Para nerede?

Şimdi size ilginç bir birikimli hayat sigortası hikayesi anlatacağım. Olay yeni sayılır. Hafızalarımızda yer alan yüksek enflasyonlu dönemlere ait değil. Hani süre sonunda toplam birikimini görünce herkesin şoke olduğu 1990’lı yıllara ait de değil...

Hikaye 2001 yılında başlıyor. Dr. Sıtkı Kuşkaya, 2001 yılının ekim ayında şirketin birinden özel birikim sigortası poliçesi yaptırıyor. Her yıl sürekli olarak birikim hesabına ödemelerini yapıyor. Yani 10 yıl boyunca her ay kredi kartından otomatik olarak ödemeleri aralıksız yapılıyor. 10 yıllık süre bittikten üç yıl sonra 2014’te, hak sahibi olarak “Vade Gelim Talep Formu” doldurup birikimlerini almak istiyor.

İşte o aşamada yabancı bir sigorta devinin şirketi satın aldığını ve unvanının da değiştiğini öğrenmiş oluyor.

Şirketi arıyor ama oradaki görevli kendilerinde hesabı olmadığını söylüyor. “Nasıl olur, 10 yıl ödeme yaptım” deyince, şirketteki görevli içeride biriken 13 bin lirasının Hazine’ye devredildiğini açıklıyor. “Peki paramı alabilir miyim” diye sorunca da Hazine’yi aramasını öneriyor. Hazine Müsteşarlığı, Güvence Hesabı, orası burası derken bir sonuç alamıyor. Paranın nereye aktarıldığını bilen birileri yok...

Peki para neden Hazine’ye aktarılıyor? Sigorta alacaklarında zaman aşımının iki yıl olduğu, iki yılın sonunda alınmayan paraların şirket bünyesinde tutulmadığı söyleniyor. Peki birikimli hayat sigortası bir sigorta alacağı mıdır?

Mantıksal olarak değil. Sigorta alacağı, hasar karşılığı sigorta şirketinden tahsil etmeniz gereken para olarak tanımlanıyor. Birikimli hayat sigortası ise sizin biriktirdiğiniz paralarla oluşuyor. Aslında mevduat gibi emanete verilmiş para...

Bankacılık Kanunu’na göre, bankadaki paranız için yaklaşık 10 yıldır işlem yapılmıyorsa o tutar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devrediliyor. Bankalarda unutulan paralar için süre 10, sigorta şirketinde unutulan paralar içinse iki yıl.

Komik mi değil mi kararı siz verin?

Olayın sonu ne mi oldu? Mahkemeye taşındı ve sigorta şirketine 10 yıl boyunca para yatıran bir sigortalı, 10 yıllık sürenin sonunu iki yıl geçirdi diye parasını tahsil etmek için değil nereye aktarıldığını öğrenmek için avukat tuttu.

Gerçekten ben de merak ettim. Dr. Sıtkı Kuşkaya’nın parası acaba nerede? Şirketin bilançosunda bir yerlerde duruyor olabilir mi? Yoksa gerçekten Hazine’ye aktarıldı ve duble yol yapımında mı kullanıldı? Geri alma umudu var mı? Şirket mi haklı sigortalı mı?

Her yıl sürekli yatırdığı katkı payını artırması için arayan sigorta şirketindeki görevli ya da acente, 10 yıllık süre dolduğu zaman “Süreniz doldu, yıllardır biz komisyonumuzu aldık, gelin siz de birikiminizi alın alın” diye bir kez olsun müşterisini aramaz mı? Bir mail ya da bir SMS atamaz mı?

Bu hikayeye bakıp da “Türkiye’de bu tür sigortalara ilgi yok” diye yakınmaya kimsenin hakkı olmamalı. Şimdi siz Sıtkı Bey’e BES’in, birikimli hayat sigortasının ne kadar iyi ve gerekli bir sistem olduğunu anlatabilir misiniz? Ben anlatamadım. Anlatabileceğini iddia eden bir babayiğit varsa iletişim bilgileri bende var?

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :