Tutunamayanlar

Ödeyen katılımcı, karar veren ve tüm yükümlülükleri üstlenen işveren. Emeklilik şirketlerininse yoğun rekabet altında, minimum gelirlerle ve bir yığın yaptırımla iş yapması gerekiyor. 2017, her kesim için “tutunabilme” dönemi olacak...

2017’nin ilk yarısı bitmek üzere. Otomatik katılım (OtoKat) ile sisteme girenlerin kalıcılığı beklenenin çok altında seyrediyor. Amacına ulaşamayacağını, yeni düzenlemelerle yama çözümler aranacağını daha öncesinde söylemiştik...

Tekrarlamakta fayda görüyoruz. Ödeyenin katılımcı, karar vericininse işveren olduğu, tüm yükümlülüklerin işverene yüklendiği bir sistem kurgulandı. Kanun koyucu tüm motivasyonu çalışanlara sağladı. Kesintiler minimum, katkılar/destekler azamiydi. Ancak emeklilik şirketlerinin gelirleri kısıtlı olunca hizmet ayağında ciddi aksamalar görüldü.

Kısacası kimsenin katılımcıya dokunmadığı/dokunamadığı bir sistem görünümünde otomatik katılım.
İşveren açısından bakacak olursak, zorunluluk kısmı tamamen onda. Teknik bilgi ve destek alabileceği kaynaklar son derece sınırlı. Emeklilik şirketlerinin işi başından aşkın ve önce kendilerini düşünmek zorunda. İşverenin imzaladığı/imzalayacağı OtoKat sözleşmeleriyle hangi yükümlülükleri üstlendiğini takip edebilmesi, işyerinin insan kaynakları politikasıyla uyumlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi gibi teknik sorunlarla baş başa kaldılar, kalacaklar. Üstelik bu sorunları çözebilecek, yol gösterebilecek yetkin personel bulmaları zor. Bulsalar bile bu hem bir risk hem de bir maliyet!

Diğer tarafta emeklilik şirketi var. 18 emeklilik şirketinin rekabeti altında, minimum gelirlerle, bir yığın yaptırımla iş yapmaları gerekiyor. Nitelikli hizmet üretebilmeleri bir mucize. Katılımcılara/çalışanlara yeterli desteği hangi kaynakla verebilecekler?

En önemli motivasyon kaynağı unutulmuş!
Peki ya çalışanlar, diğer adıyla katkı yapanların durumu nedir? Bakıldığında tüm motivasyon kaynakları çalışanlara verilmiş. 1000 TL ek devlet katkısına ilave olarak yüzde 25 devlet katkısı alacaklar. Üzerine cayma durumunda zarar etmeyecekler. Kesinti kalemi yok denecek düzeyde. Ancak en önemli motivasyon kaynağı unutulmuş. Bilgi!

Çalışan, özünde üç seçenekle baş başa bırakılmış: 1. Ayrılabilir/Cayabilir. 2. Ara verebilir. 3. Devam edebilir.

İyi ama hangi koşulda, hangi seçeneği seçmeli? Onun için iyi olan seçenek hangisi?
Sizce bu koşullarda çalışan, işverene sorsa hangi yanıtı alacak? Bu yanıt doğru mu? Çalışanın menfaatine mi? Emin misiniz?

Emeklilik şirketine soracak olsa peki? Bir yetkiliye ulaşabilecek mi? Ulaştı diyelim. Aldığı yanıta güvenebilecek mi?

“2017 ile bireysel emeklilik sisteminin ‘tutundurma’ dönemi başlayacak demiştik.

Sağlıcakla kalın...

Not: Yazımızın başlığına ilham veren Oğuz Atay’ı rahmetle anıyorum.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :