Yata da kata da sigorta gerek!

Denizler güzelliklerle olduğu kadar tehlikelerle de dolu. Eskiler altından su, üzerinde hava olan yerlerin insana huzur verdiği kadar güvensiz olduğunu da söyler. Biz de yaz aylarına doğru adım attığımız bu dönemde yat sigortalarını derledik.

2014 yılı verilerine göre Türkiye’de 20 bin civarında yatın sigortası var. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, yat turizmi için önemli bir ülke. Nitekim geç de olsa Türk vatandaşları arasında da yat merakı yayılmaya başladı. Orta ve üst gelir grubuna mensup kesimde, büyük şehirlerin stresinden kurtulup maviliklere yelken açmak isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Hafta sonu keyfi için, hobi amaçlı başlayan bu süreç zamanla belirli bir kesim tarafından bir yaşam tarzına dönüştürüldü.

Yat almak, denize açılmak, marinada yer kiralamak eskiye göre ucuzlasa da bu zevk için hala önemli bir para harcamak gerekiyor. Tabii harcanan para ne kadar yüksekse risk de o kadar artıyor. Bu yüzden risklere karşı sigorta yaptırmak şart.

Yat sigortalarının primleri uygun, teminatları ise oldukça geniş. Örneğin, 200 bin dolarlık bir yat için sigorta yaptırmak isterseniz 1.500 dolar prim ödemeniz yeterli olabiliyor. Önemli olan, her sigorta türünde olduğu gibi bu üründe de ihtiyaçlarınızı doğru belirleyip ona göre tercih yapmanız. Özellikle teminatların iyi belirlenmesi gerekiyor. Ek prim ödeyip oldukça geniş kapsamlı asistans hizmetlerinden de yararlanmanız mümkün...

Bu ayki içeriğimiz sadece yat sigortalarıyla sınırlı değil elbette. Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen ile trafik sigortalarındaki son durumu konuştuk. Malum bu branşta tablo vahim. Artık işin ucu herkese dokunduğu için rahatsızlık duyan kesimlerin ölçeği genişledi. İş bürokrasi boyutunu aşıp siyasilere kadar uzandı. Konu en üst seviyede tartışılınca da sorunun çözümü için adeta herkes seferber oldu. Hem bu süreci hem de konunun bu aşamaya nasıl geldiğini Uğur Gülen’e sorduk...

Sigorta sektörü için aktüerlik önemli. Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinde Genco Fas’a bu konuda mikrofon uzattık. “Kimler, hangi koşullarda, nasıl aktüer olabilir” de dahil merak edilen tüm sorulara yanıt aradık. İşsizliğin arttığı bir ortamda bir iki kişiye faydası olursa ne mutlu bize...

Sinan ile Dalkan her zamanki gibi BES’teki gelişmeleri yorumlarken, Zeynep de küresel sigorta sektöründe yaşananları derledi. Serra Hocamız ise her ay olduğu gibi, kimsenin gelirinden memnun olmadığı BES fonlarının reytingini yaptı. 

Kısacası yine dopdolu bir dergiyle karşınızdayız.      

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :