Düzenlemeler yılı!

Bir yıl daha geride kaldı. 2015, kısaca bölge için kargaşanın, Türkiye için seçimlerin, sektör içinse düzenlemelerin konuşulduğu bir yıl oldu...Hepsini sıralamaya gerek yok, sektör için birçok yeni düzenleme yapıldı ve hepsi de çokça tartışıldı. Kısa, orta ve uzun vade için olası yararları, zararları yazılıp çizildi. Genel olarak tabloya bakıldığında bir memnuniyetsizlik var. Deyim yerindeyse, Louis Aragon’un “Mutlu aşk yoktur” şiirindeki gibi bir tablo ortaya çıktı. Sonuçlardan şirketler, sermayedarlar, yöneticiler, çalışanlar, kısacası sektörün hiçbir bileşeni memnun değil.

Mesela bireysel emeklilik sistemindeki tablo hayli ilginç bir hale geldi. Emeklilik lisansı olduğu halde uzun süredir BES satmayan şirketler var. Bazıları elindeki mevcut portföyü diğer şirketlere satıp Türkiye’den çıkmak için görüşmelere bile başladı. Yeni düzenlemelerle birlikte, arkasında banka olmayan BES şirketlerinin ayakta kalma şansı yok denecek kadar azaldı. Çünkü söz konusu düzenlemeler şirketlerin zaten uzun olan kâr etme sürecini daha da uzatıyor. Bu tablo da büyük umutlarla Türkiye pazarına giren ve yatırım yapan sermayedarların sabrını taşırıyor.

Otorite, sisteme dahil olanları yüzde 25 katkı payı vererek desteklerken, emeklilik şirketlerinin kâr edeceği kalemleri kıstı. Bu da şirketleri küstürdü. 

Sonuç olarak arkasında banka desteği olan 4-5 şirket bu alanda rekabet ederken diğerlerinin çok da iştahlı olduğunu söylemek doğru olmaz. BES’te şirketler kâr marjlarından, katılımcılarsa getirilerden memnun değil.

Şimdilik sadece hazır parayı yönetmekle sorumlu olan portföy yönetim şirketleri memnun görünüyor. Peki bu tablo sürdürülebilir mi? O nu da zaman gösterecek.

Elementer tarafta da tablo farklı değil. Şirketlerin kârsızlık sorunu geçen yıl da sürdü. Düzenlemelerin etkisi kârsızlıkla birleşince, şirketler sürekli sermaye enjekte etmek zorunda kalıyor. Bunu yabancı sermayeli şirketlerin patronlarına anlatmak kolay değil. Özellikle trafik branşında sektörün zararı çığ gibi büyüyor.

Şirketler satmak istemiyor ama ürün zorunlu. Satmamak için acente komisyonlarını düşürme yoluna gidiyorlar. Ona da engeller getiriliyor.

Tablo öyle bir hale geldi ki, sermaye düşmanı olarak büyüyen nesiller bile artık sermayedarı savunur hale geldi. Elbette tüketici memnuniyeti önemli ama tüketiciyi memnun edecek düzenlemeler yaparken sermayedarı da ürkütmemek gerekiyor. “Nasıl olsa sektör yabancılaştı, biz de yaptık oldu” mantığıyla hareket edilirse sektör darbe almaya devam eder. Biz de fetvalara bağlı olarak katılım sigortacılığı etrafında dönmeye başlarız.

Yeni şeylerin konuşulacağı yeni bir yıl dileğiyle...

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :