Fijital pazarlama (phygital marketing)

Fiziksel ve dijital dünyanın ayrışmadığı bir dünya; bu dünyada geleneksel olan pek çok kavram yerini yeni oluşumlara bırakıyor... Dağıtım kanalına müşterinin gelmesini beklemesek, bizim işimiz gidilesi bir iş, bunu dijitalde yapsak...

2015 Microsoft Dijital Eğilim Raporu, tüketicilerin yaklaşık yüzde 50'sinin "fiziksel dünyalarıyla kesintisiz entegrasyon olanağı sağlayan markalarla etkileşime geçme ihtimalinin daha yüksek olduğunu” keşfetti...
Aibaba CEO’su Daniel Zhang, “Dünyayı gerçek ve sanal ekonomiler olarak ayırmıyoruz. Sadece eski ve yeni olarak nitelendiriyoruz. Perakendenin değişimi ve attığımız bu adı, uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip” diyor...
Meslekten arkadaşlarla sürekli tartışıyoruz, “sektörün geleceği nasıl şekillenecek” diye. Yukarıdaki tespit ve söz aslında inşa edilen yeni dünyayı bize işaret ediyor: Fiziksel ve dijital dünyanın ayrışmadığı bir dünya; bu dünyada geleneksel olan pek çok kavram yerini yeni oluşumlara bırakıyor. 2007 yılında ilk defa Amerikan Reklam Ajansları Birliği Başkanı’ndan duyduğumuz “fijital” (phygital) kavramı fiziksel ve dijitalin beraber var olabileceği, bir bütün olarak hareket edebileceği bir sistemin habercisi olarak hayatımıza girdi.
Aslında çok basit, dijital kanallar kullanılarak tüketiciye fiziksel ortamlarda dokunabilmek, onlarla birebir iletişime geçebilmek demek. Akıllı telefonlarla da müthiş bir hızla yayıldı.
Fijital pazarlamayla erişim maliyeti düşük, fiziksel çıktısı olan ve tüketiciye dokunan projeler üretiliyor. Restoranlar, oteller, marketler, perakendeciler müşterileriyle etkileşime girmek ve onları etkilemek için fijital işler yapıyorlar.
3D yazıcılar ve sanal gerçeklik bu pazarlamayı hayatımıza çok hızlı bir şekilde adapte etti. QR kodları, Bitaksi ya da Getir desem sanırım daha aşina olacağız.
Fijital pazarlama maliyetin düşüklüğü yanında, beğeniyi, memnuniyeti, ödülü, yarışmayı, geri bildirimi, istatistik verilerini hızlı bir şekilde ve mobil olarak tespit etmeyi mümkün kılıyor. Oyunlar, kampanyalar, yarışmalar düzenleniyor, hatta markalar arası yeni iş birlikleri mümkün oluyor. Mağazalar müşterilere götürülüyor. Hal böyle olunca şöyle düşünmeye başlıyorum:
“Dağıtım kanalına müşterinin gelmesini beklemesek, bizim işimiz gidilesi bir iş, bunu dijitalde yapsak...”
Fijital pazarlama sektörlere yön vermeye başladı bile. Müşteriyi, işi, geliri çeşitlendirmeye çalışan emeklilik ve sigorta şirketleri fijital pazarlama konusunda neler yapıyor? Aşağıdaki sorulara nasıl yanıt verirler:
* Şirketler yerelden küresel pazara hızlı bir sıçrayış yapabilecek mi?
* Şirketlerin ürün iyileştirme/geliştirme süreçleri müşteriden ne kadar etkileniyor ve müşteri hizmet talepleri hangi hızla cevap buluyor?
* Müşteri ilişkilerindeki yeni boyut nedir?
* Dağıtım kanalları fijital pazarlamaya ayak uydurabilir mi?
* Genç sigortalı adayları şirketlerin ne kadar gündeminde?
* Dijital dünyadaki markanız için müşteri sadakatini nasıl ölçecek ve yöneteceksiniz?
Soruların cevapları ayrı bir tartışma konusu. Umarım sektör için faydalı cevaplar bulunur.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :