TSB'nin çalıştayında sigortanın geleceği konuşuldu

Türkiye Sigorta Birliği’nin düzenlediği “Sigorta ve Emeklilik Sektörü Strateji Belirleme Çalıştayı” kamu kurumlarını, sektör temsilcilerini ve tüm paydaşları bir araya getirdi.

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 08.02.2019 - 19:53
    Son Güncelleme: 18.02.2019 - 11:46

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından düzenlenen “Sigorta ve Emeklilik Sektörü Strateji Belirleme Çalıştayı” dünyada ve Türkiye’de sigorta sektörünün geleceğine yön veren yöneticileri ve uzmanları bir araya getirdi. Çalıştayın açılış konuşmalarını Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, Sigorta Denetleme Kurulu Başkanı Mete Güler, Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürü Murat Kayacı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Cumhurbaşkanlık Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan yaptı.


Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, konuşmasında sigorta sektörünün ekonomik sürdürülebilirliğin ve buna bağlı olarak toplumsal refahın teminatı olduğunu vurguladı. Finansal sistemin daha sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini belirten Çağlar şunları söyledi:


“Önümüzdeki 5 yıl içinde önceliklerimiz sigorta sektörünün değişen, dijitalleşen dünyada nereye konumlanması gerektiği ve yarı kamusal hizmet sunan bir sektör olarak, kamunun içinde olduğu dönüşüm sürecine eşlik etmek olacak. Sektör olarak bu çalıştaylar dizisi ile bir söylem birliğine varmayı hedefliyoruz. Sigorta ve emeklilik sektörü Türkiye’nin tasarruf açığının kapatılması için çok önemli bir rol oynamaktadır. Yeni Ekonomi Programında ifade edildiği gibi bankacılık dışı finansal kesimin büyütülmesi gerekmekte olup bu şekilde ürettiğimiz tasarrufların ekonomiye sağladığı katkı artacaktır. Bugünkü rakamlarla GSYH’nin 35 katı kadar teminat sağlayarak ekonomimize güvence sağlıyoruz. Sigorta ve emeklilik sistemimizin bugün biriktirdiği tasarruflar 142 milyar TL’ye ulaştı, bu tasarrufları bankacılık sektöründe, sermaye piyasalarında değerlendirerek tasarruflarımızı ülkemizin kalkınması için değerlendiriyoruz. Sektör olarak amacımız öncelikli olarak tasarrufların artırılması ancak ekonomimizin teminatı olma fonksiyonumuzun kapsamını da büyütmeye çalışıyoruz. Biliyoruz ki, bugününü koruyamayan toplumlar geleceği güvence altına alamazlar.”


Finans sektörünün yüzde 88’ini bankacılık sektörü oluştururken sigortanın payının yüzde 4,1 olduğuna değinen Çağlar, “Ülkemiz dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi ancak sigortacılık anlamında bakıldığında ise 39’uncu sırada olduğumuzu görüyoruz. Avrupa’da kişi başı 1.650 dolar civarındaki kişi başı sigorta harcaması, ülkemizde 149 dolar civarı. Dolayısıyla bu da önümüzde potansiyel olduğunu gösteriyor. Bu potansiyeli gören uluslararası yatırımcılar, sigorta sektörüne 7,9 milyar dolar kaynak veya sermaye transfer ettiler. Sermaye katkısının yanında, iş ve istihdam, ana yapılarımızın dijitalleşme süreçleriyle uyumlu hale gelmesi ve inovasyon konularında da çok önemli katkı sağlıyorlar. Sigorta sektörü olarak, bir bütünlük içinde önümüzdeki süreçlere ve dijitalleşemeye hazırlanıyoruz” dedi.


Sigorta sektörü kamu desteği ve işbirliği ile büyüyecek


Sigorta sektörünün 2018 yılında istikrarını sürdürdüğünü belirten Sigorta Denetleme Kurulu Başkanı Mete Güler, “GSYH’nın 35 katına ulaşan teminat sigortacılığın ekonomimiz açısından önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Sektörümüz büyümeye devam ederken finansal sağlamlığını da korumaktadır. Sigortacılık sektörü ülkemizde büyüme potansiyeli yüksek bir sektördür. Sektöre kazandırılacak yeni ürünlerle bu potansiyelin geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu çerçevede ülkemizde sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörlerinin büyüme trendlerinin istikrarlı bir şekilde devam etmesini ve böylelikle her iki sektörün de finansal sistem içinde arzu edilen büyüklüğe ulaşacağını beklemekteyiz. Bakanlığımızın sigortacılık alanındaki hedefleri arasında sigortalılar ile katılımcıların hak ve menfaatlerini korumak, sigortacılık ile bireysel emekliliğin tabana yayılmasını hızlandırmak, sigorta bilincini ve farkındalığını artırmak ve adil piyasa uygulamalarını teşvik etmek yer almaktadır. Kamu otoritesi ile piyasa oyuncularının karşılıklı iletişim ve işbirliği sayesinde sektörümüzün daha ileri taşınacağına inanıyorum” dedi.


Sigorta sektörünün finans sektörü içindeki payının henüz istenilen noktaya ulaşmadığına dikkat çeken Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürü Murat Kayacı, ise “Sigortacılık ve özel emeklilik sektörümüzde yıllar içinde istikrarlı bir büyüme devam etmektedir. Toplam prim üretimi ve hasar ödemeleri ile toplam teminatın GSYH’nin 35 katı oluşu ve bireysel emeklilikteki toplam fon büyüklüğü, ülkemiz açısından ne derece önemli bir fonksiyonu ifade ettiğini göstermektedir. Kamu otoritesi olarak bizim üzerimize düşen rol, sigortacılığın ve özel emekliliğin büyümesini sağlıklı ve sürdürülebilir olmasını sağlayacak şekilde politikalar üretmekten geçiyor. Bu nedenle sektörün sorunlarının etkin bir çözüme kavuşturulması için sektörle işbirliği içinde bir yaklaşım sergilemeye önem veriyoruz. Son dönemde ürün çeşitliliği ile arz sürekliliğinin sağlanması, sektörün bu ürün arzında da sürdürülebilir büyümesi amaç olarak gözetilmiştir. Ekonomik büyümeye katkıda bulunmak, riski yönetmek ve uzun vadeli hane halkı tasarruflarını teşvik etmek için sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin mali açıdan sağlam bir şekilde çalışması çok önemlidir” ifadelerini kullandı.


Sigorta sektörü finansal piyasaları da büyütüyor


Çalıştayın hem sigortacılık sektörü hem de sermaye piyasaları açısından önemli olduğunu belirten Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, “Sigortacılık sektörü sermaye piyasalarımızın da önemli kurumsal yatırımcılarıdır. Türk sigortacılık sektörü finansal sistemimizde önemli bir yere sahip olmasına rağmen, ülkemiz ekonomisinin dünya sıralamasındaki yeri de dikkate alındığında, dünya ölçeğinde arzulanan konuma henüz ulaşamamıştır. 2018 yılında prim üretiminde artış yaşansa da, üretimin sınırlı kalması, sermaye piyasalarına akacak fonları da haliyle kısıtlamaktadır. Sigorta şirketlerinin uzun vadeli yatırımlara yönelmeleri finansal sistemde istikrar sağlayıcı rol oynamalarını sağlayacaktır. Sigorta şirketleri yaratılan yeni finansal araçlarla sermaye piyasalarımızın gelişmesinde de önem taşımaktadır. Hava koşullarına ve doğal afetlere dayalı türev ürünler ve afet bonoları gibi sigortaya dayalı menkul kıymetler, sermaye piyasalarında ürün çeşitliliğinin artmasına yardımcı olma potansiyeline sahip ürünlerdir. Doğal afet bonoları bir anlamda sigortanın menkul kıymetleştirilmesidir” dedi.


Finans Ofisi’nin özel sektör ile daha çok temas halinde olacağını belirten Cumhurbaşkanlık Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Asan, “Ofisimizin en önemli işlevleri sermaye piyasalarının derinleştirilmesi, bankacılık sisteminin nispi ağırlığının azaltılması ve diğer araçlara alan açılması olacaktır. Sigorta sektörü zor bir sektör. Bugün sigorta sektörü için alınacak çok yol var ancak sektörün kat ettiği yolu da unutmamak gerekir. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ve Genel Müdürlüğümüz sektörün gelişimi için her zaman büyük çaba içindeler. Bu süreçte önümüzdeki dönemde belki sektörün BDDK benzeri bir regülasyon kurumu konusunu tartışması lazım. Sektörlerden giden öneriler, artık alışılagelmişten çok daha hızlı sonuçlanabiliyor. Yeni fikirler geliştikçe ve karar alıcılara iletildikçe, bu konularda çok daha hızlı sonuç alınacak” dedi.


Aşan, İstanbul’un finans merkezi haline gelmesinin de bankacılık dışındaki finansal sektörlerin büyütülmesi amacı çerçevesinde Finans Ofisinin vazifeleri arasında olduğunu” ifade etti. Aşan konuşmasında, “önümüzdeki dönemde dijitalleşemeyen sektörler kaybolacak. Bu alanda geç kalmamalıyız, hızlı hareket etmeliyiz.” ifadelerine yer verdi.



Etiketler:
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
TSB'nin çalıştayında sigortanın geleceği konuşuldu