Oto sigortalarıyla tutundu, finansal sigortalarla büyüyor

Sektörün en hızlı büyüyen, en çok dikkat çeken, en çok konuşulup tartışılan şirketlerinden Quick Sigorta, portföyünde otonun payını azaltıp başta finansal sigortalar, oto dışı sigortalara ağırlık vermeye başladı

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 07.01.2022 - 13:58
    Son Güncelleme: 30.06.2022 - 18:16

Sektörün en hızlı büyüyen, en çok dikkat çeken, en çok konuşulup tartışılan şirketlerinden Quick Sigorta, portföyünde otonun payını azaltıp başta finansal sigortalar, oto dışı sigortalara ağırlık vermeye başladı. Maher Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, “Sigortacılığın sadece risk yönetimi değil aynı zamanda fon yönetimi olduğunu iyi biliyoruz. Hiçbir zaman piyasa bozucu fiyat rekabetine girmedik, hesapsız kitapsız satış yapmadık. Bundan sora da yapmayacağız. Önümüzdeki dönemde finansal sigortalarda daha çok büyüyeceğiz” diyor...

Quick Sigorta adı gibi sektörün en hızlı büyüyen şirketlerinden biri. Hatta en hızlı büyüyeni... Kuruluşunun üzerinden 5 yıl bile geçmeden aktif büyüklüğünde ilk 10 şirket arasına girmeyi başardı. Sektörde bir başarı hikayesi yazdı. Bu alana yeni giren, girmek isteyen birçok sermayedara örnek oldu, onları umutlandırdı. Böyle bir hikaye bir daha yazılır mı bilinmez ama doğru zamanda doğru hamleler yaparak adından söz ettirmeyi başardı.

Quick Sigorta, her yeni şirket gibi ilk döneminde kasko ve zorunlu trafik sigortalarında büyüdü. Açık konuşmak gerekirse bu büyüme sektörün dikkatini çekti ve çokça eleştirildi. Ancak şirket, portföyündeki bu dengesizliği doğru risk yönetimi ve doğru fon yönetimiyle bertaraf etti. Yüzde 100’e yaklaşan oto sigortaları portföyünün payını yüzde 80’lere indirdi. Şimdi ise oto dışı ve  finansal sigortalarda daha çok büyümeyi hedefliyor.

Maher Sigorta Grubu Başkanı ve Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar, fiyat rekabetinden oto branşındaki küçülmeye, finansal sigortalara bakışlarından yeni büyüme planlarına kadar her sorumuzu açıklıkla yanıtladı...

2021 yılı sigorta sektörü ve şirketiniz açısından nasıl geçti?

2020 yılında olduğu gibi yine salgın sürecinin etkisinde geçti. Sektördeki büyüme sürdü. Doğal afetler ve kurlardaki artışın etkileri hissedildi. Bildiğiniz gibi Quick Sigorta olarak Maher Holding bünyesinde faaliyet gösteriyoruz. Grubumuzun Corpus Sigorta adında bir şirketi daha var. Maher Sigorta Grubu olarak değerlendirdiğimizde bizim için verimli bir yıl oldu. Toplam prim üretimi açısından ciddi bir artış olmasa da büyüdüğümüz bir yıl oldu. Toplam büyümede önceki yılları yakalayamadık ama alt kırılımlarına baktığımızda çok daha sağlıklı ve sektörün oldukça üzerinde yüksek büyüme oranlarına ulaştık.

Bunu nasıl sağladınız?

Oto sigortalarında, özellikle de zorunlu trafik branşında fiyat rekabetinin etkin olduğu bir dönemde kendi fiyatlarımızı koruduk. Bu alanda fiyat rekabetine girmedik. Aktüeryal ve teknik olarak fiyatlar hangi noktada olması gerekiyorsa o noktaları koruyarak satış yaptık.

Oto sigortalarında küçüldünüz mü?

Bir yandan CEO’muzun müthiş öngörüleriyle,  otoda maliyetlerin kontrol edilemeyeceğini görüp diğer yandan içinde bulunduğumuz rekabet ortamı oto sigortalarında fiyatları aşağıya çekince trafik ve kasko tarafında Mayıs’tan sonra frene bastık. Geçen yıl oto sigortaları dışında yüzde 200’lere varan büyümeler gördük. Sadece tek bir branşta değil birçok branşta bu oranlara ulaştık.

Kefalet sigortalarından mı bahsediyorsunuz? Bu oranda büyüdüğünüz başka branşlar da var mı?

Grup olarak sadece kefalet değil, yangın, mühendislik, nakliyat, sorumluluk, tekne, havacılık gibi tüm oto dışı sigorta branşlarında hızlı büyüdük diyebilirim. Özellikle de finansal sigortalarda çok iyi performans gösterdik. Sektörde liderlik ettiğimiz bu branşlardaki büyümemiz, sağlıklı bir portföy dengesi sağladı. Dolayısıyla kârlılığı da olumlu etkiledi. Bugün kurlardaki hareketlilik, asgari ücret artışı, otomobil ve yedek parça fiyatlarındaki yükselişe bakıldığında ne kadar doğru bir strateji izlediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.

Grubunuz da çok ön planda, Maher Holding olarak geçen yıl neler yaptınız?

2021, grubumuz geneli açısından da iyi bir yıl oldu. Maher Holding çok ciddi yatırımlar yaptı. Bu yatırımların en önemlisi de AND Gayrimenkul Yatırımları şirketinin grubumuz bünyesine katılması ve “MHR Gayrimenkul” olarak faaliyetlerine devam etmesi oldu. AND Kozyatağı Plaza’nın adı da Quick Tower olarak değiştirildi. Biz de artık yeni yıl itibarıyla yeni yerimizde hizmet vermeye başlayacağız. İyi yatırımlar yapıp iki sigorta şirketiyle birlikte sektörde kısa sürede kökleşen bir grup olduk. Sigortacılık dışındaki finans alanlarına da gireceğiz. BDDK ‘dan “Quick Finansman” şirketinin kuruluş iznini aldık. “QPay” markasıyla ödeme şirketi kurmak için de çalışmalara başladık. Grubumuzun bilişim, enerji, eğitim, inşaat alanlarında yatırımları zaten vardı. Banka dışı finans alanlarında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Kısacası büyümeye devam ediyoruz.

Sigortaya dönecek olursak, Grubunuzun toplam portföyü içinde oto sigortalarının payı yüzde kaça indi?

Son verilere bakıldığında yüzde 74’e kadar indi. Sektör ortalamalarına geldik diyebilirim.

Bu oranla sektörün en çok eleştirilen şirketi olmaktan kurtuldunuz mu?

Doğrusu bizi bu konuda niye eleştiriyorlar anlamak zor. Şahsen bu eleştirileri hiç anlamadım. Çünkü biz fon ve risk yönetimini yerli yerinde kullanan bir şirketiz. Sigortacılığın sadece risk yönetimi değil fon yönetimi olduğunu da iyi biliyoruz… Hiçbir zaman piyasa bozucu davranışlar sergilemedik. Bunu sürekli söylüyoruz. Biz piyasaya ilk girdiğimizde de fiyat rekabeti yapmadık, Oto sigortalarında büyürken fiyat rekabeti yaparak portföy oluşturmadık. Piyasada poliçe bulunmuyordu.  Öncelikle arz güvenliğini sağlayıp doğru fiyattan poliçe sattık. Çok değil 1 yıl sonra bizim doğru yaptığımız ortaya çıktı. Neden derseniz, bizim verdiğimiz fiyatların altında fiyatlarla kasko ve trafik sigortası satılmaya başlandı. Şirketler cesaretlendi, daha önce bu branşta hiç poliçe kesmeyenler bile satmaya başladı. Üstelik daha düşük fiyatlarla... Komisyon tarafında da fiyat tarafında da piyasa bozucu bir hareket yapmadık. Aktüeryal hesaplamalarımız doğrultusunda fiyatı belirledik.

Son dönemlerde çok sayıda yeni ürünle anıldınız? Sektörde şöyle bir algı var: Yeni ürünlerin adı var ama talep oluşmadığı ya da altyapısı olmadığı için kendisi yok...

Son dönemlerde etkin olduğumuz ve büyüme stratejimizi üzerine kurguladığımız finansal sigortaları biz icat etmedik. İcat etiklerimiz, sektörle bizim tanıştırdıklarımız var ama kefalet sigortasını biz icat etmedik. Bu genel şartları olan bir üründü. Biz bu ürünleri PR (halkla ilişkiler) malzemesi olmaktan kurtardık. Belki bir iki tane sembolik amaçlı poliçe kesilmişti ama bunlar PR amaçlı kullanılan ürünlerdi. Bizse genel satışa açtık.

Peki bu ürünlere yeteri kadar ilgi var mı?

Kamu ihalelerinde on binlerce kefalet sigortası sattık. Quick Sigorta’nın 70 kişiden oluşan, sayıca az olsa da nitelikli bir ekibi var. Bu ekibin büyük bir kısmı finansal sigortalarda uzmanlığı olan insanlar. Bu işi sorumluluk sigortaları altında yapmıyoruz. Ayrı bir iş kolu olarak görüyoruz ve ona göre bölümlerimiz, ekiplerimiz var. Finansal sigortalarla ilgili 5-6 farklı bölümde çalışan ekip arkadaşlarımız var. Ciddi yatırımlar yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu alanda küçük bankalarda olduğu kadar insan çalıştırıyoruz. Finansal sigortalar için 2018 yılından bu yana binlerce poliçe ürettik. Kefalet sigortalarında sektörün yüzde 70 üretimini biz yapıyoruz. Eylül 2021 sonu itibarıyla kefalet sigortalarında 40 milyon TL prim üretimine ulaştık. Bina tamamlama sigortası poliçelerinin yüzde 100’ü bize ait. Lisanslı depoculukta ise bankaların da önündeyiz.

Finansal sigortalar holdingin bir vizyonu mu?

Grup şirketlerimizin yönetim kurulları, sermayedarımız ve üst yöneticilerimizden oluşuyor. Holdingin finans alanında büyüme vizyonunu, CEO’muz ve sigorta şirketimizin kurucusu Levent (Uluçeçen) Bey ve ekibi olarak biz belirliyoruz. Dolayısıyla holdingin vizyonuyla profesyonel yöneticilerinin vizyonu arasında bir fark yok. Ekip olarak çoklu kanal yapısında satılan finansal ürünler ve finansal sigortalara yatırım yapmak üzere vizyon belirledik, bu alanlarda büyümeye devam edeceğiz.

Sizce diğer şirketler neden bu kadar ilgili değil?

Türkiye’nin kendine özgü dinamikleri var. Şirketlerin de kendine özgü yapıları. Biz bu dinamikleri ve yapıları iyi biliyoruz. Dolayısıyla bu alanlarda yabancı şirketlerin değil de bizim büyümemiz normal. Çünkü Türkiye’de sadece bilançolarıyla değerlendirilemeyecek çok şirket var. Sahaya da yerel bilgiye de hakim bir şirketiz. Türkiye’nin her tarafına yayılmış dağıtım kanallarımız var ve bu insanların sözüne güvenerek hızlı adımlar atıp hızlı kararlar verebiliyoruz.

Geçen yıl çok sayıda doğal afet yaşandı, kurlar hızlı yükseldi. 2022 için ne tür önlemler aldınız?

Evet, geçen yıl sel, deprem, yangın gibi doğal afetler sıkça yaşandı. Doğal afetlerin zararı büyük oldu ama sektöre yansıması düşük kaldı. Yangınlar oluyor, seller görülüyor ama hasar alan yok. Çünkü sigorta penetrasyonu düşük. Sel hasarları olduğunda “Poliçe satışını durduralım” diyen arkadaşlara “Hayır, satalım” diyen bir şirketiz. “Bir farkındalık oluştu, talep varsa bu dönem satmayacaksak ne zaman satacağız” dedim. Suistimal farklı, hasarsız bir insanın selden, fırtınadan korkarak sigorta alması farklı. O zaman satmazsak, bu insanlarla barışıp penetrasyonu artıramayız. Ama yine de çok poliçe alan olmadı. Kötü olan şu ki olumsuz koşullarda bile poliçeye talep artmadı. Çünkü farkındalık yok.

Primler pahalı diye mi talep etmiyorlar?

Hayır. Prim bedeliyle ilgisi yok. Biz sigortacılar olarak yangın ve sel teminatını konut poliçesinin içinde zaten bedava veriyoruz. Teminatlar sürekli genişliyor, primler daralıyor. Bu da sigorta bilinciyle ilgili bir durum.

İçinde bulunduğumuz ortamda, enflasyon ve kurların arttığı bir dönemde sigortaya ilgi azalır mı artar mı?

Şu anda ekonomik sıkıntı var ve insanların varlığını koruması daha da zorlaştı. Sahip olduğumuz evimizin, arabamızın önemi de değeri de arttı. Eskiden işler iyiyken telefonun kırılırsa yenisini almak daha kolaydı. Ama böyle ortamlarda zor. İşler kötüyken nasıl yenileyeceksin? Bu ortamda sigortaya daha fazla ihtiyaç var. Malvarlıklarını yerine koymanın zorlaştığı ortamda sigortaya ilginin artması lazım. Bence sigortanın daha fazla öne çıkacağı, önemseneceği bir döneme girdik.

Sizin bir de “basiretli tacir” sloganınız var...

Evet. Bizim için basiretli tacir kavramı çok önemli. Türk Ticaret Kanunu, “Tacir faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi davranmak zorundadır” diyor. Bir işyerinin sigorta yaptırmaktan daha basiretli nasıl bir faaliyeti olabilir ki? Yanan ya da sel altında kalan işyerlerinde üretim duruyor, istihdam kayboluyor, demirbaşlar zarar görüyor, devletin vergi gelirleri düşüyor. Sen bir iş insanı olarak üretim yapıyorsan, maliyetlerine sigorta primini yansıtıp işinde devamlılığı sağlaman lazım. Bir işyeri için en basiretli iş sigorta yaptırmaktır. Bu açıdan bakınca da sigorta kanunen zorunlu bir enstrümandır.

Quick Sigorta’nın sektördeki konumunu değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’de sigorta şirketleri genelde prim üretimine göre sınıflandırılıyor. Üretim sıralaması önemli mi, bence değil. Çünkü üretim yapmak çok kolay. Fiyat ve acente komisyonuyla oynayıp üretimi istediğin zaman artırabilirsin. Finansal şirketlerde asıl aktif büyüklüğe bakmak lazım. Bu açıdan Quick Sigorta ilk 10 arasında. Corpus ile konsolide olarak değerlendirildiğinde ise grup olarak en büyük 8 şirket arasındayız. Rezervlerimiz de kuvvetli. Bu alanda muhafazakarız. Yıl sonu sonuçlarıyla birlikte daha iyi durumda olacağız.

Banka satış kanalında yoksunuz, neden?

Biz bankasüransa girmedik. Yine de büyüyoruz. Acentelerimizi güçlendirip onları finansal market haline getirmek istiyoruz. Maher Sigorta Grubu katarında her acentenin bir kompartımanı olsun istiyoruz. Köklü şirketlerin acenteleri bile bize geliyor artık. Çünkü bundan sonra onları bir yerlere bizim taşıyacağımıza inanıyorlar.

QUICK, TAMAMLAYICI SAĞLIĞA DA SIRA DIŞI BİR GİRİŞ YAPACAK!

Ahmet Yaşar, bu yılın başında tamamlayıcı sağlık sigortasına da gireceklerini söylüyor. “Böylece esnaftan tacire, oto sigortalarından sağlığa, finansal sigortalardan KOBİ sigortalarına kadar her alanda faaliyet gösteren ürün gamı en geniş şirket olacağız. Türkiye’nin en büyük, yerli ve bağımsız sigorta grubu olarak büyümeye devam edeceğiz” diyor.

Tamamlayıcı sağlık sigortası için de uzman bir ekip kurduklarını belirten Ahmet Yaşar, bu branşla ilgili beklenti ve hedefleri de şöyle anlatıyor: “Bu alanda da bakış açısını değiştireceğiz. Anadolu’daki sigortalılarımıza yaşadıkları bölgenin ihtiyacını karşılayacak şekilde ve oraların fiyatıyla ürün vereceğiz. Her ilin kendine özgü fiyatı olacak. Kahramanmaraş’taki özel hastaneyi kullanan sigortalıya İstanbul’daki hastane ağının fiyatını ödetmeyeceğiz örneğin. Yüzde 30’lara yaklaşan avantajlar olacak. İletişim yöntemini de değiştireceğiz. Ürünü daha nitelikli anlatacak, herkesin yaşadığı yerdeki en iyi hastaneden hizmet almasını sağlayacağız.”



Etiketler: AHMET YAŞAR, MAHER, QUICK SİGORTA
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
Oto sigortalarıyla tutundu, finansal sigortalarla büyüyor