Tamamlayıcı sağlık sigortası teşvik edilmeli

Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz, tamamlayıcı sağlık sigortasının sosyal yönüne dikkat çekiyor

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 07.03.2016 - 10:42
    Son Güncelleme: 28.07.2017 - 00:03
Sağlık sigortalarında yeni trend tamamlayıcı sağlık sigortaları. Sosyal güvencesi olup da özel hastanelerde tedavi olmak isteyen hastaların fark ücretlerini karşılayan tamamlayıcı sağlık sigortasına ilgi şimdilik sınırlı olsa da önümüzdeki dönemde artacağına kesin gözüyle bakılıyor. 
Anadolu Sigorta da özel hastanelerdeki sağlık olanaklarından çok daha geniş kesimlerin avantajlı bir şekilde yararlanması amacıyla tamamlayıcı sağlık sigortası ürününü müşterilerinin hizmetine sundu. “Anadolu Tamamlayıcı Sağlık Sigortası”, SGK’lı poliçe sahiplerine, bu amaçla anlaşma yapılan diledikleri özel hastanede tedavi görme ve fark tutarı ödememe imkanı sunuyor. 
Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz ve Sağlık Sigortaları Müdürü İdil Pamir ile tamamlayıcı sağlık sigortalarının sigortalılara sağladığı avantajların yanı sıra toplum için önemini konuştuk... 

Tamamlayıcı sağlık sigortası kimlere ne gibi faydalar sağlıyor?

Metin Oğuz: Bilindiği gibi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Genel Sağlık Sigortası kapsamında, kurum tarafından teminat altına alınan sağlık hizmetlerini ve bedellerini belirliyor. Bunların dışında kalan tedavi giderleri ise SGK’lılar tarafından karşılanıyor. İşte Anadolu Tamamlayıcı Sağlık Sigortası tam da bu noktada devreye giriyor. Tedavinin kurumun belirlediği tutar dışında kalan kısmı poliçe kapsamında ödeniyor ve sigortalı hiçbir fark ücreti ödemeden taburcu oluyor. 
Tamamlayıcı sağlık sigortası bu açıdan önemli bir ihtiyacı gideriyor ama sonuçta bu ürünlerin sigortalıyı tatmin etmesi de gerekiyor. Bir hasta başına gelebilecek büyük risklerde aradığı mutluluğu bulabiliyor mu, bu önemli bir soru. Anadolu Sigorta olarak temel hedefimiz, sigortalılarımızın büyük risklerinde yanında olmak. Madden ve manen insanları yıkacak büyük riskler karşısında sigortalımızın yanında olmak istiyoruz. 

Bunu biraz daha açabilir misiniz?

Metin Oğuz: Örneğin, ürünlerimize bebekler için kuvöz teminatını bu anlayışla koyduk. Doğuştan gelen hastalıklar sektörde istisnayken bizim ürünlerimiz kapsıyor. “Biraz başım ağrıdı, doktora gideyim” türü rahatsızlıklardan ziyade bu tür hastalıklarda sigortalılarımızın yanında olmak istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda iyi işler yaptık. 

Talep ne düzeyde? Sizce ileride ilgi artar mı?

Metin Oğuz: Tamamlayıcı sağlık sigortasını kısa vadeli olarak değerlendirip çok büyük beklentilere girmemek gerekiyor. Bunun toplum tarafından kabullenilip talep edilen bir ürün olup olmayacağını zaman gösterecek. 

Peki bu ürünün tabana yayılması için herkes üzerine düşeni yapıyor mu? 
İdil Pamir: Bize göre bu ürünün teşvik edilmesi gerekiyor. Bu vergi ya da prim teşviki şeklinde olabilir. Çünkü bu ürünün sosyal yönü var. Devletin vatandaştan aldığı maksimum fark limiti belirlenmesi, ayrıca bir network düzenlemesi gerekiyor. Fark kavramları çok karışık.

Nasıl bir düzenlemeden söz ediyorsunuz?

Metin Oğuz: Tamamlayıcı sağlık sigortasında hastaneler A modeli, B modeli, C modeli diye bir yapıda olmalı. Kim hangi modele göre hizmet almak istiyorsa ona göre almalı. Ben de her modele göre ayrı bir ürün geliştirip herkesin mutlu olmasını sağlamalıyım. Şimdiki sistemde ben bütün hastanelere gidip hepsiyle ayrı ayrı anlaşmalar yapıyorum. Hastaneler sisteme girip hangi modelde olması gerektiğine karar verecek, her hastane ne kadar fark alacaksa ona göre fiyatlama yapacağım. Müşterilerime de farklı seçenekler sunacağım. Kısacası hastanelerin her türlü tanı ve tedavide ne kadar fark talep ettiğini bilmem gerekiyor. Şu anda bu sistem bize açık değil. Sosyal Güvenlik Kurumu bunu hastanelere bildiriyor, bizde onların ekranından görebiliyoruz. Bu da sistemi yavaşlatan bir uygulama. 

İdil Pamir: SGK’nın MEDULA sistemine sigorta şirketlerinin erişme imkanı yok. Ben sigortalılarımın MEDULA’daki eski hastalıklarını bilmeliyim ki ona göre bir değerlendirme yapayım. O bilgilere ulaşamıyoruz, hastanelerin hangi hastalıklar için ne kadar fark alıp almadığını da bilmiyoruz. Burada da hastanelere bağlı kalıyoruz. 

Bu üründe sizin farkınız ne olacak?

Metin Oğuz: Hatırlanacağı gibi 2014 yılında bir değişim projesi uygulamaya başladık. Sağlık sigortalarını yeni platforma taşıdık. Öncelikle altyapıyı kurduk, sonra da tamamlayıcı sağlık sigortası ürünümüzü çıkardık. İsteğe bağlı olarak bir tüp bebek teminatımız var. İlk yıl Kolan Hastanesi’nde geçerli. Önümüzdeki yıl bunu diğer hastanelere de yayacağız. Herhangi bir bekleme süresi yok. Bir de yine isteğe bağlı doğum teminatı var ve yine bekleme süresi yok. Bu üründe iki farklı network ağı var. A grubu hastaneler arasında Medical Park zinciri var. İkincisinde ise daha temel lokasyonlarda bulunan hastaneler var. Ürünün farklarından biri, bebeğin doğuştan gelen hastalıklarını da kapsaması. Ayrıca yenileme garantisi veriyoruz. Bunu yaparken sigortalılık süresi ve prim oranlarına bakıyoruz. 4 yıl boyunca tazminat prim oranı yüzde 100’ün altındaysa yenileme garantisi veriyoruz. 

Bunun nasıl bir avantajı var?

İdil Pamir: Yenileme garantisi her 4 yılda bir, son 4 yıllık geçmişine bakılarak veriliyor. Bu avantaj 75 yaşından sonrasını da kapsıyor. Hastalığından dolayı kapsam dışında bıraktığımız ya da primlerini artırmak suretiyle sistem dışına çıkarmaya çalıştığımız bir tane bile hastamız yoktur. Tek temel prensibimiz var, o da bize geldiğinde bu risklerin olmaması. Yenileme garantisi varsa ölene kadar, yoksa 75 yaşına kadar bizim müşterimizdir. Bir diğer fark da ayakta tedavi üst sınırının 9 kez olması. 2012 yılı verilerine göre vatandaşın yılda doktora gidişi adeti 8.2 imiş. Biz bunun için 9’a çıkardık. Bir de SGK’nın hastanelerle anlaşma yaptığı fiyatlama modeliyle anlaştık.

Bu ürünün uygulama aşamasında eksiklikler söz konusu olabilir mi? 
Metin Oğuz: Eksik değil ama şunu söyleyebiliriz. Bu ürünü üzerine inşa ettiğimiz mevzuat çok hareketli. SGK mevzuatı üzerine kurulu bir ürün ve SGK’da da mevzuat sürekli değişiyor. 

Verilen hizmete göre primler yüksek değil mi? 

Metin Oğuz: Bu ürün pahalı mı değil, ucuz mu ucuz da değil. Ama primleri ucuzlamaz. Çünkü operasyonel maliyet anlamında diğer ürünlerden bir farkı yok. SGK da rakamları çok kıstı. SGK, 8 yıldır hastanelere ödediği ücretlere zam yapmıyor. Böyle olunca da tamamlanan kısım sürekli artıyor. Burada giderler kaleminin yani hastane masraflarının düşmesi lazım. Bu da çok mümkün görünmüyor. Tamamlayıcı sağlık sigortasının çıkmasıyla birlikte insanlar sigorta şirketlerine başvurmaya başladı. Bu ürün için arayanlar diğer sağlık ürünlerini de almaya başladı. Sağlık sigortalarına hareket getirdi. Hiç ummadığımız kişiler tamamlayıcı sağlık sigortasını sormaya başladı. 

NEDEN ANADOLU TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI?

• Özel hastane kullanım alışkanlığının giderek yaygınlaşması, bununla birlikte hastaların ödemesi gereken fark ücretlerinin de artması,
• Gelir seviyesindeki artışın hastanelere ödenecek fark tutarlarıyla aynı seviyede olmamasından dolayı hasta tarafından bu tutarların ödenmesinde büyük güçlük çekilmesi, 
• Hastaların ödeyeceği fark tutarlarını düşürmek için gerekli olan tedavi dışında, daha basit ve ucuz bir tedaviyi tercih ediyor olması ya da tedaviden tamamen vazgeçmesi, 
• Hastane, hasta ve doktorun fiyata endeksli bir modele kayması...

EK PRİM İLE EK HİZMET 

Uygun bir ücretle her SGK’lının sahip olma fırsatı bulduğu Anadolu Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sadece yatışlı tedavi teminatlarının yanı sıra hem yatışlı hem de yatışsız tedavi teminatlarını kapsayacak şekilde de düzenlenebiliyor. Ayrıca, dileyen SGK’lı ek prim ödeyerek doğum, tüp bebek gibi ek teminatları da poliçe kapsamına alabiliyor. Yatışlı tedavi teminatının alınması durumunda verilen yatışsız tedavi teminatı yılda 9 kez kullanılabiliyor. Bu kapsamda, poliçe sahibi anlaşmalı özel kurumlarda yine yılda 30 seans fizik tedavi yaptırabiliyor. Doktor muayenesi, tanı giderleri, fizik tedavi giderleri yatışsız tedavi teminatları kapsamında karşılanıyor. Yatışlı tedavide ise ameliyat, küçük müdahaleler, hastane oda-yemek-refakatçi, yoğun bakım hizmetleri, kemoterapi, radyoterapi, diyaliz gibi tedavi giderleri bulunuyor.
Anadolu Tamamlayıcı Sağlık Sigortası kapsamında sigortalıların yenileme garantisi de bulunuyor. Ancak bunun için poliçe sahibinin Anadolu Sigorta’da 4 yıl kesintisiz sigortalı olması gerekiyor. Son 4 yılda her bir yıl için poliçelerinde ödenen tazminatların primlerine oranı yüzde 100’ün altında olan bireysel sigortalılara tamamlayıcı sağlık sigortası yenileme garantisi veriliyor.
 
Anadolu Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’na, farklı meslek ve gelir gruplarından 64 yaşına kadar tüm SGK’lılar sahip olabiliyor. Poliçe, bu ürün için Anadolu Sigorta’nın anlaşmış olduğu özel sağlık kurumlarında geçerli.

Anadolu Sigorta’da 4 yıl kesintisiz sigortalı olan ve son 4 yılda her bir yıl için poliçelerinde ödenen tazminatların primlerine oranı yüzde 100’ün altında olan bireysel sigortalılara tamamlayıcı sağlık sigortası yenileme garantisi veriliyor.


Etiketler: Metin Oğuz, anadolu sigorta, tamamlayıcı sağlık sigortası, İdil Pamir
YORUMLAR (1)
Tamamlayıcı sağlık sigortası teşvik edilmeli