Amaç sigortalı aleyhine şartlar koşmak mı?

Trafik sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırmak her araç sahibi için yasal bir sorumluluk. Zorunlu trafik sigortası, aracınızı kullanırken yapacağınız bir trafik kazasında üçüncü şahıslara verebileceğiniz zararların karşılanmasının güvence altına alınmasını amaçlar.

Ancak hem yeni “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” ve hem de bu genel şartlarda 2 Şubat 2016 tarihinde yapılan değişiklikle, artık aracınızı kullanırken dalgınlıkla bir kazaya sebebiyet verirseniz sigorta şirketi sizin adınıza ödeme yapacak, ardından da size yönelerek ödediği zararı sizden talep edebilecek.

Trafik Sigortası Genel Şartları; anayasaya, Borçlar Kanunu'na, Ticaret Kanunu'na, Karayolları Trafik Kanunu'na, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'na, Sigortacılık Kanunu'na, Avukatlık Kanunu'na açıkça aykırı hükümler taşıyor. Bizce, sigorta şirketlerinin zarar görenlere daha az tazminat ödemesini amaçlar şekilde ve sigorta şirketleri lehine; işleten ve/veya mağdur olabilecek 77 milyon vatandaş ile milyonlarca tüzel kişinin aleyhine bir düzenleme. Nasıl mı?

Anayasaya, kanunlara, eşyanın tabiatına aykırı!

Genel şartların B.2 Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi 2.4 maddesinde: “....Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır” deniyor.

Oysa hiçbir makam veya kuruluş, kişilerin serbestçe, dilediği avukatı seçme özgürlüğüne müdahale edemez. Ayrıca Türk hukukunda “davayı avukat aracılığıyla takip etme” zorunluluğu yoktur.

Bu maddeyle Hazine Müsteşarlığı’nın, sigortalılara, sigorta şirketinin göstereceği avukata vekaletname verme zorunluluğu getiren düzenlemesi; TC Anayasası’nın 36, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 71 ve Avukatlık Kanunu'nun 35’inci maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesine açıkça aykırı. Kaldı ki bu düzenleme eşyanın tabiatına da aykırı. Sigortalı ile sigorta şirketinin menfaatinin çatıştığı durumlarda sigortalıları, menfaat çatışması içinde olduğu sigorta şirketinin insafına bırakıyor.

Hal böyleyken sigortalılara zorla ve dayatma yaparak sigorta şirketinin keyfi olarak belirleyeceği bir avukata vekalet vermesinin zorunlu tutulması, demokratik hukuk devleti ilkelerine aykırı.

Normlar hiyerarşisi nerede kaldı?

Yasada yer almayan hükümlerin tebliğle getirilmesi yine hukuka aykırı bir durum yaratıyor.

Yasayla getirilen düzenlemelerin tebliğle ortadan kaldırılması ve/veya idarelere yasayla verilen hak ve yetkilerin yönetmeliklerle genişletilmesi “normlar hiyerarşisi” ilkesine açıkça aykırı. Çünkü normlar hiyerarşisi uyarınca, alt düzeydeki normların yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı tartışma götürmez bir gerçek. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve anayasa yer alıyor. Daha sonra gelen kanunlar da yürürlüğünü anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden alır. Dolayısıyla bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün olamaz.

Normlar hiyerarşisi ilkesinin yönetmelikler bakımından bir ifadesi niteliğini taşıyan anayasanın 124’üncü maddesinde de “başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlayacakları ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri” kuralına yer veriliyor.

Trafik poliçesi teminatları daraltılmak mı isteniyor?

Aslında trafik poliçesi teminatı kapsamını ve ödenecek tazminatı daraltıcı tüm düzenlemeler, sigortalıların ve zarar görenlerin aleyhine ve toplumsal menfaate aykırı bir durum ortaya çıkarıyor. Kaldı ki genel şartlar “genel işlem şartı” niteliğindedir. Borçlar Kanunu’nun 25’inci maddesindeki “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz” hükmü gereğince, mevcut düzenlemenin teminatları daraltıcı ve haksız şart niteliği taşıyan tüm maddeleri kanuna aykırılık teşkil ediyor.

Gelişmiş ülkelerde trafik poliçesi teminatların daraltılması hiç kimsenin aklının ucundan bile geçmiyor. Aksine bu teminatlar mümkün olduğu kadar genişletiliyor; trafik kazalarından doğan riskler zorunlu poliçeler aracılığıyla teminat altına alınıyor ve hukuk güvenliği sağlanıyor.

Kime göre, ne kadar ağır kusur?

Genel şartlardaki B.4. Maddesi’nin (B) Fıkrası’nda yer alan “Sigortacının, sigortalıya rücu nedenleri” arasına “Trafik kurallarının ihlali” de eklenmişti. Burada yine önceki genel şartlarda olmayan yeni düzenlemeler getirilmiş ve özellikle son cümlede “kaza trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise” denilerek garip bir durum yaratılmıştı. Bu da zarar gören üçüncü şahıslara yapılacak tüm hasar ödemelerinin trafik poliçesi sahibi motorlu araç işletenlerine rücu edilebileceği gibi garip bir durum ortaya çıkarıyordu.

Ancak 2 Şubat 2016 tarihli tebliğle yeni Trafik Sigortası Genel Şartları’nda değişiklik yapıldı. Buna göre, aynı B.4. Maddesi’nin (B) Fıkrası’ndaki rücu nedeni olarak “Trafik kurallarının ihlali” yerine “Trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali” ibaresi getirildi.

Değişiklikteki "ağır kusur ile ihlali" ibaresinin nasıl anlaşılacağı çok net belli olmamakla beraber, bu maddeyi sigorta şirketlerinin kendi lehlerine yorumlayacağını düşünüyoruz. Tali kusur derecesindeki bir ihlalin dahi sigorta şirketleri tarafından ağır kusur olarak nitelendirilip motorlu araç işletenlerine rücu etmeye çalışılmayacağı nasıl garanti edilecek?

Zorunlu trafik sigortasının ruhuna ve mantığına aykırı bu gibi durumların ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi için uyuşmazlıkların çözümünde biz hukukçulara önem bir görev düşüyor. Haksız şartlar içeren “tebliğ” niteliğindeki hukuk kuralları yerine, normlar hiyerarşisine; evrensel hukuk ilkelerine, anayasaya ve yukarıda bahsi geçen kanunlara uygun şekilde karar verilmesi için tüm tarafların üzerine düşeni yapması gerekiyor.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :