Sigorta acenteleri neyin peşinde?

Görünen köy kılavuz istemezken acentelerdeki bu kayıtsızlık herhalde “yakın körlüğü” olsa gerek. İstediğiniz kadar SWOT analizi yapın. Acente sahibini aksiyona geçiremezseniz, hepsi hikaye. Esnaf acentenin son çırpınışı...

Ekmeğinin,
Günü kurtarmanın,
Geleceğinin,
Komisyonunun,
Diğer sigorta acentelerinin,
Bankaların,
İşini sürdürmenin,
Müşterinin,
Endişelerinin,
Hasarın...
Yıl sonu geldi ve sigorta acenteleri yılı iyi kapatmak için hummalı şekilde çalışıyor. Trafik ve kasko peşinde… Pek çoğu işletmesinin 11 aylık verimlilik, kârlılık, büyüme ve hedef gerçekleştirme (!) hayalini kenara bırakalı çok oldu. Satış, hasar ve yenileme telaşı ve operasyonel yoğunluk içinde yirmi dört saat su gibi geçiyor. “Su gibi geçiyor” deyince aslında acente olma işi suya batıyor farkında değil...
Ne mi demek istiyorum?
Acentelerin yüzde 50’si yıllık 500 bin TL’nin altında prim üretiyor. (Hazine’nin rakamları böyle söylüyor.) Bu prim üretimiyle acente ofiste iki kişi istihdam edemez. Kendisi ya da eşiyle sigortacılık yapmak zorunda kalır. Nitelikli personeli işinde çalıştıramaz. Çünkü gücü yetmez. Nitelikli personel olmayınca ofisten çıkamaz, operasyon ve satış arasında gününü harcar, bitirir. Kendine zaman ayıramaz, kendini geliştiremez. 
Bu gelişim işi teknik ve kişisel gelişim anlamındadır. Gelişemezse işini günün koşullarına hazırlayamaz. Günün koşullarını işletmesinde oluşturmaz temposu düşer, köhneleşir, işine olan heyecanını kaybeder. Sadece bu değil, para da kazanamaz. Hatta para kaybetmeye başlar. En kötüsü de bu dönemdir. Saçma sapan finansal kararlarla aile hayatını tehdit eden riskler alır. Özel hayatını da kaybetmeye başlar. Sonuç, malumun ilanı: İflas, moralsizlik, başarısızlık ve geçim derdi, yeni çırpınışlar, bıkkınlık...
Görünen köy kılavuz istemezken acentelerdeki bu kayıtsızlık herhalde “yakın körlüğü” olsa gerek. İstediğiniz kadar SWOT analizi yapın. Acente sahibini aksiyona geçiremezseniz, hepsi hikaye. Esnaf acentenin son çırpınışı.
“Ölçemediğin şeyi yönetemezsin” derler, portföyünü ölç. Bak kârlı mısın değil misin? Neden?
Patron sen misin yoksa işin matematiği mi? Patronluğu matematiğe bırakma zamanı gelmedi mi?
Rakip dediğin acentelerle komisyon paylaşımı dışında yeni işbirliği imkanları var mı? Varsa ne duruyorsun? Neyi bekliyorsun?
Yeni gelir sağlayıcı hizmetler ve ürünler neler? Araştırdın mı?
İşini bir işletmeyi yönetir gibi yönetmek için eğitim ve danışmanlık almaya ne dersin?
Bütün bu soruları sormak için en doğru zaman dündü. İkinci en doğru zaman şu an. Bence yazıyı okumayı bırakıp soruların yanıtlarını aramalısın.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :