BES’e katılmak için 3 yeni itici güç

Merkezi Fon Platformu ile fon çeşitliliği zirve yapacak. Katılımcılar, farklı fon alternatiflerini değerlendirmek için emeklilik şirketi değiştirmek zorunda kalmayacak. Artık erken çıkış yapmak için bile kâğıt doldurmaya gerek kalmayacak. Yılda 6 defa olan fon değişikliği yapma limiti 12’ye yükseltildi...

 ---------------------------

 

İlk bireysel emeklilik sözleşmesinin satıldığı günden beri bireysel emeklilik aracılarının satış yaparken katılımcı adaylarına yönelttiği bir cümle var. Kişiden kişiye söyleniş tarzı değişebilir ama temel anlamı aynı: “Bunu 2-3 yıllık bir yatırım aracı olarak düşünmeyin, uzun vadeli düşünün, amaç sizin emekliliğinize yönelik bir yatırım olması...”

Bu cümlenin altında yatan neden, sözleşme satmaya çalıştıkları katılımcı adaylarının uzun vadeli düşünmeye alışkın olmaması ya da bilmemesi. Türk kültüründe böyle bir şey ne yazık ki var. Parayı para olarak biriktirme konusunda çok yetenekli değiliz. Hesabımızda biriken miktar arttıkça sanki boşta duruyor gibi gözümüze batmaya başlıyor. Tüketim güdümüz çalışıyor ve o parayı harcamak üzerine büyük bir motivasyon yaratıyoruz. Acaba bir telefon mu alsak? Bilgisayarı mı yenilesek? Evin mutfağını değiştirsek mi? Bir boya badana da iyi gider değil mi? Araba da bayağı eskidi, değiştirelim mi? Bu ve benzeri sorular içimizi kemiriyor da kemiriyor.

Zaten bireysel emeklilik sisteminin hayatımıza girmesinin temel sebeplerinden biri de buydu: Uzun vadeli yatırımları teşvik etmek ve bu yatırım sonucunda ülke içinde finansal bir kaynak yaratmak. BES için ödediğimiz paralarla alınan tüm fonlar, arka planda bir finansal kaynağın yaratılmasına vesile oluyor.

 

BES fonları yeterince uzun vadeli düşünülmüyor

Ancak başladığı ilk günden beri BES’in konunun tam anlamıyla hakkını verdiğini söylemek zor. Güncel verileri incelediğimizde, BES’e kendi isteğiyle giren katılımcıların yarısının (yüzde 49.3) emeklilik hakkı kazanmadan, kendi isteğiyle erken çıktığını görüyoruz. Ve erken çıkan katılımcıların da yarısı (yüzde 51.1) ilk 30 ayda çıkıyor. Yani diyebiliriz ki uzun vadeli olmasını umduğumuz bireysel emeklilik sözleşmelerinin ömrü 2-3 yılı geçmiyor.

Bu demek değil ki beklenen olmadı. BES’teki toplam fon tutarı 175 milyar TL’yi aştı. Gayri safi yurt içi hasılaya oranı yüzde 3’ün üzerinde. Bu önemli ama gelişmiş ülkelerde bu oranın daha yüksek olduğunu düşünürsek daha iyisi olabilirdi.

 

BES neden kısa vadeli yatırım aracı olarak görülüyor?

Bunun elbette sosyo-ekonomik sebepleri var ama BES’in 2001’den beri yaşadığı mevzuatsal gelişimlerin de bu durumda etkisi olduğunu düşünüyorum. Başta belirttiğim “Bunu 2-3 yıllık bir yatırım aracı olarak düşünmeyin, uzun vadeli düşünün, amaç sizin emekliliğinize yönelik bir yatırım olması” cümlesine geri dönelim. Yıllar içinde BES de daha kısa vadeli bir yatırım aracı olmaya yakınlaştı...

* Örneğin vergi muafiyeti yerine yüzde 25 devlet katkısı sistemi geldiğinde, artık getirisi diğer yatırım araçlarıyla net şekilde kıyaslanmaya başladı. İnsanlar döviz ve altındaki oranla bireysel emeklilikteki oranları kıyaslamaya ve yatırımlarını ona göre yönlendirmeye başladı

* Faizsiz fonların yaygınlaşıp öne çıkmasıyla bireysel emeklilik dışındaki yatırım araçları piyasasıyla da rekabet edebilmeye başladı. Faizden rahatsız olan kesimlerin artık bireysel emekliliği de bir alternatif yatırım aracı olarak görmesi sağlandı.

* Eskiden fon yönetim sorumluluğu sadece katılımcıdayken ve emeklilik şirketi sorumluluk almazken, yapılan düzenlemelerle artık fon portföy yönetiminin ve robo-danışmanlığın önü açıldı. Katılımcıların yalnız olmadıklarını görmeleri, yanlarında bir şirket olduğunu hissetmeleri sağlandı.

* Bütün bunların yanında, bireysel emeklilik stopaj oranlarının (devlet katkısı avantajıyla da birleştiğinde) diğer yatırım araçlarına göre düşük kalması -sistemde erken çıkmaya yönelik zorlaştırıcı ve caydırıcı tedbirler olmasına rağmen- katılımcıların bireysel emeklilik sistemini orta vadeli bir yatırım aracı olarak görmesine yol açabiliyor.

Şimdi ise mayıs ayında yayınlanan ve 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek mevzuat değişikliğine göre, bu durumu tetikleyen üç konu daha olacak.

 

Merkezi Fon Platformu (BEFAS)

Fon çeşitliliği artık zirve yapacak. Çünkü katılımcıların diğer emeklilik şirketlerinin sunduğu fonlara da erişimi sağlanıyor. Tüm emeklilik yatırım fonları merkezi bir platformdan (BEFAS) alınıp satılacak ve katılımcılar piyasadaki tüm şirketlerin fonlarını portföylerine ekleyebilecek. Bunun çeşitlilik anlamında çok önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum ve fon yönetiminde çok başarılı olmayan şirketlerin kendilerine çeki düzen vermesini zorunlu kılacak.

Emeklilik şirketlerinin kalıcı getiri sağlayabilmelerinin en etkili yolu, toplam fon tutarlarını büyütüp fon işletim gideri getirisi elde etmek. Şimdi ise katılımcıyı sisteme dahil etseniz bile, sizin değil başka bir şirketin fonlarını satın alabilecek. Katılımcılar farklı fon alternatiflerini değerlendirmek için emeklilik şirketi değiştirmek zorunda kalmayacak. Tüm fonlara erişim kolaylaşacak, böylece diğer yatırım araçlarında olduğu gibi bireysel emeklilik fonlarında da diledikleri gibi oynama yapabilecekler.

 

Dijitalleşme devrimi

Dijital bir devrim geliyor. Aslında salgınla birlikte geldi ve uygulanmaya başladı ancak şimdi resmileşiyor. Artık birçok işlem kâğıda gerek duymadan dijital ortamda da yapılabilecek. Fon değişikliklerini dijital olarak yapabilmek katılımcılar açısından inanılmaz bir kolaylık. Kısa vadeli yatırım araçlarından alışkın olunan internet ve mobil şubeden fon alım satım işlemleri BES’te de kullanılıyor ve bu durum sistemin kısa vadeli yatırım araçlarına bir alternatif olarak görülmelerini sağlayacak. Zira artık erken çıkış yapmak için dahi kâğıt doldurmanıza gerek kalmayacak.

 

Fon dağılım değişikliği hakkı

Son olarak, belki de en önemli düzenlemelerden biri de fon dağılım değişikliği hakkındaki üst limitin artması oldu. Eskiden katılımcılar yılda 6 defa fon değişikliği yapabiliyordu. Şimdi bu limit 12’ye yükseltildi. Bana göre 6 değişiklik hakkı sınırlaması, kısa vadeli yatırım araçlarından bireysel emekliliği ayıran en önemli özelliklerden biriydi. Çünkü uzun vadeli yatırımların en önemli özelliği sabretmeyi bilmektir. Sizin fonunuz kısa ve orta vadede inişli çıkışlı bir gidişat sergilese dahi, uzun vadede kayıplar ve kazançlar dengeleniyor, katılımcılar mağdur olmuyordu. İyi ve standart bir portföy yönetimi, sizi emeklilikte memnun etmek için yeterliydi. Seyrek gerçekleşebilecek büyük ekonomik gelişmelerden de negatif etkilenmemek için 6 adet fon değişiklik hakkı fazlasıyla yeterliydi. Ancak bireysel emeklilik fonlarını, kısa vadeli yatırım araçları gibi daha yakından takip etmek isteyen katılımcılar da vardı ve değişiklik hakları onlara yetmiyordu. Portföy yönetim danışmanlığı hizmetlerinin de giderek yaygınlaşmasıyla birlikte burada bir baskı oluştu ve değişiklik hakkı 12’ye yükseltildi.

 

Uzun vadeli yatırım için önlem alınması şart

Özetle, uzun vadeli ve emekliliğe yönelik bir yatırım aracı olması beklenen BES’in kısa vadeli yatırım araçlarıyla aynı kulvarda görünmesi ve algılanması için çok fazla sebep var ve yıllar içinde yapılan mevzuatsal değişiklikler de benim görüşüme göre bu algıyı sürekli olarak güçlendiriyor. Böyle bir ortamda BES’in uzun vadeli bir yatırım aracı olarak görülmesi, sözleşmelerin ortalama kıdem süresinin uzaması ve erken çıkış oranlarının azalması zor.

Bu tür düzenlemelerin temel sebebi, bireysel emeklilik fonlarındaki biriken ciddi miktarların ekonomik faydalarının görülmesi ve bunun daha da yükselmesinin istenmesi. Bu mutlaka önemli ama sistemin temel amacının yani emeklilikte katılımcılara ek gelir sağlama fonksiyonunun göz ardı edilmemesi ve burada biriken fon tutarlarının daha uzun vadeli olması için de ek önlemler alınması gerekiyor. En başta belirttiğim gibi, uzun vadeli birikim yapamama alışkanlığımızı kırabilmek için bu tür önlemler şart.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :