BES-portföy-banka üçgeni

2013 yılı bireysel emeklilik sistemi (BES) için yeni bir dönüm noktası olacağa benziyor. Kesintilerin düşmesi ve yüzde 25 devlet desteğinin gelmesi sistemin cazibesini artırdı. Bu yeniliklerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da yine katılımcı lehine bir düzenlemeye girişti. Emeklilik Yatırım Fonları Yönetmeliği’ni değiştirmek için adım attı.

Bilindiği gibi BES’in üç önemli ayağı var. Birincisi katılımcı, ikincisi BES şirketi, üçüncüsü de katılımcının fonlarını yöneten portföy yönetim şirketi...

Bu üçgene baktığımızda, sistemi büyütmek adına en önemli adımın devlet desteği olduğu görülüyor. Çünkü artık katılımcıyı ikna etmek daha kolay. Nitekim gerek katılımcı sayısının gerekse katkı payı tutarının her ay hatırı sayılır şekilde arttığı dikkat çekiyor.

BES şirketleri de artık hedeflerine daha rahat ulaşıyor. Her yıl sisteme yeni katılımcıların girmesini sağlıyorlar. Bununla da kalmıyor, eski katılımcıları daha yüksek katkı payı ödemeye ikna edebiliyorlar. Böylece hedeflerine ulaşıyorlar.

Kısacası BES şirketleri başarılı. Sistemdeki fonlar sürekli büyüyor. Peki bu fonları kim yönetiyor? Genelde BES şirketinin kardeş şirketi olan portföy yönetim şirketleri...

Sistemin büyümesinde üçüncü ve belki de en önemli etken fonların getirisi. Bu sistemde getiri çok önemli ve belirleyici. Nitekim portföy yönetim şirketlerinin fon getirilerine bakıldığında yıllık yüzde 10-15’lere varan farklar göze çarpıyor.

Bu noktada iki emeklilik şirketi aynı performansla çalışıyor, yöneticileri de aynı başarıyı gösteriyor diyelim. Bu şirketlerden birinin portföy yönetim şirketi daha fazla getiri sağlıyorsa o daha başarılı sayılıyor. Peki bu tabloda diğer BES şirketinin yöneticilerinin suçu ne? Tamam, müşteriye karşı BES şirketinin yöneticileri sorumlu. Ama fonların yönetimi portföy şirketince yapılıyor. BES şirketinin portföy yönetim şirketine hesap sorma gibi bir lüksü yok. Çünkü o da iştirak yönetiyor, kendisi de... Ama fon yönetimindeki başarısızlığın faturası BES şirketi yöneticilerine çıkıyor. 

İşte SPK, bu yüzden Emeklilik Yatırım Fonları Yönetmeliği’ni değiştirmek üzere adım attı. En azından şimdilik öyle görünüyor.

SPK’nın emeklilik fonlarının yönetimiyle ilgili yapacağı değişiklik bazı BES şirketlerinden tam destek görüyor. Arkasında banka olan şirketlerde ise rahatsızlık yaratmışa benziyor. Nitekim bu adımdan sektörün bazı oyuncuları rahatsızlık duyunca SPK da geri adım atmak zorunda kaldı.

SPK, fon varlıklarının yüzde 30'unun, emeklilik şirketinin ilişkili olduğu grup dışındaki bir veya birden fazla portföy yönetim şirketi tarafından yönetilmesine imkan tanıyacaktı. Yani fon yönetimini rekabete açacaktı. SPK ve Hazine yetkilileri bu değişikliğin amacını, fon yönetiminde rekabeti artırmanın yanı sıra grup içindeki ilişki ve kurumsal yönetişimin olumsuz etkilerinin azaltılması olarak açıkladı. Sektörün büyük oyuncuları olan grup şirketleri ise bu değişikliğe şiddetle karşı çıktı. Çünkü komisyonları başka şirketlere aktarmak istemiyorlar.

Özellikle bankası olmayan ve sektörde nispeten küçük paya sahip bazı şirketler, rekabeti ve yatırımcının daha iyi getiri elde etmesini sağlayacağı için fon yönetiminin dışarıya açılmasına sıcak bakıyor. Bazıları ise fon yönetiminde grup şirketi tekelinin kırılmasından rahatsız olduğu için bu değişikliğe şiddetle karşı çıkıyor.

Bakalım bir orta yol bulunabilecek mi?..

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :