Sigorta Gündem logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

Hayat sigortacılığında yeni bir evreye giriliyor

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreter Yardımcısı Şenol Serkan Şentürk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘yatırım fonlu sigortalar’ konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Şentürk, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) hazırladığı düzenleme taslaklarıyla Türkiye’de hayat sigortacılığında yeni bir evreye girildiğini belirtti.

Hayat sigortacılığında yeni bir evreye giriliyor

‘Yatırım Fonlu Sigortalar’ başlığıyla paylaşımda bulunan Şentürk, şu ifadelere yer verdi:


“Türkiye’de hayat sigortacılığı yeni bir evreye girmeye hazırlanıyor. SEDDK Kurumsal şirketlere görüşe açtığı son düzenleme taslakları ile yatırım fonlu sigortaları düzenleme yolunda ilk adımı atmış oluyor. SEDDK Kurumsal’ın düzenlemeleri sayesinde sigortacılık ile sermaye piyasaları evrenleri birbirlerine daha da yakınlaşmış olacak.


Çokça adı geçmekle birlikte nasıl bir ürün olduğu konusunda farklı farklı değerlendirmeler olabilmekte. İçeriğini netleştirmek için bazı ürün fikirlerini paylaşmakta fayda var.



Üründe yurtdışı uygulamalara benzer şekilde sigorta ettirenlerin ödedikleri sigorta primleri, hayat sigortası şirketleri tarafından SPK mevzuatına tabi menkul kıymet yatırım fonlarında değerlendirilecektir. Sigorta ettiren sigorta poliçesinin tanzimi aşamasında tarifede tanımlı fonlar arasında fon dağılımını belirleyecek, ödediği primler yine kendisinin belirleyeceği vefat, maluliyet vb. teminat bedelleri için gerekli risk primleri düşüldükten sonra yatırım fonlarına yönlendirilecektir. Sigorta ettiren poliçe süresi içinde fon dağılım değişiklikleri yapabilecektir. Şunu da belirtmek gerekiyor; hayat sigortası şirketi poliçe kapsamına TEFAS’ta işlem gören tüm fonları değil, kendi uygun göreceği, müşterisine değer katacağını düşündüğü fonları dahil edecektir. Bununla birlikte rekabet ortamında müşteri talebi ile bu fonların çeşitliliğinin artması kaçınılmazdır.


Sigorta ettiren poliçe süresi sonunda hayattaysa, sözleşmesi kapsamındaki fonların güncel değerlerinden oluşan birikimine hak kazanacaktır; poliçe süresi içinde sigortalının vefat ya da maluliyeti durumunda ise hem birikim hem de vefat/maluliyet risk teminatı hak sahiplerine ödenecektir. Ürünün hedef kitlesinin 5 ile 15 yıl arasında vadelerde tasarruf yapmak isteyen bireylerin olması muhtemeldir.


Ürünün en ayırt edici özelliği üründe teknik faiz garantisi olmamasıdır. Fonların seçimi ve yönetimi sigorta ettirenler üzerinde olacağı için sigorta şirketi tarafından sigorta ettirene bir garanti verilmeyecektir. Bu demek değildir ki şirketler tarafından garanti veren ürünler de tasarlanamaz.

Ve tabii ki ürünün vergi avantajı ürünün cazibesini artıran etmenler arasında üst sıralardadır; sigorta ettiren ödediği primleri belli limitler dahilinde gelir vergisi matrahında indirime konu edebilecektir.


Yatırım fonlu sigortalar için öngörümüz 10 yılın sonunda 522 bin sigortalıya ait 650 milyar TL üzerinde ilave bir fon kapasitesi yaratmak; bu ise yatırım fon evrenine ilave bir %15’lik katkı anlamına geliyor. Hiç de azımsanmayacak bir katkı. Yakın dönemin en başarılı reformlarından biri olan bireysel emeklilik sisteminde şirketlerimizin ortaya koyduğu performans dikkate alınırsa bu rakamlar hiç de erişilmesi zor rakamlar değil.”


Şentürk’ün değerlendirmesine göre, yatırım fonlu sigortalar, tasarruf alışkanlıklarını teşvik eden, sermaye piyasalarını büyüten ve sigortacılıkla yatırım dünyasını

birleştiren yeni bir ürün modeli olacak. Ayrıca, 10 yıl sonunda 650 milyar TL’nin üzerinde fon büyüklüğü hedefiyle, bu ürünün hem sigorta sektörü hem de finansal piyasalar açısından önemli bir potansiyel taşıdığı vurgulandı.

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.