HAMLE GELİR Mİ?

Yükselen faizler piyasaları dalgalandırırken bir diğer merak konusu merkez bankları ne yapacak? ABD’de mart ayı içinde 1.9 trilyon dolarlık teşvik paketinin yasalaşması beklentisi halen korunuyor. Buna ilave olarak Fed tahvil alımlarını arttırabilir mi? Faiz ile oynayacağı fazla bir marjı yok çünkü. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) nasıl bir yol izleyecek? Kasım ayından itibaren faiz arttırıp parasal sıkılaştırma ile birlikte iç ve dış finans çevrelerinden olumlu tepkiler almıştı. Ayrıca sıcak para girişlerine bağlı olarak döviz kurlarında gerileme, borsada yükseliş ve Türkiye’nin risk priminde düşüş görülmüştü. İçeride işleri yoluna koymuş görülürken dış konjonktürdeki gelişmeler, var olan ve işleyen para politikalarında revizyonu gündeme getirir mi? Bu açıdan döviz kurlarının seyri ve önümüzdeki hafta açıklanacak enflasyon, karar için önemli parametreler olacak. Faiz arttırım tartışmaları başlasa da TCMB hemen tepki vermeyip piyasaların seyrini ve yeni dengelerin oluşmasını bekleyebilir. Faiz oranı dış dünyaya göre zaten olukça yüksek. Faiz arttırımı olsa da ABD tahvil faiz oranları sakinleşmezse olası bir faiz arttırımının etkileri sınırlı kalabilir. Faiz arttırımının reel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri de malum. Zor bir karar elbette.

BÜYÜME AÇIKLANACAK

2020 yılı 4. Çeyrek büyüme verisi (GSYH) yarın açıklanacak. 4.Çeyrek büyümesi yüzde 7, 2020 yılı büyümesi için ise 2.2-2.5 gibi beklentiler var. Enflasyon ve cari açığı artırsa da salgın hastalığa rağmen büyüyor olabilmek iyi ve kulağa hoş geliyor. Devamlılık ve sürdürülebilirlik de önemli tabi ki. Çarşamba günü açıklanacak Şubat enflasyonunda ise beklentiler, aylıkta yüzde 0.70-0.80, yıllıkta yüzde 15-15.50 seviyelerinde. Gerek büyüme gerekse enflasyonda önemli sapmalar olmazsa piyasalar pek tepki vermeyebilir. Bu günlerde piyasaların fiyatlama konusundaki önceliği farklı.

BORSA DESTEK ARAYIŞINDA

Piyasalarda ABD rüzgârı

Borsada kâr satışları derinlik kazandı ve çıkış trend desteğinin altına salınım gerçekleşti. İlk destekler 1.440-1.430 seviyelerinde. Bu seviyelerin üzerinde tepki alımları görülebilir. Aksi takdirde sonraki destekler 1.400 ve 1.340 seviyelerinde. İlk dirençler ise 1.500 ve 1.525 seviyelerinde bulunuyor. Olası tepki çıkışının devamı için 1.525 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Sonraki dirençler 1.540-1.550 ve 1.575 seviyelerinde. Endekste destek seviyelerinde tepki alım denemeleri görülebilir. Ancak direnç seviyelerinde satışla karşılaşma olasılığı yüksek.

DOLAR/TL'DE TEPKİ YÜKSELİŞİ

Piyasalarda ABD rüzgârı

Dolar/TL kurunda tepki yükselişi sürüyor. İlk dirençler 7.48-7.55 noktalarında bulunurken bu seviyelerde satışlar görülebilir. Sonraki direnç 7.75 seviyesinde. Geri çekilmelerde ilk destekler 7.40 ve 7.30-7.25 seviyelerinde. 7.30-7.25 daha önemli. Sonraki destekler 7.10-7.00 seviyelerinde görülüyor. Tepki alımları devam etmekle birlikte direnç seviyelerinde satış denemeleri görülebilir.

ALTIN FİYATINDAKİ YÜKSELİŞE FAİZ FRENİ

Piyasalarda ABD rüzgârı

ABD tahvil bono faiz oranlarındaki yükselişin en fazla vurduğu yatırım araçlarından bir de altın fiyatı (ons dolar) oldu. Faiz ve enflasyon bildiği üzere altın fiyatını etkileyen parametrelerin başında geliyor. Kısa dönem fiyatlaması olarak enflasyonun faizi yukarı çekmesi altın fiyatına olumsuz yansıma gösterse de uzun dönem bol likidite, faizin nispeten düşük oranlarda kalacağı beklentileri ve yüksek enflasyon altın fiyatını desteleyecek gelişmeler olarak görülebilir.

Piyasalarda ABD rüzgârı

Zeynel Balcı / Hürriyet 



Etiketler: enflasyon, abd, bono, altın, dolar, tahvil, küresel piyasalar, faiz
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
Piyasalarda ABD rüzgârı