Sigorta sektörü küresel çapta yaşanan hızlı değişime hazır mı?

Pandemi, küresel ısınma, teknolojideki gelişmeler küresel çapta hızlı bir değişim ve dönüşüme yol açtı. Sigortacılık sektörü bu değişimin neresinde?  EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Abdülkadir Kahraman konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı. 

  • İçerik
  • Yorum
  • Yayınlanma: 16.02.2022 - 15:06
    Son Güncelleme: 20.05.2022 - 18:11

Sigortagundem.com / Röportaj 

Son yıllarda dünyada hızlı bir değişim ve dönüşüm süreci yaşanıyor. Bilimsel ve teknoloji alanındaki gelişmeler yaşam biçiminden, ekonomiye kadar hayatın her alanında hızlı değişimlere neden oldu. Covid-19 süreci bu değişim ve dönüşüm sürecini iyice hızlandırdı. Sağlık endişeleriyle eve kapanmalar iş yaşamı ve çalışma biçiminde radikal değişimlere neden oldu. Artık işyerinde çalışma, ofis hayatı ikinci plana düşerken, uzaktan erişim, evden çalışma, online toplantılar hayatımızın sıradan bir parçası oldu. Bu süreç bazı sektörleri olumsuz etkilerken, sağlık, e-ticaret ve teknoloji gibi sektörlerdeki değişim ve dönüşümü hızlandırdı.  

Pandeminin dışında, küresel ısınma ve çevre kirliliğinin dünyanın geleceğine yönelik tehdidi de daha ciddi bir şekilde hissedilmeye başlandı. Üstelik bu küresel boyutta yaşanan ciddi sorun olarak. Bu konuda birey, toplum, devletlerin daha fazla sorumluluk alma zorunluluğu kendisini dayatıyor.   

Bütün bu gelişmeler deyim yerindeyse herkesin ezberini bozdu. Doğal olarak bu süreçten sigortacılık sektörü de payına düşeni aldı. Kısaca gelecekte olası risklerin yönetimi olarak tanımlayabileceğimiz sigorta sektörü de yeni koşullara uyum sağlamaya çalışıyor. Artık risk algısı da yönetimi de farklı ele alınıp, farklı çözümler geliştirmeyi dayatıyor. 

Değişen koşulların sigorta sektöründe yarattığı değişim ve süreci ve sektörün buna nasıl hazırlandığı ile ilgili olarak EY (Ernst & Young ) Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Abdülkadir Kahraman ile konuştuk. İşte  Kahraman’ın sorularımıza verdiği yanıtlar!.. 

Son yıllarda tüm dünyada etkili olan üç temel dinamik gözlüyoruz. Pandemi, küresel ısınma ve iklim krizi ve bunlara bağlı olarak yaşanan ekonomik kriz ya da istikrarsızlık. Araştırmanızda bu dinamiklerin izleri görülüyor mu? Bu dinamikler sigorta sektörünü nasıl etkiledi?

EY olarak hazırladığımız, Küresel Sigorta Görünümü 2022 Araştırması’nda küresel salgın ve iklim değişikliğinin altı kalın çizgilerle çiziliyor. Sigortacılık sektörü, iklim değişikliğine bağlı “orman yangınları, sel ve ürün verimindeki kayıplar” gibi risklere ilave olarak, ciddi “fiziki risklere” karşı da koruma sağlıyor. Araştırmaya göre tüketicilerin (özellikle yeni jenerasyon) iklim değişikliği konusundaki bilinç düzeyinin arttığı görülüyor. Bu ortamda sigorta şirketleri hem kendi finansal performansları hem de müşterilerinin risklerini korunması için “sürdürülebilirlik” kapsamında gerekli önlemleri almak durumunda kalıyorlar. 

Bu temel dinamiklerin dışında sigorta sektörünü etkileyen başka temel etkenler var mı? Ya da bu üç temel dinamik başka dinamikleri tetikledi mi? Araştırmanızda buna ilişkin nasıl sonuçlar çıktı? 

EY Küresel Sigorta Görünümü 2022 Araştırması’nın vurguladığı üç temel dinamiğin tetiklediği en önemli dinamik çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (Environmental, Social and Governance) konusuna çalışanlar (yeni jenerasyon) ve tüketicilerin artan duyarlılığı. Bu nedenle, şirketlerin ESG’yi şirket kültürünün bir parçası olacak şekilde aksiyonlar almaları ve “niye varız?” (“purpose”) sorusunu şirket kültürünün kodlarına işlemeleri gerekiyor. Sigorta şirketleri kendilerine bu soruyu sorarak işe anlam katmaya eğiliyorlar. 

Buna ilave olarak, iklim değişikliği yeni raporlamaları gündeme getirecek. Sigorta şirketleri için yeni raporlamalar gündeme gelebilecek. Örneğin, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) Derneği, COP26 sırasında yaptığı açıklamalarla kapsamlı bir küresel baz oluşturmak üzere Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu’nu (International Sustainability Standards Board) başlattı. Sürdürülebilirlik raporlamasında geleceğe yönelik olarak atılmış önemli bir adım olan “ilk taslak standart setinin” 2022'nin 1’inci çeyreğinde yayınlanması bekleniyor.

Bu 3 faktörün yarattığı değişime sigorta sektörü uyum sağladı mı?

Değişime adapte olmak zaman alıyor. Ancak sigorta şirketleri bu konuları şimdiden iş stratejilerine dahil etmeye başladılar. İklim değişikliği ve yarattığı sorunlara karşı atılacak adımlar kısa ve uzun vadeli aksiyonlar gerektiriyor. İklim değişikliğine yönelik “sürdürülebilirlik için gerekli aksiyonlar” bir plan ve program doğrultusunda hareket etmeyi gerektiriyor. Örneğin, “çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim” (Environmental, Social and Governance) için bir yol haritası olmadan bir ESG faaliyeti sürdürmek kolay değil ve bu konuya kaynak ayrılması gerekiyor. 

Sektörde gerek iş yapış süreci gerekse değişen koşullara uygun ürün geliştirme açısından nasıl bir değişim yaşandı? 

EY Küresel Sigorta Görünümü 2022 Araştırması’na göre, iş yapış süreçlerindeki dijitalleşme hem çalışan hem de müşteri memnuniyetini önemli ölçüde artırdı. Yeni ürün geliştirme veya ekosistem iş modelleriyle başarılı olarak rekabet etmek için temel faaliyetlerde dijitalleştirmeye ve bulut ortamına geçildi. İnsan kaynağı ve teknoloji konusunda daha güçlü şirketlerle aynı ekosistemde yer almanın yarattığı sinerji giderek daha fazla tercih edilmeye başlandı. 

Bu dinamikler sektörü mali açıdan nasıl etkiledi? Şirketlerin karlılıkları arttı mı azaldı mı? 

İklim değişikliği, sektörün finansal performansına en ciddi ve hızlı etkide bulunacak olan etken. İklim değişikliği sektörün karlılığını ve şirketlerin hisse senedi fiyatlarını olumsuz etkilerken, gelecek yıllarda sermayeye erişimi kısıtlıyor. Ancak ekosistem iş modelleri karlılığı artırma ve ana işe odaklanma imkânı veriyor.

Sektörde rekabet koşullarında değişimler gözleniyor mu? 

Değişen ortama bağlı riskler, şirketlerin hem sigortalama politikası hem de yatırım stratejilerinde zorlayıcı bir rol oynayacak gibi görünüyor. Bazı sigorta şirketleri yüksek riskli bölgelerde bazı işletmelere veya hane halkına poliçeler sunmayı reddediyor. Tüketicilerin sınırlı sigorta sunucusundan hizmet alması ile sonuçlanan bu durum olumsuz rekabet koşulları yaratıyor.

Sektörün geleceği hakkında öne çıkan öngörüler neler? 

Sektörün, daha düşük karbon ayak izine sahip bir ekonomiye geçişi hızlandırma teşvikleri de kritik öneme sahip olduğundan, daha az işe gidip gelme, elektrikli araçlar, güneş panelleri ve çevre dostu inşaat için sigorta şirketlerinin prim indirimlerine yönelik adımlar atması bekleniyor.

Mevcut eğilimlere göre, ekosistemlerin yakın gelecekte büyük bir iş modeli haline gelmesi bekleniyor.  Yani, ekosistem gelişimi hızlanacak ve çarpıcı biçimde genişleyecek. Şirketleri, insanın merkezde olduğu ve teknoloji destekli bir iş gücü değişimi ve dönüşümü bekliyor.

“Açık sigorta” (open insurance), koruma açığını kapatmada ve daha fazla rekabet teşvikinde köprü oluşturmak üzere düzenleyicilerin de yardımıyla dünya çapında tüm pazarlarda zemin kazanıyor.

Teknolojideki hızlı değişim ve gelişme sektörü nasıl etkiledi? Nispeten yeni sayılacak blok zincir, kripto para gibi yeni gelişmeler finans ve yatırım alanında ciddi alternatifler yarattı. Bu durum sigortacılık alanına nasıl yansıyor? Yeni ürün, branş vb. ortaya çıktı mı, çıkacak mı?

InsurTech'ler, teknoloji platformları ve diğer gruplarla ortaklıklar, ortak girişimler ve iş birlikleri bekleniyor. Sigortacılar, bu tür platformlara bağlanarak, sigortacılık ve diğer işlevlerde inovasyonu teşvik için InsurTech'lere, örneğin hasar ve dağıtım gibi) yeni şirketlere yönelebilir. 

Değişen koşullara uyum sağlamak için sigorta şirketleri neleri doğru yaptı, yanlış yaptığı şeyler neler?

Türkiye sigortacılık sektöründe 2021 yılında değişimin müşteri beklentileri ekseninde, müşteri beklentilerinin de pandemi ekseninde şekillendiğini düşünüyoruz. Sektörün özellikle dijitalleşme ve danışmanlık tarafında müşteri beklentilerine cevap vermek için yatırım yapma ve beklentileri karşılama noktasında başarılı olduğunu düşünüyoruz. Sektörde  yanlış yapmak kuvvetli bir ifade belki fakat daha fazla yatırım yapılacak alanın “yetenek” olabileceğini düşünüyoruz.

Bundan sonrası için sektöre neler önerirsiniz? 

Türkiye sigortacılık sektörü özelinde, risk yönetimi açısından olasılığı düşük ama gerçekleştiğinde etkisi büyük pandemi riski (uzak görünen ancak iki yıldır devam eden COVID-19 salgını) ve iklim değişimi gibi risklere karşı hem kendilerini hem de paydaşları arasında yer alan insan kaynağı ve müşterilerini korumak üzere “sürdürülebilirlik” konusunu genel iş stratejileri ve planlarına dahil etmeliler. Buna ilave olarak, verimlilik artışı sağlayacak dijitalleşme yatırımları ve insan kaynağının dönüşümüne kaynak ayırmaları gerekecek. 



Etiketler: sigorta sektörü, ey, Abdülkadir Kahraman
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
Sigorta sektörü küresel çapta yaşanan hızlı değişime hazır mı?