Bir holdingin çöküş öyküsü: ATAÇ içeriden vurgun yedi

ATAÇ’ın CEO’su ve avukatı 31 bin Euro sermaye ile fon şirketi kurup hisseleri kurtaracağız vaadiyle bedelsiz olarak aldı. Şirket yönetimini de ele geçiren ikili hiçbir taahhüdü yerine getirmeyince ailelerinin şahsi mallarına haciz geldi

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 02.08.2022 - 09:16
    Son Güncelleme: 07.08.2022 - 21:51

Şirket hisselerinin 12 liradan 40 kuruşa kadar düşmesinin en önemli nedeni Metin Yüksel başta olmak üzere hissedarların blok satışıydı. 8 Haziran 2011’de 3.8 liradan halka arz olan Ataç İnşaat, 31 Aralık 2013’te Gözaltı Pazarı’na alındı. Borsa yönetiminin aldığı kararda, “şirketin borçlarını ödeyememesi, özkaynakları aşan yüksek döviz açık pozisyonu ve sermaye açığı, 132 milyon TL tutarında 421 adet icra takibi bulunması” gibi gerekçelere dikkat çekildi. 

Cumhuriyet'ten Miyase İlknur'un haberine göre şirket ortaklarından Lale Çalık Sarper, bu süreçte danışmanların ve muhasebe-finans bölümü yöneticilerinin bilerek ve isteyerek yönetim kurulu üyelerini yanılttıkları her işlemi doğru ve yasal gösterdikleri birtakım manipülasyonlarla borsada şirket hisseleriyle oynayarak şahsi menfaat sağlandığını öne sürerek suç duyurusunda bulundu.

"UZMAN BİR AVUKAT VAR"

Halka açıldıktan sonra aradığı maddi kaynağı bulamayan ATAÇ grubu, borcu katlanırken nakit akış sıkıntısı çekmektedir. İflas erteleme için başvuru yapmak için harekete geçilecekken şirkete danışman olarak alınan SPK üyesi Metin Yüksel, “Borç batağına girmiş şirketler konusunda uzman bir avukat var. Adı Murat Uysal, bir de ona gidelim” diye teklifte bulunur.

Murat Uysal, Metin Yüksel’e hiç de yabancı olmayan bir isimdir. Zira daha önce de borsada halka açık şirketleden Latek Holding’in Genpower Jenaröter’e muvazzalı şekilde satışında şirket kasasına konması gereken paranın buharlaşması nedeniyle şirket yönetiminde bulanan Murat Uysal ve Metin Yüksel hakkında SPK suç duyurusunda bulunmuştu. 

BAŞKA ÇARE KALMADI

Metin Yüksel böylece eski iş ortağı ile bu kez de ATAÇ İnşaat AŞ’de bir araya gelmek istiyor.

İşçilerin ve diğer alacaklıların hergün kapılarına dayanan şirket hisedarları SPK’de uzman olarak çalışmış Metin Yüksel’in önerisini kabul etmekten başka çaresi yoktu. Murat Uysal’a giderek kendileri hukuki konuda danışmanlık yapması için anlaşırlar. Murat Uysal, ısrarla “İflas ertelemeye gitmeyin” diyerek engeller. 

Uysal, önce birçok davayı kendisinin müdahil olmasıyla kazanıldığını anlatarak Halil Ataman’ın güvenini kazanır. Artık aile Murat Uysal’ın ağzına bakmaktadır. Bir gün aileye müjdeli bir haberle gelir. Yurtdışındaki bir fon şirketinden ATAÇ’a kredi verilecektir. Bu şirket Hong Kong’da kurulmuş United International Trading Group Limited’dir. 

Peki kurucusu kim dersiniz?

Av. Murat Uysal’ın ta kendisi.

CEKETLERINI ALIP GITTİLER

United Trading’in sözleşme öncesinde bir şartı vardır. ATAÇ şirketinin mali yapısını ve şirketin yeniden faal hale gelip gelemeyeceğini altı ay boyunca inceledikten sonra sözleşme imzalayacaktır. Bunun için de şirketin yönetim kurulunun bu şirketin önereceği isimlere devri şarttır. Denize düşen yılana sarılır misali para gelip borçları ödenecek diye sevinen ATAÇ’ın Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ataman ile Hüseyin Çalık yönetimden istifa ederler. Boşalan yönetim kurulu üyeliklerine ise sözde fon şirketini temsilen Av. Murat Uysal ile Abdullah Sami Akşemsettinoğlu getirilir.

Akşemsettinoğlu da getirilince kare tamamlanır. Bu kişi Latek Holding’in Genpower’a satılması olayında Uysal ve Yüksel’le birlikte SPK tarafından hakkında suç duyurusunda bulunanlar arasında. Ancak kareye bir ismin daha girmesi gereklidir. O da yıllardan beri ATAÇ’da finans müdürlüğü ve CEO’luk yapan Mustafa Deniz Ak’tır. Sonradan şirket yönetim kuruluna genel kurul kararı olmadan giren Murat Uysal’ın kardeşi Serhat Uysal da girince kare tamamlanacaktır. İleriki süreçte Metin Yüksel, Murat Uysal, Mustafa Deniz Ak, Serhat Uysal ve Abdullah Sami Akşemsettinoğlu’nun yolları başka şirketlerde de kesişecektir. Uysal, şirketi yıllardır yöneten Mustafa Deniz Ak’ın da yönetime girmesinin iyi olacağını söyleyince hem Ataman hem de Çalık aileleri bu öneriyi kabul eder.

ETİK KURALLARI YERLE BİR

Biri şirketin CEO’su diğeri avukatı olan kişilerin kendi şirketleri ile sözleşme imzalayan diğer şirketlerin hem kurucusu hem de vekili olması etik kurallarını yerle bir ediyor.

İLGİLİ YASALARIN İHLALİ DEMEKTİR

United Trading ile ATAÇ arasında bir taslak sözleşme hazırlanır. Bu sözleşme taslağına bakıldığında bazı çarpıklıklar görülüyor. Bir kere hangi dilde olursa olsun tüzel kişi şirketler bir anlaşmanın tarafı ise mutlaka şirketin tam ünvanı, sicil numarası, bazı durumlarda vergi numarası ve tam açık adresi bulunur. Bu anlaşmalarda bu bilgiler yok. İmzalı tek anlaşmada United’ı temsil eden imza P.D.H’nin açık ismi ve pasaport numarası yok. Anlaşmanın sözleşme tekniği açısından çok kötü olması bir kenara, halka açık bir şirketin taraf olduğu bu hisse satım sözleşmesindeki 5.1 “Gizlilik” maddesi yoluyla KAP ve SPK’den gizlenmesi konu ile ilgili tüm yasaların ihlali anlamına gelir. Burada bir kötü niyet olduğu açık. Zira KAP’ta açıklanır açıklanmaz gizlenmeye çalışılan niyet başlamadan sona ererdi. 

Anlaşmadaki Md. 4.7. dikkat çekici. Faseltur Mustafa Çalık’a ait ise anlaşmada bunca borcu olan ATAÇ’ın neden sadece Faseltur’a olan borçları konusunda acele bir baskı olmuş anlamak mümkün değil. Satıcıların şahsi malvarlıklarının Faseltur tarafından satışının yapılması istenilmiş. Bir şekilde Faseltur’a gidecek paraların alıcıya transferinin planlanmış olabileceği düşüncesi akla gelmiyor değil.

Son anlaşmada yazılı adresten şirketin Hong Kong’da mukim olduğu anlaşılıyor. United International Trading Group Limited’in 2009 Kasım ayında kurulmuş olduğu ve halihazırda da şirket kaydının devam ettiği ancak resmi olarak faaliyetlerinin sona erdiği görülüyor.

TELOS DA MURAT UYSAL’IN ÇIKIYOR

United International Trading’le sözleşme imzalanmıyor. Çünkü SPK bu şirketle yapılan görüşmelerin KAP’a bildirilmemesini yasalara aykırı olduğunu belirten bir açıklama yapıyor. Ancak Murat Uysal da pes etmiyor. Bu kez de bir Rus şirketinin ATAÇ’a talip olduğu yalanını söylüyor. Rus şirketinin Lüksemburg’da kurulu TELOS Investment S.A isimli bir şirketi olduğunu ve sözleşmenin bu şirket üzerinden yapılacağını bildiriyor. 

Rus kökenli olduğu söylenen TELOS Investments S.A’nın kurucusu kim peki?

Murat Uysal ve yıllarca ATAÇ’ta yöneticilik yapmış Mustafa Deniz Ak. Bu bilgileri Ataman ve Çalık ailesi bizden öğrenince şaşkınlıktan küçük dillerini yuttular. TELOS şirketine sonradan Murat Uysal’ın kardeşi Serhat Uysal da hissedar olacaktır.

TELOS şirketi ile imzalanan sözleşme United Trading tarafından hazırlanan taslak sözleşmeye oranla oldukça profesyoneldir. O nedenle her ne kadar kurucuları Mustafa Deniz Ak ve Murat Uysal görünüyorsa da arkasında Sezgin Baran Korkmaz olma ihtimalini akla getiriyor.

 Şubat 2014’te Ataç İnşaat tarafından KAP’a şu açıklama yapılır; “TELOS Investments S.A. arasında Hisse Alım Satım Anlaşması imzalanmıştır.” Burada ilginç olan TELOS fon şirketi sözleşme imzalandıktan sonra kurulmasıdır. Sözleşme 2014’ün şubat ayında imzalanırken TELOS aynı yılın mart ayında kurulmuştur. 

BEDELSİZ DEVRETTİLER

ATAÇ’ın yüzde 75’ini temsil eden Ataman ailesinin fertleri Halil Ataman, Fatma Ataman Kızılırmak, Leyla Ataman, İnci ataman Figanmeşe yapılan sözleşme gereği hisselerini TELOS Investment S.A’ya bedelsiz olarak devredince Hüseyin Çalık da hissesini bedelsiz olarak devreder. Hisselerini devretmeyen tek hissedar Sevinç Ataman’dır.



Etiketler: ATAÇ HOLDING
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
Bir holdingin çöküş öyküsü: ATAÇ içeriden vurgun yedi