Trafikteki ilginç veriler

 Sigorta sektörünün gündemini zorunlu trafik sigortalarındaki fiyat artışı ve kârsızlıkmeşgul etmeye ediyor. Peki sorunun kaynağı ne? Maddeler halinde ele alalım:

• Ekim 2015 itibarıyla trafikte kayıtlı 19.7 milyon aracın 16 milyonunun zorunlu trafik sigortası var. Buna göre sigorta yaptırma oranı yüzde 80. Zorunlu trafik sigortasının hayat dışı branşlardaki payı yüzde 22’lerde.

• Müşteriye ulaşmanın tek yolu olduğu için şirketler bu üründen vazgeçemiyor. 

• Sigorta şirketleri trafik branşından 10 yılda 7 milyar lira zarar etti.  Bu branşın zararı diğerlerinin kârını yemekle kalmadı, şirketlerin özsermayelerini de eritti. 

• Zararın başlıca nedenleri; teminat tanımlarında netlik olmaması ve farklı yorumların oluşması, hesaplamalarda standart olmayışı, döviz kurundaki aşırı dalgalanma ve bunun sonucunda yedek parça maliyetlerindeki kontrol edilemeyen artışlar, geriye dönük uygulanan yargı kararları şeklinde sıralanabilir.

• Asgari ücretin 1.300 TL’ye çıkmasının bile sektöre 1.5 ile 3 milyar TL arasında maliyet getireceği söyleniyor.

• Bedeni tazminatların ödenen toplam hasar içindeki payı son yıllarda artarak yüzde 50’nin üzerine çıktı. Son 5 yılda ortalama bedeni tazminat tutarı yüzde 311, maddi hasar tutarı ise yüzde 36 arttı. Buna karşılık sigorta primleri yüzde 54 artış gösterdi. 

• 2008’den sonra kanunda net olmayan konularla ilgili mahkemeler daha çok tüketici lehine kararlar vermeye başladı.

• Trafik sigortalarında alınan primlerin belirli bir oranı tedavi masrafları için SGK’ya devredilmesine karşılık tüketici, SGK’nın ödemediği sağlık sorunları için şirkete dava açıyor. Mahkeme, sigorta şirketine tazminat ödetiyor. Sigorta şirketi “Ya primi SGK’ya devretmeyeyim ya da tazminat ödemeyeyim” diyor ama dinleyen yok.  

• Yıllık 500 lira primle trafik sigortası alan bir ticari araç sahibi, yılda 10 kez kaza yapıp sigorta şirketine 1.5 milyon liralık hasar ödetebiliyor. Şirket ertesi yıl bu sürücünün primini artırmak isteyince Hazine, “Primleri serbestçe belirlersin ama istediğin gibi artıramazsın” deyip tavan fiyat uygulaması getiriyor.  

• Petrolün varil fiyatı 110 dolarken motorinin litresi 2 liraya satılıyordu. Şimdi varil fiyatı 30 doların altındayken motorinin litresi yaklaşık 3.5 lira. Bu konuda sesini çıkarmayan taksiciler, trafik sigortası primleri arttı diye tarife zammı istiyor.   

• Şirketler yüksek hasar frekansına sahip müşterilerin fiyatını artıramayınca diğerlerininkini artırmaya başlıyor. Sesi daha gür çıkan 20 bin müşteri için 15 milyon 980 kişinin primi artıyor. 400 lira prim ödeyenlerden 1.000 lira isteniyor...  Bütün bu uygulamaları ben anlamıyorken şirketlerin yöneticileri yurtdışındaki sermayedarlarına nasıl anlatıyor merak ediyorum. Peki ne yapmalı?

• Sektörün yüzde 80’i yabancılaştı diye mahkemelerin ve Hazine’nin uygulamalarının da yabancılaşması gerekmiyor. 

• Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı; yasal boşlukların mahkeme kararıyla doldurulması önlenmeli.

• Yeni düzenlemelerin geriye yönelik etkisi sınırlandırılmalı.

• Serbest tarife sisteminden vazgeçilmemeli. Sistem bir kere esnerse gerisi gelir... Evet, herkesin memnun olmadığı bir dönemde tüketici açısından asıl sorun fiyatların artması değil, eskiden çok ucuz olmasıydı. Merak etmeyin, önümüzdeki yıl normal trende dönülünce hepimiz alışırız.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :