Avrupa Merkez Bankası iklim değişikliği raporu ve sigorta sektörüne etkisi

Avrupa, 2050 yılına kadar “iklim değişikliğinin etkilerinin tamamıyla yönetilebildiği ilk kıta” olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. ECB’nin (Avrupa Merkez Bankası), iklim değişikliği ve çevresel riskleri değerlendirdiği son raporunda, başta sürdürülebilir finans olmak üzere sigorta sektörünü doğrudan etkileyecek önemli tespit ve öneriler yer alıyor...

 Avrupa Birliği bünyesinde önemli ve son zamanlarda oldukça zor bir görevi yerine getiren ECB (Avrupa Merkez Bankası), iklim değişikliği ve çevresel riskleri değerlendirdiği raporunu yayınladı. Finansal sistem içerisinde bankacılık sektörünün bir parçası olmakla birlikte ECB ve ESFS (Avrupa Finansal Denetim Sistemi) çalışmaları birçok noktada benzer incelemelerin sigorta sektörü için de uygulanabileceğine dair bir hatırlatma veya ön uyarı özelliği taşıyor.

Bu bakış çerçevesinde ECB raporunun değerlendirmesini ve sigorta sektörü adına çıkarımlarımı sizinle paylaşmak istedim. Sigorta değer zinciri adımları özelindeki görüşlerim ve oluşturduğum anahtar performans ve risk kriterleri (KPI ve KRI) ise başka bir yazının konusu olacak...

 

AB, sürdürülebilir finansın da öncüsü

Öncelikle belirtmek gerekir ki iklim değişikliği artık “beklenen” kategorisinde bir risk değil. Bu risk çoktan gerçekleşti. Değişiklik gösterense zaman içerisinde artan etkisi ve dönüştürdüğü iklimsel ve ekonomik koşulların UW’den hasara, iç sistemlerden varlık yönetimine kadar sigorta sektörü içerisindeki bütün paydaşlar için artan belirleyici etkisi...

İklim değişikliğiyle kolektif bakış açısıyla uygulanabilir bir aksiyon planı ortaya koyan belki de tek kurum Avrupa Birliği. Hatırlanacağı gibi Avrupa Birliği Komisyonu, Paris (2015) ve EU Green Deal (2019) anlaşmalarını referans alarak Avrupa için 2050 yılına kadar “iklim değişikliğinin etkilerinin tamamıyla yönetilebildiği ilk kıta” olma hedefi belirlemişti. Komisyon, birçok faaliyetinde iklim değişikliğiyle mücadelede finans sektörüne büyük görev düştüğünü belirtiyor, sürdürülebilir finansın öneminin altını çiziyor.

“Sürdürülebilir finans”, sigorta sektörü için de yeni ancak hayati bir öneme sahip bir kavram. Yine hatırlanacağı gibi, kısa bir süre önce sigorta şirketleri kömür işletmelerini yatırım portföylerinden çıkarmış, bu da şirketler genelinde karbon emisyonlarının düşmesini sağlamıştı.

 Olası doğrudan etkiler ve geçiş dönemi riskleri

Avrupa Merkez Bankası, merakla beklenen raporunda, iklim değişikliğinin yol açtığı dönüşümle finansal sistemlerin yapısında da köklü değişikliklerin meydana geleceğine ve ülkelerin ekonomik faaliyetlerinin yeniden şekilleneceğine dikkat çekiyor. Süreç içerisinde fiziksel riskler ve geçiş dönemi riskleri ayrımına giden ECB, iklim değişikliğinin doğrudan etkilerini (artan yağış ve sıcaklık, deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda ortaya çıkacak toprak kayıpları, değişen iklim şartlarının tetikleyeceği göç dalgaları vb) fiziksel riskler içerisinde değerlendiriyor. Banka, sürdürülebilir finans sürecinin direkt ya da dolaylı etkilerini, daralan yatırım seçeneklerinin azalttığı yatırım gelirlerini, zayıflayan finansal yapı veya bozulan bilançoları, değişen UW ve risk analiz koşullarını vb ise geçiş dönemi riskleri altında sınıflandırıyor.

İklim değişikliğiyle mücadelenin Avrupa Birliği finans sektörü oyuncuları açısından hiç kolay olmayacağına dikkat çeken rapor, finansal kurumların zaten mevcut olan kredi riski, operasyonel risk, piyasa riski ve likidite riski değerlerinin de artacağını öngörüyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın finansal oyuncuların kendi bünyeleri haricinde bağımsız bilim kurulları ve üniversitelerin ilgili bölümleriyle işbirliği yapmasını önerdiği raporda, mevcut hasarların iklim değişikliğiyle birlikte değişen frekanslarına ve yıllara yayılma özelliklerine de dikkat çekiliyor.

EEA (Avrupa Çevre Ajansı) tarafından tespit edilen bölgesel bulguların da değerlendirildiği raporda, yaklaşan süreçte iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölge olarak Güney Avrupa öne çıkıyor. Batı Avrupa’nın kıyı bölgelerinde seller, Kuzey Avrupa’da ise nehirlerden kaynaklanan su baskınları yoğun olarak bekleniyor.

 Yepyeni bir bakış açısı

İklim değişikliğiyle ilgili alınması gereken aksiyonlar geciktikçe finansal kurumların taşıdığı ancak farkında olmadığı risklerin arttığına dikkat çeken Avrupa Merkez Bankası, kurumların finansal değerlemelerinin de doğal olarak yanlış olduğu ve finansal yapılarının görünenden daha kırılgan olduğu konusunda yatırımcıları uyarıyor. Bu kırılganlığın ortadan kalkması için finansal kurumların ivedilikle iklim değişikliğini kapsayan senaryolar geliştirerek stres testleri yapması öneriliyor. ECB, iklim değişikliğinin önce kurumların stratejik planlarında yer alması, orta ve uzun vadede ise alınması gereken aksiyonların iş planlarında belirtilmesi gerektiğini düşünüyor.

Raporda, Avrupa Birliği kurumlarının üzerinde uzun zamandır çalıştığı ve ESG (çevresel, sosyal ve yönetişimsel) risk grubuna dahil edilen iklim değişikliğiyle ilgili finansal kurumların risk iştahının belirlenmesi ve raporlanması için çalışmaların hızlandırılması öneriliyor. ECB, bu yöndeki çalışmaların yönetim tarafından içselleştirilmesi ve sürekli güncellenmesi gerektiğinin de altını çiziyor.

Analiz çalışmaları sonrasında elde edilen bulguların raporlanmasını da öngören ECB, yakın zamanda raporlama detaylarını ve frekansını da kamuoyuyla paylaşacak.

Sonuç olarak ECB, tıpkı risk yönetimi konusunda EIOPA’nın Solvency II ile planladığı gibi, yeni bir raporlama yükümlülüğü yerine bir mentalite değişikliği öngörüyor. Bu değişiklik sayesinde şirketlerin gerçek risk yapılarının ve dolayısıyla gerçek sermaye fazlalarının veya eksikliklerinin ortaya çıkacağı düşünülüyor. ECB, iş stratejileri ve risk iştahlarıyla birlikte kurumların politikalarını, prosedürlerini, süreçlerini, işlem ve risk limitlerini de kapsayacak geniş bir bakış açısını hakim kılmayı amaçlıyor.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :