“Siber risk sigortalarına talep devam edecek”

Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, “Artan siber tehditler ve veri ihlallerine karşı güvenlik harcamaları artıyor. 2022’de siber risk sigortalarına yönelik talebin de artarak devam edeceğini öngörüyoruz’ diyor...

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 12.01.2022 - 23:37
    Son Güncelleme: 18.01.2022 - 17:55

AKILLI YAŞAM DERGİSİ/ÖZEL HABER 

Kamuya ait sigorta şirketlerinin birleştirilmesiyle kurulan ve sektörün en büyük şirketi olan Türkiye Sigorta, TSB’nin Ekim 2021 sonu itibarıyla yayınladığı verilere göre liderliğini sürdürdü.

Türkiye Sigorta, söz konusu dönemde “genel zararlar” branşı altında değerlendirilen devlet destekli tarım sigortalarında yüzde 53.1 prim artışıyla yüzde 60 pazar payına ulaştı. Yangın ve doğal afetler branşında ise 1 milyar 327 milyon TL prim üretimiyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28.3 büyüme sağlandı.

Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, sektör ve şirketi açısından 2021 yılını değerlendirip bu yıla yönelik beklentilerini paylaştı...

2021, sigorta sektörü açısından nasıl bir yıl oldu?

Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre 2021’in ilk 10 ayında sigorta sektörünün toplam prim üretimi, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20.2 artışla 79.1 milyar TL’ye ulaştı. Bu üretimin 65.3 milyar TL’si hayat dışı branşından, 13.8 milyar ise hayat branşından oluşuyor.

Bireysel emeklilik sistemi (BES) tarafında ise 2021 yılı kasım sonu verilerine göre sektörün toplam fon büyüklüğü 221.5 milyar TL olarak gerçekleşti. Toplam fon büyüklüğü 198.7 milyar TL’si katılımcılardan gelirken devlet katkısı da 22.8 milyar TL oldu. Sistemdeki toplam katılımcı sayısı 7 milyona ulaştı.

Otomatik katılım sisteminin (OKS) toplam fon büyüklüğü, yine kasım sonu verilerine göre 15.8 milyar TL’ye ulaştı. Bu sistemdeki toplam katılımcı sayısı da 7.4 milyona erişti. Özetlemek gerekirse BES ve OKS kapsamında yönetilen fonların toplamı 237.3 milyar TL’yi geçerken katılımcı sayısı da 14.4 milyon oldu.

İçinde bulduğumuz salgın süreci ve sıkça karşılaştığımız doğal afetler sektörü nasıl etkiledi?

Salgınla birlikte bir kez daha “önce sağlık” dedik. Hepimiz için zorlu bir süreç oldu ve halen de devam ediyor. Bu süreçte sağlık sigortalarına talepte artış oldu. Başta Türkiye Sigorta olmak üzere sektördeki birçok şirket hızla aksiyon alarak poliçe kapsamlarına Kovid-19’u da dahil etti.

Geçen yılın en üzücü olaylarından biri de şüphesiz ülkemizde yaşanan doğal afetler oldu. Yaz aylarında çoğunluğu Akdeniz, Ege, Marmara, Batı Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde olmak üzere 49 ilimizde 299 orman yangını çıktı. Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz bölümünde etkili olan aşırı yağış sonucu sel, su baskını ve heyelanlar meydana geldi. Yine 2021 yılında birçok ilimizde depremler oldu.

Zorunlu deprem sigortası, Tarsim ve satın alınan tüm konut ve işyeri poliçelerinde doğal afet teminatı olması sayesinde, bu afetlerden etkilenen sigortalı vatandaşlarımızın hasar ödemeleri yapıldı. Bu kapsamda sigortalı olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük.

Risk gerçekleşmeden önce sigorta yaptırmak, deprem ve doğal afetlere karşı tedbir almak ihmal edilmemesi gereken bir önlem. Bu doğrultuda yeni ürünler ve teminatlar geliştirilmeye devam ediyor.

Doğal felaketler elbette sadece ülkemizde olmadı. Artık küresel bir gündem olduğunu hepimiz biliyoruz. Geçen ekim ayında Paris İklim Anlaşması, TBMM tarafından kabul edildi. Bu çerçevede, iklim değişikliğinin etkilerine yönelik uyum yeteneğinin ve iklim direncinin artırılması, düşük sera gazı emisyonlu kalkınmanın sağlanması ve gıda üretiminin zarar görmemesi gibi dikkat etmemiz gereken birçok konu var. Biz de bu anlamda Paris İklim Anlaşması’nı önemsiyor ve bu yönde sürdürülebilir projeler yürütmeye devam ediyoruz. 

Hangi branşlarda büyüme, hangilerinde küçülme oldu?

Küresel salgın şunu çok net ortaya koydu ki, bireyler için sağlıklı yaşamın önemi artarken sağlık sigortalarına ihtiyacın da arttığını, dolayısıyla bu alanın büyüdüğünü söyleyebiliriz. Keza Kovid-19 tedavilerinin teminat altına alınmasıyla beraber tamamlayıcı sağlık sigortalarına ilginin de artarak devam ettiğini görüyoruz.

Salgın sürecinin de hızlandırıcı etkisiyle artık teknolojiyle daha iç içe bir dünyadayız. Bunun yansımaları ise artan siber tehditler ve veri ihlalleri oldu. Bu maliyetleri yönetmek için ise saldırılara karşı güvenlik harcamaları artarken, siber risk sigortalarına yönelik talep de arttı. Bu yönelimin 2022’de artarak devam edeceğini öngörüyoruz.

Bir diğer yükselen branş da alacak sigortası oldu. Geçen yıl orta büyüklükteki işletmelerin de devlet destekli ticari alacak sigortası kapsamına alınmasıyla bu ürün “şirketlerin hayat sigortası” haline geldi. 

Bankacılık ürünlerine alternatif bir finansal enstrüman niteliğindeki kefalet sigortası da yaygınlaşmaya devam ediyor. Başvuru ve inceleme sürecinin hızlı olduğu kefalet sigortasının avantajlarının salgın döneminde öne çıktığını görüyoruz. Kefalet sigortası ekonomik sürdürülebilirliğe ciddi boyutta destek sağlayacak.

Sağlık sigortalarına ilgi arttı mı? Tamamlayıcı sağlık sigortalarına ilgi ne düzeyde?

Hayatımızın önemli bir gerçeği haline gelen salgın, sağlık sigortası konusunda önemli bir bilinçlenmeye imkân sağladı. Özellikle salgının ilk gününden itibaren bu branşa yönelik aldığımız kararlar da sağlık sigortasının önemini vatandaşlarımızın gözünde kayda değer oranda artırdı.

Sağlık branşındaki veriler de bu durumu destekliyor. Sektör olarak prim üretiminde 2020 yılının ilk 10 ayına kıyasla, toplam sağlık sigortacılığında yaklaşık yüzde 24 büyüme elde edildi. Alt branş olan tamamlayıcı sağlık sigortasında ise yüzde 62 büyüme görüyoruz.

Türkiye Sigorta olarak hangi alanlarda büyüdünüz?

2021 yılı ekim sonu verilerine göre Türkiye Sigorta olarak 8.5 milyar TL prim üretimiyle hayat dışı branşlarda yüzde 13 pazar payı elde ettik. Hayat branşında ise 3 milyar TL prim üretimiyle yüzde 21.8 pazar payımız var. Bu oranlarla her iki branşta da sektör liderliğimizi sürdürüyoruz.

Türkiye Hayat Emeklilik olarak BES ve OKS’de de 30 Kasım 2021 tarihli verilere göre devlet katkısı dahil 50.8 milyar TL’lik fon büyüklüğü ve yüzde 21.4 pazar payıyla liderliğimizi koruduk.

Türkiye Sigorta olarak ekim sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre “genel zararlar” branşı altında değerlendirilen devlet destekli tarım sigortalarında yüzde 53.1 büyümeyle yüzde 60 pazar payı elde ettik. Yangın ve doğal afetler branşında ise yüzde 28.3 artışla 1.3 milyar TL’nin üzerinde prim üretimine ulaştık. 

Yine ekim sonu verilere göre tamamlayıcı sağlık sigortası prim üretimimizi yüzde 33.5 artırdık. Kara araçları sorumluluk branşında prim üretimimiz geçen yıla göre yüzde 47.1 arttı. Kara araçları-kaskoda ise yüzde 36.7 artış sağladık. Genel sorumluluk branşında yüzde 57.3 artışla pazar payımızı yüzde 11.4’e yükselttik. Prim üretimini artırdığımız bir diğer alan da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62.7 büyüme kaydettiğimiz nakliyat sigortaları oldu.

Türkiye Sigorta olarak hayat dışı, hayat ve BES branşlarında yakaladığımız başarı ivmesini artırmayı planlıyoruz. Hem bölgemizde hem de yakın coğrafyamızda uluslararası alanda faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olma hedefimize doğru hızla koşmaya devam edeceğiz. Ayrıca dijitalleşme ve yeni teknolojilerin sistemlerimize entegre edilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yine önümüzdeki dönemde öncelikli hedeflerimiz, liderliğimizi sürdürebilir hale getirmek ve pazar payımızı artırmak olacak.

2022 yılına ilişkin beklentileriniz nedir? Sektör daha çok hangi alanlarda büyümeye devam eder?

Her ne kadar normalleşme evresine geçsek da salgın, bugün de bilhassa sigortacılıkta kendini en çok hissettirecek tetikleyicilerin başında duruyor. Bu süreç çoğu sektörde olduğu gibi sigortacılıkta da dijital dönüşümü zorunlu kıldı. Dijitalleşmenin gelişmesiyle müşteri beklentilerinin evrildiğini, bu beklentileri karşılamak üzere dijitalleşmenin daha da hızlandığını görüyoruz.

2022 için sigortacılık sektörüne baktığımızda, BES’in gündemin önemli bir parçası olmaya devam edeceğini söylemek mümkün. Sürdürülebilir büyümesinin desteklenmesi için 18 yaş altı kesimin sisteme dahil edilmesini sağlayan düzenleme çok değerli bir gelişme oldu. Bu alana yönelik şirketlerden önemli stratejik hamleler bekliyoruz. Hem devlet katkısı oranının yüzde 25'ten yüzde 30'a çıkarılması hem de 2022 yılı için açıklanan 5 bin 4 TL brüt asgari ücret tutarıyla bir katılımcının devlet katkısından yararlanacağı yıllık üst limit tutarının artması da sistemin büyüme ivmesini artıracak önemli gelişmeler. 2021’de devlet katkısının üst sınırı 10 bin 732 TL’ydi. Bu yıl 18 bin TL’ye yükselmiş olacak. Devletimizin bu cömert desteklerine biz de hem sektör hem de şirketler olarak katkı vereceğiz. BES ile sağlık, hayat, eğitim sigortası gibi özel güvencelerin cazip olanaklarla bütünleşik bir güvence paketi şeklinde sunulmasını da yoğun bir şekilde konuşacağız.

Öte yandan, son dönemde sıklaşan doğal afetler, zorunlu deprem sigortasının kapsamının genişletilmesini gündeme getirdi. Bu çerçevede, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından sunulan ve deprem riskine karşı teminat sağlayan zorunlu deprem sigortasının kapsamının genişletilmesi SEDDK’nın gündeminde ve çalışmalar devam ediyor.

Finansal sigortalar da sigorta sektörü ve Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. KOBİ’ler için can suyu olan devlet destekli alacak sigortası başta olmak üzere finansal sigortalarla ekonominin daha da güçlendiğine şahit olacağız.  



Etiketler: ATİLLA BENLİ, TSB
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
“Siber risk sigortalarına talep devam edecek”