Tek koltuk, 300 yolcu

Yapı Kredi Sigorta’nın daha önceki adının “Halk Sigorta” olduğunu sektör dışından pek az hatırlayan vardır sanırım. “Halk Bankası iştiraki” algısı yarattığı için şirketin unvanı Yapı Kredi Sigorta olarak değiştirildi.
Yapı Kredi Sigorta Grubu, önce TMSF’nin banka yönetime el koymasıyla sahip değiştirdi. Ardından UniCredit ve Koç’un Yapı Kredi Bankası’nı almasıyla ikinci kez değişiklik yaşandı. Ancak her iki değişiklikte de yönetim kurulu üyeleri hariç yönetim kadrosuyla pek oynanmadı. Tabii dönemin murahhas azası Erhan Dumanlı’nın, Ali İhsan Karacan’la anlaşamamasından dolayı istifa etmesini saymazsak. Erhan Dumanlı’nın görevden ayrılmasıyla, Yapı Kredi Sigorta’nın tepe yönetimine içeriden bir atama (Murat Güvenel) yapılarak, sistem korunmuştu...
İlk el değiştirmede, çalışanlar neredeyse hiçbir şey hissetmedi. İkinci el değiştirmedeyse Koç Topluluğu’nun genel uygulama esasları gündeme gelmekle birlikte, yönetim kademesinde herhangi bir değişiklik olmadı. Organizasyon yapısı aynen korundu. Bunun temel nedeni de banka yönetiminin ağırlıklı olarak sigorta grubu yönetiminde de yer almasıydı.
Başından beri bilindiği gibi UniCredit, sigortacılığı bilen ya da seven bir grup değildi. Bu grup er ya da geç, sadece bildiği ve sevdiği konu olan bankacılığa ağırlık verip, sigortacılıktan çekilecekti.
Bu nedenlerle Allianz’ın Yapı Kredi Sigorta’nın sahipliği, ilk iki değişiklikten farklı. İşe üst düzeyden başlandı ve neredeyse eski tepe yönetiminden kimse kalmadı. Yapı Kredi Sigorta’nın genel müdürü emekliliğini istedi ve ayrıldı. Yapı Kredi Emeklilik’in genel müdürü ise yerini korumakla birlikte, neredeyse genel müdür yardımcısı statüsüne düşürüldü. Diğer genel müdür yardımcıları da direktör seviyesine düşürülüp, Allianz kökenli genel müdür yardımcılarına bağlandı...
Artık hepimizin çok iyi bildiği gibi, 25 yılını Yapı Kredi Sigorta Grubu’na veren Banu Darcan, bu uygulamayı kabullenmeyerek şirketle yollarını ayırdı. Sadece Yapı Kredi Emeklilik’te Genel Müdür Yardımcısı olan Bülent Eriş yerini korudu. Hatta bir kademe yukarı çıktı...

Şimdi ne olacak?
Çalışanlar açısından bakarsak, üst düzeydeki bu değişikliklerin ardından benzer değişiklikleri orta ve alt düzeyde de göreceğiz. Yeni atanan üst yönetim, kendi tanıdığı ve güvendiği kişilerle çalışmak isteyecek ve büyük olasılıkla bir kıyım yaşanacak.
Allianz yönetiminin elinde 300 kişilik liste olduğu söyleniyor. Çünkü müdürlüklerin birleşmesiyle iki müdür ve sadece bir koltuk olacak. O tek koltuğa da Allianz kökenli bir yöneticinin oturması da sürpriz sayılmayacak.
Acenteler açısından olaya bakıldığında, Yapı Kredi Sigorta acentelerinin huzurları kaçtı. Şimdiden rakip şirketlerle portföy anlaşmaları yapmaya başlamışlar bile. Çünkü rakipler ellerini ovuşturuyor ve bu satışı fırsata çevirmek için her şeyi deneyecekler. Eğer Allianz yönetimi elini çabuk tutmazsa portföy kaybı yüzde 20’lere kadar çıkabilir. Buradaki soru, bu değişikliklerden sonra Allianz yönetiminin yüzde kaçlık bir portföy kaybına hazırlıklı olduğu... Mutlaka bir öngörüleri, hesapları vardır. Bu öngörülerin üzerindeki portföy kaybı Allianz yönetiminin de keyfini kaçırabilir.
Müşteriler açısından olaya bakıldığında, bu değişikliğe en geç tepkiyi müşterilerin vereceği söylenebilir. Poliçe yenileme tarihlerine kadar bekleyip, yenileme koşullarında ve özellikle istisnalarda bir değişiklik olup olmadığına göre karar verecekler.

Allianz ne yap(ma)malı?
Eğer yeni yönetim “Bu şirkette artık bizim borumuz ötecek, sizin daha önce yaptığınız her şey yanlıştı, doğrusunu biz biliriz” tavrıyla yaklaşırsa; hem yıllarını bu şirkete veren çalışanlara haksızlık yapmış olur hem de “Bu şirket madem bu kadar kötüydü, o zaman niye aldınız“ sorusuna yanıt bulamazlar.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :