Bireysel emekliliğe bir de bu gözle bakalım

Emeklinin maaşına yapılan zam emekliyi yine güldürmedi. Bugünün emeklileri için yapacağımız bir şey yok. Ancak bugün çalışanların emeklilikleri için yapacağımız pek çok şey var...

Emeklilerimizin ekonomik halleri sürekli haber konusu. Emekli maaşının değişen yaşam koşulları karşısında yetersizliği/azlığı, onlarca yıldır maaşların bir türlü iyileştirilememesi haberlerin konusu. (Norveç’i gezen, İzlanda’ya giden, Küba’yı gören, dünya kupasının final maçı için kıtalar arası uçan işçi emeklisi haberlerini henüz göremedik.)

Elimizde güçlü bir tespit var: Devletin verdiği emeklilik maaşları hiçbir zaman yeterli olmayacak. Ben demiyorum. İşin matematiği söylüyor. (Merak edenler, çeyrek asırdır yerinde sayan aktif/pasif oranlarını araştırmaya başlayabilir.) Çalışanlar bugünden bir şey yapmazlarsa emeklilik döneminde bu haberlerin konusu olmaya devam edecek.

Geçmişte iyi kurgulanmış, özel emeklilik planları yoktu. Bu sebeple bugünkü emeklilerin ek gelir ya da ikinci maaş şansına sahip olmaları mümkün olamadı. Bugünün çalışanları için iş değişti. Çünkü sadece devletin emeklilik sistemiyle emeklilik dönemlerini planlamak zorunda değiller. Kendileri de çalışırken emeklilik dönemleri için aktif olabilir ve sorumluluk alabilirler. Emeklilik döneminde ihtiyaç duyacakları maddi gücü bugünden planlayarak güvenli bir şekilde ve kolayca(!) buna erişebilirler. Emeklilik ve hayat sigortası şirketleri son 10 yıldır emeklilik ve yaşlılık dönemi için çalışanların ihtiyacını karşılayan ürünler ve hizmetler geliştirdi. Her geçen gün de tecrübe kazandılar.

Popülerleşen hayat sigortaları, gönüllü bireysel emeklilik ve otomatik katılım sistemiyle dahil olunan bireysel emeklilik sistemi dünyada tecrübe edilmiş, bizde de başarıyla uygulanan sistemler.

Özellikle otomatik katılım, çalışanların emeklilik dönemlerini planlamaya başlamaları açısından -düşük maliyetle, hiçbir giriş masrafı ödemeden, işverenleri aracılığıyla dahil olması sebebiyle- kolay, önemli bir vesile. Hatta fırsat. En büyük işverenlerin bile istisna tutulmadığı bir sistem, otomatik katılım. Yani işveren odaklı değil, çalışan odaklı tasarlandı. İşveren için yeni görevler, sorumluluklar, operasyonel yük ve ek maliyet demek. İşverenin itiraz ve direnç göstermesi anlaşılır. Ancak çalışanın ara vermeyi bile düşünmeden direkt cayması (sistemden çıkması) anlaşılabilir değil. Bir düşünün, “Bugünün emeklilerine geçmişteki işverenlerinin dahil ettiği bireysel emeklilik planından her ay 1500 TL ek maaş ödemesi sağlanacak” desek, buna itirazları olur mu? Konu bu kadar basit.

Cayma oranlarının yüksekliği sistemin başarısız olduğu anlamına gelmez. Sistemi işverene anlattığımız kadar çalışana anlat(a)madığımızı gösterir. Teşvikleri ve mevzuatta çekimser kaldığımız yerleri düzeltmemiz gerektiğini gösterir. Burası sektörü ve otoriteyi ilgilendiriyor. Sistemde kalma sabrını göstermesi gereken de çalışandır. Çalışan geleceğinin sorumluluğunu almalıdır. Otorite, işverenler ve emeklilik şirketleri artık bu konuyu konuşmalı. Otomatik katılımı broşür bilgisiyle görünen halinden çıkarmanın zamanı geldi.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :