Müşteriyi memnun ederken sermayedarı unuttuk!

“Müşteri memnuniyeti” son yılların anahtar sözcüğü. Hemen her sektörde faaliyet gösteren şirketlerdeki yöneticilerin ağzına sakız oldu bu kavram. Elbette müşteri memnuniyeti önemli. Ancak biz müşterileri memnun etmeye çalışırken sermayedarları unuttuk. Bu unutkanlığın faturası da büyük oldu

Müşteriler kadar sermayedarları da düşünmek önemli. Elbette sermayedar müşteriler, müşteri de sermayedar için var. Bu tartışma, yumurta-civciv tartışmasını aratmayacak kadar birbiriyle ilintili. Ancak “Müşteri memnun olursa sermayedar zaten memnun olur” sözlerinin gerçeği yansıtmadığı da zamanla görüldü…

Son yıllarda yabancı sermaye, sigorta ve bireysel emeklilik sektörüne çok yatırım yaptı. Türkiye’deki şirketlere büyük sermayeler aktardılar. Birçok şirket satın aldılar, yeni şirketler kurdular. Bu şirketlerin başına da neredeyse Avrupa standartlarını aratmayacak ücretlerle yönetici transfer ettiler. (Aylık 110 bin, 300 bin lira alanı mı dersin, yıllık 500 bin dolarlık sözleşme yapanı mı?.. Sanki bu ücretler şirketler sürekli zarar ettirilsin diye verildi...)

Kısacası sermayedar olarak yapılması gereken her şeyi yaptılar. Ama yine de aradan 5-6 yıl gibi zaman geçmesine karşın bir türlü bu yatırımlarının sonuçlarını alamadılar. Yatırımlarının karşılığını alamadıkları gibi, buradaki şirketlerine sürekli para koymak zorunda kaldılar. Elbette bu şirketlerin sermayelerini güçlendirmek için aktardıkları paraların büyük bir bölümünü yasal düzenlemeler gereği koydular. Ancak hiç de azımsanmayacak bölümünü de yanlış yönetici seçimi sonucu koymak zorunda kaldılar. Sonuçta faturalar ağır oldu. Yanlış tercihle göreve gelen üst düzey yöneticiler bol sıfırlı bonuslarını alıp şirketlerden ayrılmak zorunda kalsalar da geriye mutsuz çalışanlar, mutsuz müşteriler ve mutsuz sermayedarlar bıraktı.

Tablo böyle olunca sermayedarlar da yatırımlarını gözden geçirmeye başladı. Artık kimsenin bir ülkeye yatırım yapıp da 20 yıl sonrasını düşünmek gibi lüksü yok. Sermaye eskiye oranla daha değerli. Onun için bir an önce sonuçlarından faydalanmak istiyorlar.

ERGO Türkiye, yeniden yapılandı. BES faaliyetlerini askıya aldı. Şimdi herkes “Sırada kim var” diye birbirine soruyor. Bu sektörde banka olmadan iş yapmak kolay değil. BES kârlı değil, rekabet eskiye oranla daha zor. Kârlılık da 10 yıldan önce mümkün değil. Onun için hak vermek lazım.

Yabancı bir BES şirketinin 5 yıldır başında olan bir genel müdür, şirketi 5 yıldır kâr edememişken “Bu yıl da 35 milyon lira zarar bütçesi aldım” diye herkese gülerek anlatıyor. Bu anlayış tüm sektörde normal karşılanıyorsa durup bir kez daha düşünmek lazım. Yakında bu tür yöneticiler de bol sıfırlı bonuslarını alıp sektörden giderler ama bıraktığı izler ağır oluyor.

Onun için bu sektörün Hazinesi, yöneticileri, basın hatta müşterileri olarak oturup bir dakika da olsa sermayedarın mutluluğu için düşünmemiz gerekiyor.

Sermayedarların yöneticilerden daha rasyonel olduğunu unutmazsak hata yapma olasılığımız da azalacaktır.

 

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :