Sigorta sektörünün nabzı bu zirvede attı
13. Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen 3. Uluslararası Sigorta Zirvesi, sektöre ışık tutan panellere sahne olurken, zorunlu afet sigortası (ZAS) ve tamamlayıcı emeklilik sistemine (TES) dair son güncel bilgiler öne çıktı...
İlgili Etiketler

AKILLI YAŞAM // ÖZEL HABER
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) liderliğinde bu yıl Sigorta Tatbikatçıları Derneği, IUC ve Middle East Insurance Review’ın organizasyonunda gerçekleşen 13. Sigorta Haftası’nda düzenlenen 3. Uluslararası Sigorta Zirvesi önemli oturumlara sahne oldu.
“Koruma Açığının Azaltılması: Türkiye'nin Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yolculuğu” temasıyla düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, küresel ölçekte önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönem beklediklerini ifade ederek bu değişimlere hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Çelik, bu bağlamda büyük veri ve bu verinin analizi konularının sigorta sektörüne önemli fırsatlar sunacağını belirtti.
Sigorta sektörünün siber güvenlik ürünleri ile firmaların sürdürülebilirliğine katkıda bulunacağını anımsatan Çelik, iklim değişikliğinin neden olacağı risklere karşı önemli koruma sunacağını ve demografik değişikliklerin emeklilik, bakım ve özel sağlık sigortasında yeni ürün gereksinimleri doğuracağını ifade etti.
ZAS VE TES İÇİN GERİ SAYIM
SEDDK ve DASK tarafından yürütülen zorunlu afet sigortası (ZAS) projesinde sona gelindiğini belirten Osman Çelik, sektörün gelişimi için atılacak adımları Orta Vadeli Program'da somutlaştırdıklarını kaydederek, "Otomatik katılım sisteminin işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) kurulacak" dedi.
3. Uluslararası Sigorta Zirvesi’nin açılışında konuşan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş de
ZAS, TES ve katılım sigortacılığı konularına değindi. ZAS'ın günün ihtiyaçlarına göre revize edildiğine işaret eden Menteş, bu sistemin yıl sonuna kadar hayat bulması için çalışıldığını, katılım sigortacılığında da yüzde 5 olan pazar payını yüzde 15'ler seviyesine çıkarma hedefiyle adımlar atılacağının altını çizdi.
HEDEF 16 MİLYON SİGORTALI
Menteş, özetle şu bilgileri paylaştı: "ZAS ile deprem, yanardağ, sel, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangınlarını kapsayacak şekilde kapsam genişletildi. Ayrıca acil ihtiyaç teminatı ekledik ve bu poliçeyi zenginleştiren önemli unsurlardan biri oldu. Köyleri de sigorta kapsamına dahil ettik. Kontrol noktalarına doğalgaz ve internet gibi unsurları da koyduk. Bu iyileştirici adımlarla birlikte, 11 milyon seviyelerinde olan sigortalı sayısının önümüzdeki iki yıl içinde 16 milyonu aşmasını planlıyoruz."
TES’TE DE 20 MİLYONA DOĞRU
TES’in tasarımı için 20’den fazla ülkenin uygulama örneklerinin incelendiğini belirten Menteş, şöyle devam etti: “Katılım, otomatik katılım sistemindeki gibi zorunlu olacak. Sistemden çıkışta önemli bir değişiklik yapmayı planlıyoruz. Devam zorunluluğu üzerine kurulu bir yapı olacak ve istisnai haller dışında çıkış öngörülmüyor. Devlet katkısı devam edecek ve en önemli adım olarak işveren katkısı da sisteme dahil olacak. TES’in devreye alınmasının 10’uncu yılında, fon hacminin gayri safi yurt içi hasılaya oranının binde 2’den yüzde 10’a çıkmasını, katılımcı sayısının ise 20 milyona ulaşmasını hedefliyoruz.”

YENİ YÖNETMELİKLER
Davut Menteş, katılım sigortacılığı ve trafik sigortası alanında son 9 ayda gerçekleşen çalışmalara da değindi. Yakında özel sağlık sigortası yönetmeliği, hasar yönetmeliği, üniBES projesi, devlet destekli alacak sigortası ve IFRS 17 (finansal raporlama sistemi) düzenlemelerinin hayata geçirileceğini söyledi.

KORUMA AÇIĞI
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen de 3. Uluslararası Sigorta Zirvesi’nin açılış konuşmasında sigortacılığın ekonomide, kişilerin ve kurumların karşılaştıkları riskin sosyal transferi ile ekonomik büyümeyi, yeni girişimleri ve inovasyonu desteklerken, ekonomik hayatın devamlılığını sağladığına ve yatırımları finanse ettiğine vurgu yaptı.
Dünyadaki koruma açıklarına dikkat çeken Uğur Gülen, bu duruma neden olan dört makro başlığı “Jeopolitik gelişmeler ve bölgesel savaşlar”, “Dijital dünyanın siber saldırılar ve yapay zekâ ile dönüşümü”, “Doğal afetler, iklim değişikliği” ve “Demografik değişimler” olarak sıraladı.
Üretken yapay zekâların artan siber risklere yol açabileceğine dikkat çeken Gülen, önümüzdeki dönemde siber risk sigortasının daha fazla gündeme geleceğinin altını çizdi.
GELECEK 10 YILIN YOL HARİTASI
Koruma açığını hep birlikte çalışarak azaltmanın önemine değinen Gülen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sigortacılık durağan bir yapıda olmadığı için de küresel düzeyde karşılaştığımız zorluklar ve değişen risk profilleri, bizleri her geçen gün daha yenilikçi ve etkili çözümler üretmeye yönlendiriyor. Tabii ki sigortacılık lokal bir mesele olmanın önüne geçmiş ve uluslararası bir hüviyet ve rekabet ortamı kazanmıştır. Türkiye’deki çok sayıda yabancı kökenli sigorta şirketinin sektörde son derece başarılı iş hedeflerine ulaşmaları buna örnektir. Fakat ülkemiz sigortacılığını nasıl hak etiği seviyelere ulaştırabiliriz diye sürekli çalışıyoruz. Bu yolda bir arama konferansı düzenleyerek önemli bir projeye start verdik ve sektörümüzün gelecek 10 yılının yol haritasını belirledik. Gelecek nesillere güvenli bir ülke bırakma adına çıktığımız bu yolculukta ortaya konan bu birliktelik sadece Türk sigorta sektörünün barış ve güven içinde birlikteliğini değil ülkemizin depremden iklim değişikliği risklerine, sağlıktan yaşlanmaya koruma açıklarını ortadan kaldıracak güçlü bir iradenin de sembolü olacaktır. Ortak akılla ilerleyerek, sorunlarımızı birlikte çözmek zorundayız. Sigorta sektörü, tek taraflı çözümlerle ilerleyemez. Bu nedenle tüm paydaşlarımızla el ele vererek, sektörümüzü daha güçlü kılacak adımlar atacağız."

DİKKAT ÇEKEN PANELLER
TSB’nin düzenlediği 3. Uluslararası Sigorta Zirvesi, açılış konuşmalarının ardından “"Kilit Alanlardaki Sigorta Koruma Açıklarının Değerlendirilmesi: Doğal Afetler, Siber Güvenlik, Yaşam ve Sağlık Hizmetleri ve Emekli Maaşları - İçgörüler ve Kapsamı ve Esnekliği Artırmaya Yönelik Stratejiler"” başlıklı panelle devam etti.
Moderatörlüğünü TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı’nın yaptığı panele, Sors Akademy CEO'su Zorana Pejcic, Insurance Europe Genel Müdür Yardımcısı Olav Jones, SCOR SE Yönetim Kurulu Üyesi & Kuzey Afrika ve Güney Akdeniz Pazar Müdürü Marc Büker ve Howden Türkiye Bölge CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz katıldılar.
"Türkiye’de Hayat Sigortasının Geleceği: Eksik Sigortanın Ele Alınması, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğini Gidermek ve Değişen Dünya İçin Yenilikçi Ürünler Geliştirmek" başlıklı panelin moderatörlüğünü A.M. Best MENA, Güney ve Orta Asya Pazar Geliştirme Genel Müdürü Vasilis Katsipis'in yaptı. Panelde QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, BNP Paribas Cardif CEO’su Cemal Kişmir ile Swiss Re Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Hayat ve Sağlık Müşteri İlişkileri Müdürü Yannick Vincent yer aldı.
Günün son paneli ise "Emeklilik Geliri Koruma Açığının Kapatılması - Fırsatları Yakalamak ve Zorlukların Üstesinden Gelmek" başlığı altında yapıldı. Moderatörlüğünü Huntington Partners LLP Yardımcı Direktörü Alper Yapalak'ın yaptığı panelde, İngiliz Sigortacılar Birliği Uzun Vadeli Tasarruf Yöneticisi Hetty Ahern, Garanti BBVA Hayat Emeklilik Genel Müdürü Burak Ali Göçer ve TOBB ETÜ Öğretim Görevlisi Prof Dr. Cem Kılıç görüşlerini paylaştı.
İKİNCİ GÜN
Zirvenin ikinci günü açılış konuşmalarını Sigorta Tatbikatçıları Derneği Başkanı Fahri Altıngöz, Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı ve SEDDK Başkan Yardımcısı Emine Feray Sezgin yaptı.
Emine Feray Sezgin, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve demografik dönüşüm neticesinde oluşan koruma açıklarının giderilmesi ve önlenmesi noktasında sigortanın önemine vurgu yaparak, kamu tarafında piyasanın sürdürülebilirliği üzerinde çalışmaların devam ettiğinin altını çizdi.
Sezgin, uzayan yaşamdan dolayı emeklilikte, medikal enflasyondan dolayı da sağlık sigortacılığında önemli açıklar olduğunu belirterek, "Sigorta sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği için uzun vadeli bakım sistemleriyle de dayanıklılık sağlanmalı. Aksi takdirde tasarruflar sağlık masraflarına gidecek. Önleyici bakım olmazsa tasarruflar daha da azalacak" diye konuştu.
Sezgin, sektör için ortak akıl ve iş birliğiyle çalışıldığına vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü: “Sigortacılığın gelişmesi, BES’in daha cazip hale gelmesi için çalışmalarımız sürüyor. ZES’te de son aşamaya gelmiş bulunmaktayız.”
"SEKTÖR GÜCÜNÜ KANITLADI"
Özgür Obalı ise sigorta sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Sigortacıların finansal koruma sağlama işlevinin bireyler ve işletmeler için hayati önem taşıdığını belirten Obalı, sigorta ürünlerinin kâr paylaşımı ve garantili teminatlar sunarak insanların yatırım yapma konusunda cesaretlendirdiğini söyledi.
Sigorta sektörünün dayanıklılığını ve güçlenmesini kanıtladığını belirten Obalı, stratejik hedefler belirlediklerini ve topluma katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti.
“PENETRASYONLA İLGİLİ ÇOK YOLUMUZ VAR”
Zirvede, sigorta açığı üzerine de önemli değerlendirmeler yapıldı. Fahri Altıngöz, Türkiye’nin geçmişteki büyük depremlerden aldığı derslerle sigorta penetrasyonunu artırması gerektiğini belirtti. 1999 İzmit depreminde ve 2023 Kahramanmaraş depreminde yaşanan sigorta kayıplarının oranları arasında paralellikler olduğunu belirten Altıngöz, bu durumun sigortalılık oranının artırılmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı. Ayrıca, dijital teknolojilerin sigorta ürünlerini dönüştürme potansiyeline dikkat çekerek, bu ürünlerin daha esnek hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
AZERBAYCAN SİGORTA SEKTÖRÜ
Zirvede Azerbaycan Cumhuriyeti Merkez Bankası İcra Direktörü Ziya Aliyev de bir sunum yaptı. Aliyev, Azerbaycan sigorta pazarındaki fırsat ve zorlukları ele alarak, ülke ekonomisinin büyümesinin sigorta sektöründe potansiyeli artırdığını belirtti. Genç nüfusun sektöre katılımının önemine vurgu yaparak, sağlık ve yangın sigortalarının öncelikli talepler arasında olduğunu ifade etti.
Ziya Aliyev’den sonra T-Rupt Afet Modelleme ve Veri Analitiği Departmanı Direktörü Prof. Sinan Akkar da “Reasürans Sektörü için Deprem Kayıp Modellemesinin Temelleri” konulu bir sunum yaptı.

“HARÇ VE VERGİ İSTİSNASI YÜRÜRLÜĞE GİRMELİ”
Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, zirvenin ikinci gününde ZAS, Sağlık Sigortaları, Bina Tamamlama Sigortası ürünlerindeki gelişmelere ilişkin bilgi verdi. Sigorta ve emeklilik ekosisteminin geleceğiyle ilgili öngörü ve hedefleri paylaştı.
"Türkiye Sigorta Piyasasındaki Gelişmeler: Sigorta Penetrasyonu ve Potansiyel Çözümler Üzerine Bir Analiz" başlığı altında dikkat çeken bir sunum yapan Yaşar, ülkemizin dünya ekonomisi ve sigorta sektöründeki konumuna ilişkin sayısal veriler paylaşarak şunları söyledi:
"Biz zorunlu sigortayı bile zorla satıyoruz. Trafikte sigortasızlık yüzde 20 ve en çok sigortasızlık motosiklet ve traktörde. TSS, salgından sonra ÖSS'nin önüne geçti. Ama TSS'de yüzde 8, ÖSS’de yüzde 5 sigortalılık oranı var. Konutta ise sigortalılık oranı maalesef yüzde 18 civarında. Dünya genelinde Kahramanmaraş depremiyle aynı yıl gerçekleşen afet hasarlarının yüzde 40’ını sigortacılık karşıladı. Bizim de İstanbul depremi gerçekleşmeden sigortalılık oranını arttırıp gerekli önlemleri almamız gerekiyor. DASK, ZAS’e dönecek ve orman yangınları dahil birçok doğal afeti karşılayacak bir sigortaya dönüşecek."
KENTSEL DÖNÜŞÜM
Kentsel dönüşümün riski azaltmada büyük rolü olduğuna vurgu yapan Ahmet Yaşar, "Kahramanmaraş depremi büyüklüğünde bir deprem Marmara Bölgemizde olursa beka sorunuyla karşılaşabiliriz. Yasalar teşvikler, kira ödemeler varken neden yavaş ilerliyor? Çünkü vatandaş güvenli binada güvenle oturmak istiyor. Burada tek enstrüman bina tamamlama sigortası. Kentsel dönüşümü sigortalı gerçekleştirmemiz lazım. 13 Haziran 2024'te burada genel şartlar yayınlandı. Fakat bu alanda bankalara uygulanan bazı istisnalara sigorta sektörü olarak sahip değiliz. Bir an önce harç ve vergi istisnasının yürürlüğe girmesi ve kentsel dönüşümün önündeki en büyük engelin kaldırılması lazım ki burada penetrasyon hızla artsın" diye konuştu.
SİGORTA VİZESİ
Ticaret odalarıyla yaptıkları birçok buluşmada oda temsilcilerinden "sigorta vizesi" yönlü taleplerin geldiğine değinen Yaşar, yapılabilecekleri şöyle paylaştı: "TSB olarak bu konuda da çalışma başlattık. Önleyici sigorta faaliyetlerinin başında bu gelecek. Tazminatı ödemede sorun yaşamıyoruz. Sigortalının sigortacı diye tanıdığı acente ve brokerler. Bizim acente ve brokerle barışıp güvenimizi sağlamamız lazım. Aramızdaki güven sorununu mutlaka çözüp güven tazelememiz lazım. Belki de sigorta aracımızı branşa ve iş modeline göre lisanslayarak yeniden kurgulamak lazım. Bunların mevzuatla düzeltip sigortalılara bütünleşik sigorta hizmeti vermemiz lazım."

PANELLER
Zirvenin ikinci gününde "Türkiye’de Depreme Dayanıklılığın Artırılması: Kritik Konuların Ele Alınması ve Koruma Açığının Kapatılması", "Reasürans Sektörü için Deprem Kayıp Modellemesinin Temelleri", "Yenilikçi Deprem Riski Çözümleri: Gelişmiş Dayanıklılık için Sensör Tabanlı Parametrik Kapsama ve İzleme", "Gelişen Azerbaycan Sigorta Pazarındaki Fırsatlar ve Zorluklar" ve "Sigortacılıkta Yapay Zeka, Makine Öğrenimi ve Gelişen Teknolojilerin Gücünü Ortaya Çıkarmak: Uygulamalar, Zorluklar ve Fırsatlar" konuları yerli yabancı uzmanların yer aldığı panellerde masaya yatırıldı.

İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
