Benim hâlâ umudum var

Türkiye’de 63 sigorta şirketi faaliyet gösteriyor. Hayat dışı alanlarda faaliyet gösterenler arasında kâr edebilenlerin sayısı deyim yerindeyse bir elin parmaklarını geçmiyor. Ama sektör bir şekilde büyüyor. Pirim üretimlerine bakıldığında her yıl ortalama yüzde 15 ile 20 arasında büyüme söz konusu.
Sektörde yabancı sermayeli şirketlerin ağırlığı epey fazla. Öyle ki en büyük 10 şirket arasında tamamen yerli sermayeli olanların sayısı sadece bir. Sektör genelinde yerli kalanların da bir ikisi hariç hepsinin gözü yine yabancı sermayede, satışta, evlilikte...
Yabancı sermayedarlara gelince… Bazıları Türkiye pazarına girdiklerine pişman, bazıları değil. Bu pazara bizlerden daha fazla inanan yabancı yatırımcılar var. Çünkü Türkiye dünyanın 18’inci ekonomisi olmasına karşılık sigorta pazarının büyüklüğü açısından 38’inci sırada yer alıyor. Kişi başına düşen prim üretimimizse bırakın gelişmiş ülkeleri, birçok Afrika ülkesine göre bile çok düşük...
Kısacası sektördeki rakamlar gelişmenin, büyümenin önünün açık olduğunu işaret ediyor. Ama ne zaman? Asıl mesele de bu zaten.
Ben bu sektörle 1990’lı yılların ortasında tanışmıştım. İlk tanıdığım yöneticilerden biri de AXA Sigorta Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan geçen ay ayrılan Cemal Ererdi olmuştu. Aradan 20 yıl geçmiş. Ererdi emekliliğini istedi sektörle yollarını ayırdı. Bu süreçte sektörde hep aynı şeyler konuşulup tartışıldı...
Öte yandan, geçen ay sektöre “yeni” bir oyuncu girdi. Aviva Sigorta, 27 yıl önce Commercial Union olarak başladığı Türkiye sigorta sektöründeki yolculuğuna UNICO Sigorta markasıyla devam etme kararı aldı. UNICO Sigorta Genel Müdürü Cenk Tabakoğlu, Türkiye pazarı ve sigorta sektörüne ilişkin beklentilerini paylaşınca 20 yılda katıldığım bine yakın toplantı aklıma geldi...
Her toplantıdan çıkan sonuç aynı aslında: Umut var ama ne zaman?

 

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :