Dijitalleşmeyi abartmayın ama aksiyonunuzu da alın

Alışverişlerde internet kullanımının artması sigorta sektörünün en çok konuştuğu konulardan biri haline geldi. Son dönemlerde herkes dijital kanallardan poliçe satışının sektörü nasıl etkileyeceğini tartışıyor. Acente, banka, broker gibi klasik satış kanallarının ardından akıllı telefon, bilgisayar ya da tabletlerle internet üzerinden yapılan satışlar da sektörün gündemini meşgul etmeye başladı. 
Henüz toplam prim içerisindeki payı yüzde 1’lerle ifade edilse de tartışmalar sürüyor. Düşünsenize, toplam prim üretiminde payı yüzde 1 bile olmayan dijital satışların gündemdeki payı neredeyse yüzde 90’larda. Sektörde konuşulma oranı ile satış kanallarındaki payı kıyaslandığında büyük bir dengesizlik var. Bana kalırsa bu konu bugünlerde hak ettiğinden fazla konuşuluyor.
Evet, şimdilik şirket yöneticilerinde bu konuda gereksiz bir panik havası görsek de belirli ürünlerde dijital satışların payının önümüzdeki 10 yılda beklentilerin çok daha fazla üzerinde artacağını öngörmek mümkün.
Nitekim hemen her şirket şimdiden önlemini almaya başladı. Yeni programlar yazılıyor, yeni sistemler, yeni ekipler kuruluyor. Bu alana giren ya da girmeyi düşünen her şirket doğal olarak acentelerinin tepkisiyle de karşılaşıyor. 
Peki bu sorun nasıl çözülecek? Görünen o ki şirketler ne acentelerden vazgeçecek ne de dijitalleşmenin önünde durabilecek. O halde çözüm acenteleri bu sürece hazırlamakla başlayacak. Burada görev yine şirketlere düşecek. Bir acente birden fazla sigorta şirketiyle çalışabiliyorsa bir sigorta şirketi de birden fazla dağıtım kanalıyla çalışabilmeli. Çalışıyor da zaten. Elbette bu kanalların biri de dijital olacak. 
Buradaki asıl sorun portföy mülkiyeti. Acentenin sigorta şirketiyle tanıştırdığı bir müşteriye sigorta şirketi direkt satış yaparsa belirli bir komisyon vermesi gerekecek. Yani portföy mülkiyeti yeniden tanımlanacak ve çok daha önemli hale gelecek. Şirketler acentesine, acente de şirketine güvenecek. Acenteyle şirket arasında güven ilişkisi varsa dijitalleşme kimseyi rahatsız etmeyecek. Yoksa bu süreç çok daha sancılı olacak. 
ERGO Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Yıldırım Türe, dijitalleşmeden bahsederken, acentelerine “İşler iyi giderken şirketle acente arasındaki ilişkiler de iyidir. İşler kötüleştiğinde sorunlar başlar. Bizim şirket farklı. Bir gün düşüp yerde kalırsanız, bilin ki sizi kaldırmak için biz orada olacağız” diye sesleniyor. Bence de bütün mesele bu. Söyleyen ciddiyse ve acente de onu anlıyorsa arada üzülecek, kırılacak bir sorun olmayacaktır. 

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :