Sektör büyürken sorunlar da büyür mü?

2021 yılında toplam sigorta prim üretiminin 100 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Her ne kadar döviz kurlarındaki artış dolar bazında büyümeyi sınırlasa da böyle bir ortamda yıllık 100 milyar liralık prim üretimi azımsanmayacak kadar önemli.

Sektör büyürken sektörün karşılaştığı sorunlar da büyüyor. Sigorta ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu (SEDDK) elinden geleni yapsa da “yeterli mi değil mi” tartışmaları sürüyor. Anlaşılan Ankara biraz karışık, siyasi gündem neyse üst kurullardaki gündem de aynı. Biraz daha sabırlı olup beklemek lazım. Yıllardır beklenen sigortacılık kanunu meclisten geçtikten çok sonra genel şartlar yayınlandı.

Sektöre ilgi artıyor. Nedense herkes Türkiye’de sigorta şirketi kurmak için sıraya girdi. Bu iş çok mu kârlı ya da bilmediğimiz bir şey mi var, onu da zaman gösterecek.

Her ne kadar sigorta şirketi kurmak için asgari sermaye tutarı yükseltilse de bu sadece parayla yapılacak bir iş değil. Kimin sigorta şirketi sahibi olup olamayacağını elbette yasayla belirlemek doğru olmaz ama parası olan herkesin sektöre girmesi ne kadar doğru bunun da tartışılması lazım.

Kurulduğu günden bu yana destek olduğumuz üst kurul ciddi bir sınavdan geçiyor. Şirket denetimleriyle ilgili uygulamaları yakından takip ediyoruz. Son dönemlerde yeni ortak bulan ya da satılan bir şirketin yeni sahipleriyle ilgili tartışmalar sürüyor. Kimsenin o grupla ilgili ciddi bir bilgisi yok. “Üç beş kişi bir araya gelip sigorta şirketi alıyor” gibi bir algı var. Durum böyleyse SEDDK’nın sorumluluğu büyük.

Mali yapısı bozuk bir şirket halka açılma hazırlığı yapıyor. SEDDK izin verir mi, verirse bu şirketin hisselerine kim yatırım yapar o da ayrı bir tartışma konusu. Sahiplik sorunu yaşayan ve hisse yapısında sorun olan şirketle ilgili nasıl bir aksiyon alınacak? Top yine SEDDK’da.

Sermayeyi tüketip de üretim yapmaya devam şirketler var. 31 Aralık 2021 bilançoları açıklandığında SEDDK ne yapacak? Onu da merakla bekliyoruz.

Portföyünün büyük bölümü trafik sigortasından oluşan şirketler var. Bu konuda bir dengelenme olacak mı yoksa pazar kendi kendine mi dengelenecek, bunu da zaman gösterecek.

E-scooter kazaları ve sigorta için iki öneri

Şu sıralar gündemde e-scooter’lara sigorta zorunluluğu da var. Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren “Elektrikli Skuter Yönetmeliği” doğrultusunda kurallara uymayanlara ceza kesilmeye başladı. Bu konuda bir sigorta boşluğu söz konusu ama henüz bir yasa, yönetmelik çıkarılmış değil.

Ciddi sorunlar yaşamaya başladık. Örneğin, bir e-scooter kullanıcısı ters yöne girip bir araçla çarpışıyor ve ağır yaralanıyor. Uzun bir süre yoğun bakımda kalıyor, tedavi masrafı ödüyor. Daha sonra karşı tarafın sigorta şirketinin açtığı tazminat davasıyla karşı karşıya kalıyor. Sigorta şirketi haklı çünkü kusurlu taraf, kusursuz tarafa verdiği hasarı ödemek zorunda. E-scooter sürücüsü ters yöne girdi, kurallara uymadı, arabaya zarar verdi, bu yüzden maddi zararı ödemek zorunda...

Bu konuda İstanbul Sigorta Acenteleri Derneği Onursal Başkanı Turusan Bağcı’dan iki öneri geldi. İlki, e-scooter kiralayan şirketlere sigorta yaptırma zorunluluğu getirilmesi. Yani kullanıcıyı şirket koruyacak. Kullanıcının canına ve üçüncü şahıslara vereceği zarara karşı bir sorumluluk sigortası yapılacak. Gerçi ülkemizde örnekleri var ama çok düşük limitli ve genelde takip edilmiyor. Limitlerin mutlaka yükseltilmesi ve kontrol edilebilir oranda olması lazım. Belediyeler de bu konuda bir karar alabilir. Ankara Büyükşehir Belediyesi gibi...

Bağcı’nın ikinci önerisi de şöyle: Her kullanıcının ödeyeceği ücretin üzerine küçük bir tutar eklenerek sigorta koruması sağlanabilir.

Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun!


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Adınız :

Yorumunuz :